Özil

Dünya Kupası en çok Mesut Özil’e yaradı. Werder Bremen ile çok da harika geçmeyen bir sezonun ardından Almanya formasıyla büyük sükse yaptı.

Güney Afrika dönüşü Barca-Real onun için çekişiyor denildi. Sonra Barca Fabregas’a yöneldi, Real sözleşmesi seneye bitiyor bedavaya alırız dedi. Günler geçti Real’in Kaka’sı sakatlandı, Arsenal Fabregas’ı Barca’ya satmadı ve tekrar Mesut’a dönüldü. İspanyol gazeteleri de her gün Mesut’u manşetlere taşıyor. Katalanlar 12 milyon euroya iş bitti Guadiola kararı verecek diyor.

İşin bir de İngiltere ayağı var. Orta sahasındaki önemli isimler Ballack ve Deco’yu serbest bırakan Chelsea’nin Mesut için devrede olduğu söyleniyor. Alex Ferguson’un da Mesut’un oynadığı hazırlık maçlarını izlettirdiği dedikodusu dönüyor.

Hem Premier League’in hem de La Liga’nın zirvesindeki takımlar tarafından isteniyor olmak güzel olmalıdır. Werder Bremen sıkıntılıdır ama… Dünya Kupası başlamadan sözleşmeyi uzatmadıkları için kafalarını yerden yere vuruyorlardır.

Bir kulüp iki takım

Sahada 22 futbolcu var hepsi Milli. Bir tarafın değeri 187 milyon diğer tarafın değeri ise 95 milyon pound. Santa Cruz, Jo, Caicedo, Johnson ve Weiss gibi isimler ise hala kulübede.

Araplar Mancini’ye dile bizden ne dilersen diyor. O da hala utanmadan Torres, Drogba filan diyor. Bu gidişle kadro olacak 50 kişi. Fantezinin dibine vurmak bu olsa gerek. Sanki editorden “Sugar Daddy’i” açmış Football Manager oynuyor.

Zaten Inter’deyken de şanslı adamdı. Moratti gibi babacan, başarı için bir dediğini iki etmeyen bir adam vardı. Şimdi de Arap babalar var. Son 3 transfer döneminde harcadıkları para 400 milyoncuk…

Capello şaşkın

Carrick 1 ay sahalardan uzak kalacak denildi. Capello Macaristan ile yapılacak olan hazırlık maçı için Carrick’i İngiltere Milli takım kadrosuna çağırmadı. Ancak Carrick dün Community Shield için Manchester formasıyla 79 dakika sahadaydı. Capello ise tribünde ve şaşkındı…

Ara beni aklını alacağım senin…

Son 10 yılda 1 milyar euro

Geçen yazki transfer döneminde Ronaldo’ya 92 Kaka’ya 64 milyon euro ödeyerek diğer transferlerle beraber toplam 264 milyon euro harcayan Real Madrid’in 2000 yılından beri transferler içim kasasından çıkan miktar 1 milyar euro. Bu 10 yıllık dönemde bir diğer ilgi çeken rakam ise Zidane’a ödenen 72 milyon euro.

2000’den beri 1 milyar euro harcayan Real Madrid’in takibinde ise 713 milyon euro ile Barcelona var. Gerçi bu 2 takımı da yakın zamanda geride bırakacak bir Manchester City geliyor. Arapların kontrolüne geçtikten sonra son 3 transfer döneminde harcadıkları miktar yaklaşık 400 milyon euro.

Van der Sar amca

Yeni transfer Meksikalı Javier Hernandez doğduğu sene 18 yaşına basan Van der Sar Ajax’ta profesyonel kariyerine başlamış. Rafael Da Silva o zamanlar daha annesinin karnında bile değilmiş. Günümüze geliyoruz; 40’lık bomba Van der Sar United’ın kalecisi… 20’lik Rafael’i sağına almış, 22’lik Hernandez’i ileri göndermiş hala aslanlar gibi oynuyor. Daha da yolu var. Zaten kalecinin de tecrübelisi makbuldür.

Topalencia

Fotoğraf dün Manchester City’nin Valencia’yı yendiği hazırlık maçından. Valencia’nın yenisi Mehmet Topal, Valencia’nın eskisi Manchester City’nin yenisi David Silva’ya karşı.

Maçın skoru 2-0. İspanyol basınına göre maçın yıldızı gol atmamasına rağmen David Silva. Topal için yapılan yorum ise vasat. Gerçi Valencia borçlarını kapatmak için adam sata sata komple vasat oldu. Son olarak hafta içi Marchena’yı da Villarreal’e yolladılar. Forvet ve orta sahadan sonra defansın da en iyisi kulüpten ayrıldı.

Bu arada City’nin gollerinden birinde Jo’nun imzası var. Hazırlık döneminde kaçıncı oldu bilmiyorum ama devamlı yazıyor. Tevez’li, Adebayor’lu, Santa Cruz’lu ve Bellamy’li forvet hattını zorlar mı dersiniz? Bu sezon kiralık gidip partilemeye niyeti yok sanki…

Milli Takım

Hiddink dün Milli takımımızın Romanya ile oynayacağı hazırlık maçı için aday kadromuzu açıkladı. Ben de dünden beri kadroya bakıp duruyorum. Anlamakta zorluk çektiğim noktalar var.

Hiddink dedik; yeni bir başlangıç, yeni bir yapılanma dedik ama kadroda hala değişmeyen demirbaş isimler var. Senelerdir adam gibi top oynamayan kramponu çıksa sakatlanan Zan yine kadroda hep kadroda. Defansta bir diğer alakaya çay demle isim İbrahim Kaş. Bugüne kadar ne yaptı ya da şu an ne yapıyor da Milli takımda? Mesela bu isimler yerine bir İbrahim Toraman neden hala düşünülmez?

Orta sahaya geçtim. Bakıyorum Selçuk Şahin var. Fener’lileri delirtiyor yetmedi komple 70 milyonu ayar etsin. Necip’in Selçuk’tan nesi eksik? Ya da eksikse bile kendini geliştirip Selçuk’tan çok daha iyi olma potansiyeli yok mu? Şans vermek bu kadar mı zor? Sonra bir başka isim Kazım Kazım. Yeteneklerine lafım yok. Hatta oynayası geldi mi izlemekten keyif de alıyorum ama senede kaç kere oynuyor? Yeni yapılanma dedik hala 32’lik Aurelio var. Nerede Topal?

Forvete bakıyorum. Söyleyecek fazla birşey yok zaten ülke olarak forvet konusunda sıkıntımız var. Eldeki isimler belli. Nihat, Tuncay, Halil her daim kadroda. Genç yetenekler Mevlüt, Sercan denenmeli. Deneniyor da zaten. Bari Mevlüt’e inanılsa da Fransa’da yaptıklarını Milli Takımda da yapsa.

Bu kadro seçiminde Hiddink’in payını çok merak ediyorum. Kadroyu Oğuz Çetin yapmış altına Hiddink imza atmış gibi. Fatih Terim gitti ama takıntıları hala Milli takımın başında gibi…

Bir de geçen gün bir haber gördüm ilginç geldi. Hiddink Türkiye’ye gelmiş. Pasaport kontrolünde vizesi bittiği anlaşılınca kapıdan yeni vize alınmış. Ee yuh(!) be bilader. Milli takımın hocasının vizesinin bittiği pasaport kontrolünde mi anlaşılır? Yok mu bunun bir çalışma izni ya da belgelerini takip eden birileri? Naylon hoca mı bu?

Del Bosque’nin aday kadrosu

İspanya’nın 11 Ağustos’ta Meksika ile yapacağı hazırlık maçı için Del Bosque’nin aday kadrosu belli oldu. Aynı tarihlerde hazırlık maçı yapacak olan bütün milli takımlar takımlar alternatif isimlere şans verirken Del Bosque’nin Dünya Kupasında oynayan isimlerden oluşan güçlü bir kadro çağırması ilginç.

Özellikle kadroya 7 kilit oyuncusu çağrılan Barcelona duruma tepkili. Asya turunun ardın düşünülmesi gereken iki Sevilla Süper Kupa maçı var. İlk maç 14 Ağustos’ta. Yani Milli maçtan sadece 3 gün sonra. Meksika’ya git Azteca stadında maç yap ardından dön Sevilla deplasmanına çık… Bu arada kadroya çağrılan isimler arasında İspanya’ya kupayı getiren golü atan Iniesta yok.

Iker Casillas (Real Madrid), Victor Valdes (Barcelona), Alvaro Arbeloa (Real Madrid), Sergio Ramos (Real Madrid), Carles Puyol (Barcelona), Gerard Piqué (Barcelona), Marchena (Villarreal), Joan Capdevila (Villarreal), Nacho Monreal (Osasuna), Jesus Navas (Sevilla), Santi Cazorla (Villarreal), Xabi Alonso (Real Madrid), Sergio Busquets (Barcelona), Xavi (Barcelona), Cesc Fabregas (Arsenal), Bruno Soriano (Villarreal), Pedro Rodriguez (Barcelona), Juan Mata (Valencia), David Silva (Manchester City), David Villa (Barcelona), Fernando Llorente (Athletic Bilbao)

Biraz Galatasaray…

Belgrad maçından bahsetmeyeceğim bile… Bırakın rakibimiz olmayı Turkcell Super Lig’de oynayabilecek olgunlukta bir takım bile değildi karşımızdaki. Sami Yen’deki şok skora rağmen deplasmanda atılan 5 golle turu geçtik ama skor yazarlığı yapacak değiliz. Bu takımın durumu hiç iyi değil…

Geçen seneden beri en büyük problemimiz orta sahada pas yapamıyoruz. Eldeki malzeme sınırlı olunca da bunun çözümü transfer. Sağda solda bir Ledesma’dır, Rosicky’dir, Altidore’dur gidiyor. Biz de bildiklerimizi dökelim.

Ledesma konusu aylardır gündemde. Vidal, Makoun ve Ledesma 3’lüsünden biriyle anlaşma zemini aranıyordu. Vidal’i Leverkusen bırakmıyor. Makoun’un bonservisi biraz tuzlu. Bu durumda önümüzdeki sezon sözleşmesi biten ve bu sayede bonservisi diğerlerine oranla daha düşük olan Ledesma Galatasaray’a çok yakın.

Bir de Elano’nun gitme durumu var. Juventus’un teklifi basına da sızdı zaten. Görüşmeler sürüyor. Ancak Elano’ya Rusya’dan da bir teklif var ve anlaşılması durumda ilginç bir takas durumu da ortaya çıkabilir. Rosicky ile görüşmeler olduğu doğru ancak Elano’ya bağlı bir durum bu. Yani Elano giderse ki daha henüz anlaşma filan yok ortada. Galatasaray’ın Rosick’ye olan ilgisi yeni değil. Zamanında Lincoln’ün ardından da Rosicky için bir çalışma yapılmış ancak olmamıştı.

Forvet eksikliği için adı geçen Altidore konusunda ise pek bir bilgim yok. Ancak Altidorre ne kadar olası bir transferse Baptista da o kadar olası. Şaşırmayın derim. Gerçi ben genç, aç ve Baros’un arkasında beklemeyi sorun etmeyecek bir Altidore’u Baptista’ya tercih ederim.

Lig haftaya başlıyor ve transfer konusu lig başlayana kadar bitecek. Bitmeli. Geç bile kalındı…