Antep serin olur iyi düşünmüşünüz

Ligin ilk haftasındaki maçların saatleri belli olmuş. Federasyon ve yayıncı kuruluş yine mükemmel bir iş çıkarmış. Ülkemizin en sıcak yerlerinden biri olan Antep’te oynanacak olan maç dışında bütün maçlar saat 21.00’de başlıyor. Hatta aynı gün oynanacak olan Denizli-Fenerbahçe maçı saat 21.45’de başlıyor. Hadi geçtim Antep’in Denizli’den daha sıcak olmasını, koyuver bir maçı Pazartesi’ye. Sanki hiç yapmadığınız iş. Zaten bu sıcaklarda 20 takımlı liglerden bile erken başlıyoruz oynamaya.

İlla başımıza bir nane gelmesi lazım akıllanmamız için değil mi?

En pahalı 50

Cristiano Ronaldo‘nun 2003’deki Lisbon’dan Manchester’a transferi ve bu seneki Real’i geçişi 95 milyon poundla Veron‘un 4 transferle ulaştığı rakamı geçiyor.

Kaka‘dan pahalı mıydı değil miydi denilen Zidane‘nın Juventus’tan Real Madrid’e transferi yaklaşık 45.6 milyon pound, enflasyona göre hesaplanırsa bugünkü bedeli 56.5 milyon pound.

Bu arada listede Anelka‘nın Real’den PSG’ye, Veron’un Estudiantes’den Boca’ya ve Zidane’ın Bordeaux’dan Juventus’a transferi yer almamış.

Kaynak: The Times Blog

RIP Sir Bobby Robson(1933-2009)

Uzun zamandır kanser tedavisi gören Sir Bobby Robson bugün hayata veda etti. Kendisine bu dönemde en çok destek olan isim Capello’ydu. Robson için oluşturulan kanser vakfına yardımcı olan Capello geçtiğimiz aylarda Robson için şöyle demişti;

“O sadece İngiltere için değil tüm dünya için bir futbol efsanesidir.”

Fener ne iş?

Herşeyden önce Honved’in Türkcell Süper Lig’de düşmemeye oynayacağını söyleyerek başlayalım ki haddimizi bilelim.

Daum‘un gelişiyle Aragones dedenin bir türlü beceremediği takım olma, hava yakalama ve en önemlisi hırs sonunda geri geldi Fener’e. Ayrıca oyunu karşı sahaya yıkabiliyoruz. Geçen sene yataşş modunda oynuyorduk, gıcıklıktan gıcıklık beğeniyordum.

Kanatlar lokum gibi çalışıyor. Açıkçası ayar olduğum Kazım, Daum’dan formatı almış. Böyle oynarsa ne Deivid, ne Topuz sağ kanatta onu kolay kolay kesemez. Gökhan Gönül‘e de hem yeni kontratı, hem Kazım’ın hali ekstra yaramış. Koşuyor, çıkıyor, kesiyor. Onun gibi bir yabancı almaya kalksan nah alırsın diyesim geliyor. Carlos‘u bayağı kilo vermiş gördüm. (Bundan dolayı mı acaba?) Santos’un gelişiyle canı yine top oynamak istiyor gibi gözüküyor. Ne yazık ki dün akşam gördüğümüz üzere yaşlı vücudu izin verirse…

Santos‘un yararlı olacağı kesin ama Deivid’in oyuna girmesiyle beke çekilince pek etkili olamadı. Sol kanat adamı Uğur Boral kenarda otururken, Daum’un sola Deivid’i seçmesi için de ayrı bir parantez açalım. Uğur’u mu çizdi, yoksa Daum’un solda sağ ayaklı adam–a la Tuncay–takıntısı mı ben bilemedim. Bildiğim bir şey varsa o da Deivid’in bu sene bol miktara +2 tribününe oturması gerekliliğidir.

Bilica ve Önder ile defansımız ne yazık ki çok yumuşak. Bilica’nın yanında Lugano veya onun gibi yırtıcı bir adamın yerleşmesi şart. Lugano sertlikleri ve delilikleri ile çok eleştirilse de benim çok tuttuğum bir adam. Stoper dediğin manyak olur. Nokta. Allah kimsenin başına Juan Figer gibisini vermesin.

Uzuuuuuuun bir süredir bulunduğu herhangi bir takımda ilk defa hazırlık kampına katılabilen Emre, büyük ihtimalle bu sene takımın en büyük transferi olur. Dün akşam sahanın en iyisiydi. Guiza’ya attırdığı gol klasik Emre işi. Cristian düzgün bir adama benziyor ve Brezilya’dan ayrılırken taraftarlarının verdiği tepkiye bakılırsa, özellikle kora kor maçlarda çok faydalı olacaktır.

Alex‘in boşa çalıma gitmeyen, boşa riskli pas atmayan akıl dolu oyunu yine sahadaydı. Çalıma gitmeye karar verdiği zaman da öyle bir çalıma gidiyor ki geçerse gol pozisyonu. Boş yok. I love you maaaaan! 😉 Guiza’ya yeni sevgilisi pek yaramış. Onda bu sefer ışığı gördüm. Daum da ona inanıyor. Umarım tünelin ucu yakındır.

Savunma işini çözersek içim çok rahat. Ama hem Fener’in hem de Galatasaray’ın yaptıkları transferler ve harcadıkları paraların ardından Avrupa Ligi’nde en az bir çeyrek final görmeleri şart. Göremezlerse ayıptır, yazıktır.

Hafta Sonu Tv’de Futbol

31 Temmuz Cuma

17:30 Eskişehirspor – Ankaraspor (TRT 3) 20:00 Gençlerbirliği – Ankaragücü (TRT 1)

1 Ağustos Cumartesi

15.00 Spartak Moscow – Kuban (SPORMAX) 16.00 Rangers – PSG (NTVSPOR) 18:00 TSYD Ankara 3.lük maçı(TRT) 18.15 Arsenal – Atletico Madrid (NTVSPOR) 21:00 TSYD Ankara Final (TRT)

2 Ağustos Pazar

00.30 Botafogo – Barueri (SPORMAX) 16.00 PSG – Atletico Madrid (NTVSPOR) 16.15 Saturn – Zenit (SPORMAX) 18.15 Arsenal – Rangers (NTVSPOR) 21:00 Beşiktaş – Fenerbahçe (FOX) 22.00 Vitoria – Sao Paulo (SPORMAX)

Heinze Marsilya’da

“Madrid’de çok güzel günlerim oldu, çok güzel arkadaşlar edindim. Buradan başım dik ayrılıyorum. Önümüzdeki 3 sene boyunca her zaman olduğu gibi Marsilya’nın başarısı için elimden gelenin en iyisini yapacağım.”

Gabriel Heinze

Real Madrid yavaş yavaş kadroyu boşaltmaya başladı. Zaten Arbeloa’nın gelişinden sonra defanstan birinin yolcu olacağı belliydi. Sırada hazırlık maçlarında kadroya bile alınmayan Huntelaar ve Van Der Vaart var.

Olacak olacak…

Dün akşamki Netanya maçından sonra takımı değerlendirmek için yine de erken olduğunu düşünüyorum. Aslar yavaş yavaş takıma monte oluyor ancak yine de etkili kullanılan duran toplar, her geçen gün daha iyi yapılan pas trafiği ve özellikle Arda’nın kaptanlıkla gelen ve her geçen gün daha da artan performansı göze çarpan iyiler.

İlk defa izleme fırsatı bulduğumuz kaleci Leo Franco, bana güven verdi açıkcası. İlk yarıda uzaktan çekilen bir şutta müthiş bir refleks gösterdi. Keita için daha bir şey söylemenin anlamı yok. Son 15 dakikada skor alındıktan sonra oyuna girdi. Topla 1-2 klas buluşması oldu ama yemezler, şöyle efendi gibi bir 90 dakika oynasın da görelim. Kewell her zamanki Kewell, büyük profesyonel. Asist yapmasına rağmen Aydın’a tahamülüm kalmadı artık. Adamın dünya umrunda değil, kiralık filan da değil komple bonservisiyle paketlesinler en kısa zamanda.

Sabri gol attı filan da özellikle maçın ilk yarısında arkası yine tem otobanı gibiydi. Kaçırdı da kaçırdı. Umarım Uğur en kısa zamanda formayı alır bir daha da geri vermez. Gökhan-Servet ikilisinin bu sezonki en büyük kabusumuz olacağı her geçen gün daha da netleşiyor. Gökhan hakkaten olacak gibi değil. Hamle yapacağı zamanı bilmiyor, top çıkaramıyor, ağır kalıyor ve en önemlisi Servet’i de bozuyor. Transferi de kapadığımızı düşünürsek en kısa zamanda Emre Güngör’ün Song’u aratmadığı performansla sahalara dönmesini umuyorum.

Kaptan pilot Iniesta

Iniesta’yla ilgili daha önce okuduğum yazılarda kitap okumak, sinemaya gitmek ve bilgisayar oynamak gibi sıradan hobileri olduğu yazıyordu.

Meğerse Andres’in çocukluk hayallerinden biri savaş pilotu olmakmış. Hiç de pilot olacak tip yok Iniesta’da. Masum suratıyla efendi gibi top oynaması isabet olmuş…