Gökhan Ünal Fenerbahçe’ye doğru yola çıktı

Trabzonspor ve Fenerbahçe kamplarından gelen haberler, Gökhan Ünal’ın Fenerbahçe’ye transferinde sona yaklaşıldığını gösteriyor. Gökhan, Trabzonspor kampından arkadaşlarıyla vedalaşarak ayrılmış. Fenerbahçe’nin Antalya kampında ise Kaptan Alex yaptığı basın toplantısında ‘Gökhan Ünal çok kaliteli bir oyuncu‘ demiş.

Trabzonspor için “Gökhan ve Umut ile şampiyon mampiyon olunmaz” diye defalarca dedim. Fener’i de şampiyon yapmaya gelmiyor pek tabii ki. Ben Gökhan’ın futbolculuğuna Alex kadar inanan biri değilim ama bunu bir kenara koyup transfer analizi yaparsak olay şudur:

Kazım’ı bitirdin, Semih’i kontrat manyağı yaptın. Kontrat manyaklığının dışında ciddi sık sakatlanma ve form tutamama derdi vardı Semih’in bu sezon zaten. Guiza’yı ise hala anlamadık. Hal böyle iken bir forvet almak durumundasın. Kenarda oturtabileceğin bir forvet olmalı tabii bu. Kim var yerli piyasadan alabileceğin? Sercan var, Ferrari parası istiyolar. Tekke var, 33 yaşında 2 milyon bonservisle ancak Trabzon’a gelirim gelmemci. Kenarda da oturtamazsın kolay kolay. Mevlüt, Halil falan zaten gelmiyor… Eee, Cenk İşler’i falan da alacak olmadığına göre; 3 milyon’a, 27 yaşında, Kayseri’deyken gol kralı olmuş, Milli Takım’a kadar yükselmiş, Topuz ile birlikte Kayseri’deyken Galatasaray ile transfer haberi manyağı olmuş adamı almak çok da kötü bir transfer hamlesi değil gibi gözüküyor.

Hayırlı olsun bakalım… Benim kantarımda ikinci yarıda iki-üç maçın sonucunu değiştirip maçın fark yaratan adamı olursa şampiyonluk yarışında parasının karşılığını vermiş demektir.

Atletico gazı fena aldı

Kuralar çekildiğinde tarihinin en kötü Atletico Madrid’iyle eşleştik ama 2 ay sonra ne durumda olurlar bekleyip görmek lazım diyorduk. Dün akşam 3-0’ın rövanşında Recreativo Huelva’yı Calderon’da 5’lediler. Ligde çok alttalar ancak Real Madrid ve Barcelona’nın olmadığı kupada yürür gider Avrupa biletini bu kontenjandan alırlar.

Europa Kupasına ne kadar önem verecekler, 1 ay sonra ne halde olacaklar bekleyip göreceğiz ama Agüero’nun Chelsea’ye gitmemesi ve yükselen form grafiği can sıkıcı.

En değerli 10 spor kulübü

Forbes 2009 yılının en değerli 10 spor kulübünü kaleme almış. İlk 10’da sadece 3 futbol takımı var. Ağırlık Amerikan futbolunda. Son günlerde borç altında batıyor denilen Manchester United ise zirvede.

1.    Manchester United – (İngiltere / Futbol) – 1,296 million Euros 2.    Dallas Cowboys – (ABD / Amerikan Futbolu) – 1.144 million Euros 3.    Washington Redskins – (ABD / Amerikan Futbolu) – 1.074 million Euros 4.    New York Yankees – (ABD / Beyzbol) – 1.040 million Euros 5.    New England Patriots – (ABD / Amerikan Futbolu) – 943 million Euros 6.    Real Madrid – (İspanya / Futbol) – 938 million Euros 7.    Arsenal – (İngiltere / Futbol) – 831 million Euros 8.    New York Giants – (ABD / Amerikan Futbolu) – 820 million Euros 9.    New York Jets – (ABD / Amerikan Futbolu) – 811 million Euros 10.  Houston Texans – (ABD / Amerikan Futbolu) – 797 million Euros

*Liste yapılırken hangi kriterlerin baz alındığı açıklanmamış.

Alessandro Del Piero

Dün akşam Diego’yla beraber Ferrara‘yı ipten aldılar. 3-0’lık Napoli galibiyetinin baş mimarlarıydı. Del Piero 2 gol atarken, Diego 1 gol atarak bir de penaltı yaptırdı.

Sezon başında yapılan onca transfere rağmen yine Del Piero yine Del Piero… Ferrara sezon başından beri kaptana ters gidiyordu ancak bu zor günlerde sarılması gereken isim odur. Juventus’daki ağırlığı tartışılmaz. Hatta taraftar Hiddink filan değil Del Piero gelsin takımın başına diyor. Ben ise daha değil biraz daha izleyelim diyorum.

Bu galibiyet şimdilik kupada çeyrek finali getirdi ve günü kurtardı. Hafta sonu Chievo deplasmanı yine sıkıntılı olur.

Nazar boncuğu olsun

Guardiola göreve geldiğinden beri ilk defa bir kupada saf dışı kaldı. Sevilla’yı dün akşam deplasmanda Xavi’nin golüyle 1-0 yenmelerine rağmen ilk maçı Camp Nou’da 2-1 kaybettikleri için deplasmanda atılan gol muhabbetinden Copa Del Rey’den elendiler.

Geçen sezon alınan 6 kupanın ardından bu sene de herkes Barcelona’dan aynı şeyleri bekliyor ancak mümkünatı yok. Maçı izleyemediğimiz için fazla yorum şansımız yok ama İspanyol basınına göre futbol tanrıları Sevilla’nın yanındaymış. Guardiola maçtan sonra “eleneceksek böyle elenemelim ben takımımla durur duyuyorum, Sevilla’yı da tebrik ediyorum” demiş.

Barcelona kaybedince sevineni de çok oluyor tabii. Sevilla’lıların haklı sevincinin yanı sıra özellikle Alcorcon denilen 3. lig takımına bir önceki turda elenen Madrid’liler başkasının mikiyle zevk almaya bayılıyorlar…

Neden Arsenal t-shirt’ü giydim?

“Bu sabah uyandığımda dün Arsenal t-shirt’ü giydiğimi fark ettim. Angola sınırında yaşadıklarımızdan sonra bütün eşyalarımızı, bavullarımızı bırakıp kaçtık. Bu yüzden giyecek hiçbir şeyim yoktu ve sorduğum ilk kişi bana bu t-shirt’ü verdi. Ne giydiğime dikkat etmedim bile… Dün uyumak için odama giderken bile şaşırıp başkasının odasına gittim. Olay nedeniyle hepimizin kafası karışık. Ne yaptığımızı bilmiyoruz…”

Emmanuel Adebayor

Kewell’ın kankası Neill

Dün gece saatlerinde Lucas Neill’in Galatasaray’a transferi açıklandı. Everton’a ödenen bonservisle ilgili resmi bir rakam açıklanmasa da İngiliz basınında 800.000 pound civarında bir rakamdan bahsediliyor.

Sezon başında bonservisi elindeyken çok yüksek maaş istediği için ayrıca 4 milli stoperimiz var diyerekten gerçekleşmemişti bu transfer. Neill de tekrar Premier League’in yolunu tutmuş ve Everton’la anlaşmıştı.

Bugüne geldiğimizde 4 milli stoper denilen Emre Aşık, Emre Güngör, Gökhan Zan ve Servet’ten beklediğini alamayan Rijkaard tekrar Neill’ın ismini verdi. Neill ise Everton’da sürekli forma giyememe sıkınıtısıyla 6 sonraki Dünya Kupasını düşünerek Galatasaray’a tamam dedi. Milli takımdan kankası Kewell’ın da Neill’a Galatasaray hakkında referans verdiği kesin.

Neill şöyle oyuncudur, böyle özellikleri vardır demektense şu anki mevcut stoperlerin hiçbirinden kötü olmadığını ve yıllarca Premier League tecrübesi kazandığını düşünerek takıma olan artılarının eksilerinden daha fazla olacağını söyleyelim. Savunmanın hem ortasında hem de sağında görev alabilmesine rağmen Rijkaard’ın kafasında Servet’in partneri olacaktır. Sezon başından beri en büyük dert olan savunmadan topu oyuna iyi sokan stoper konusunda da hem Servet’ten hem Zan’dan hem de Emre’lerden daha iyi olduğu kesin.

Belki Galatasaray’lı taraftarların sezon başında alıştığı flaş transferler gibi değil ancak Ocak ayında alınmasına rağmen avrupa kupasında oynayabilecek, Premier League tecrübeli, çok da yaşlı olmayan(31) milli bir stoperi kadroya katmak hiç de fena değil. Bir de kankası Kewell’ın sezon sonunda takımda kalmasına olumlu katkı yapacağını düşünenler var. Öncelikle işallah diyeyim ama Kewell’ın sorunu ailesinin burada olmaması ve onları özlemesi onlarında Kewell’ı özlemesi. Neill Kewell ailesinin özlemine nasıl çare olur pek bilemedim…

Rezil kepaze

Anfield’da Championship takımı Reading’e 2. golü atamıyorsan 90+4’de de penaltı yapıp beraberlik golünü yiyorsan elen zaten!

1-0 öndeyken de adam gibi top mop oynamayan Liverpool, Gerrard ve Torres oyundan çıkınca tamamen çöktü. Sahadakilerin amatörlerden hiç bir farkı yoktu. 90+4’de gelen beraberlik golü, uzatmalarda göstere göstere gelen galibiyet golü Reading’e turu getirdi. Daha imzası kurumadan Anfield’a maçı izlemeye gelen Maxi Rodriguez de “buranın hali Atletico’dan da beter, ne ettim ben?” demiştir…

Topunuzu eşekler kovalasın! Özellikle seni Benitez efendi. Bi’ FA Cup vardı o da yalan oldu.