Nike’dan Ronaldo’ya 24 milyon euro

Ronaldo’yu sevmiyorum, maganda diyorum, çok takılıyorum ama bir kez daha söylüyorum futboluyla ilgili alıp veremediğim yok. Messi’den sonra dünyanın iyisi buna lafım yok ama zontanın da en önde gideni…

Her neyse bu magandanın Nike ile olan sponsorluk sözleşmesi bu sezon bitiyormuş ve Nike 4 sene için kendisine toplam 24 milyon euroluk yeni bir anlaşma önermiş. Şu an Nike’dan senelik 4 milyon euro alan Ronaldo’yu Adidas’a kaptırmamak için sene başına 2 milyon euro zam yapmışlar.

Bu arada Real Madrid’den vergiler hariç senelik kemiksiz 13 milyon euro alan Ronaldo’nun Armani, Clear Şampuan ve Castrol ile de  sponsorluk anlaşmaları var.

Europa son 16

Hamburg vs. Anderlecht Rubin Kazan vs. Wolfsburg Atlético Madrid vs. Sporting Lisbon Benfica vs. Marseille Panathinaikos vs. Standard Liège LOSC Lille vs. Liverpool Juventus vs. Fulham Valencia vs. Werder Bremen

İlk maçlar 11 Mart, rövanşları ise 18 Mart tarihlerinde. Sıkıntı yapmayın 26’sında da bizim derbi var. Yararız birbirimizin kafasını gözünü rahatlarız. Yemişim Avrupa’yı hala birbirimizin elenmesine seviniyoruz(!)

Fener’in maçları 80 dakika olsa?

*foto için OB'ye teşekkürler.

Göz göre göre kaybedilen avantaj… Bu eksik ötesi kadroya rağmen ilk yarı oynayabildiğini gösterdin. Direğe vurdun, golünü attın, iki metreden uçan kafa ile kaleciyi geçemedin. Hem kendin ümitlendin, hem taraftarını ümitlendirdin.

İkinci yarıda ise yatmaya kalktın. Avrupa’nın en golcü, Kasım ayından beri oynadığı her maçta gol atmış takımına karşı yatmaya kalktın. Gol yiyeceğimiz o kadar belliydi ki… Ve örnek bir Türk takımı gibi 85. dakikada yine yeni yeniden bir yan top denyoluğunda hediyeyi verdin. Savaşıyorsun, mücadele ediyorsun ama helva yapmadan bu işler ne yazık ki olmuyor.

Maç sırasında Koko B ile “Bari 75. dakikadan önce yiyelim de sonra kurtarmaya zamanımız kalsın” diye aramızda konuştuk. Biz görüyoruz, Herr göremiyor. Zaten hiç ama hiç ümitli değildim; bu sonuca şaşıran da olduğunu sanmıyorum.

Hem haftasonu, hem bu akşam gösterdiği performans için Emre’nin önünde bir kez daha saygıyla eğiliyorum.

Son bir kaç haftadır Fenerbahçe’nin performansı da başlığın çıkış kaynağı. Hatta 60 dakika oynasın.

Son olarak: Turkcell Süper Lig!!!

“EL”ediler

6 hakem uygulaması çok başarılı özellikle İtalyanlar pek güzel uyguluyor. Bütün maç orta hakem Gianluca Rocchi asist yaptı 78’de ilave hakem Luca Banti son noktayı koydu. O noktada olan tarafsız bir insanın o eli görmediğine beni kimse inandıramaz!

Caner sana da yuh be bilader 2 dakikada içinde 2 kere öyle dalınır mı adama hiç mi kafa yok!?

Yolumuz açık olsun!

Europa Kupasında ilk olarak saat 20.00’de Galatasaray sahne alıyor. Rakip Atletico Madrid. Deplasmanda alınan 1-1’lik skor her ne kadar avantaj gibi gözükse de Atletico’nun hızlı hücumları ve forvet hattındaki Agüero-Forlan ikilisi büyük tehlike. Galatasaray’ın forvetsiz kalmasından sonra yaşadığı gol sıkıntısı her ne kadar doğruysa defansif anlamda oyunu tutabilmeyi öğrendiği de bir gerçek. Bu maç öncesi bu bizim için en önemli artı.

Eğer oyuna sakin ve topa sahip olarak başlarsak, taraftarın ve atmosferin etkisiyle Atletico’nun üzerine gereksiz saldırıp arkada boş alan bırakmazsak özellikle ikinci yarının başlarında gol bulma şansımızı çok daha yüksek görüyorum. Atletico gol bulmak için üzerimize geldikçe ilk maçta olduğu gibi yine Keita ön plana çıkabilir. Forvetsiz oynamayı geçtim takım bir şekilde Arda’nın ileri uçta oynamasına alıştı ancak bu maçta sağ bek benim biraz canımı sıkıyor. Sağ bekin son dönemdeki tek alternatifi Uğur ve zaman zaman o bölgede şans verilen Emre Güngör sakat. Sakatlığı geçen Sabri’nin takımla antremanlara çıktığı ve bu maçta forma giyebileceği söyleniyor ancak zaten varolan defansif eksikliğine bir de maç eksiği eklenirse o kanatta görev yapan Simao, Sabri’nin içinden geçebilir. Çok dikkatli olmak ve özellikle o bölgede yardımlaşmak lazım!

Bu akşam için içimden geçen skor 0-0 ya da 1-0 Galatasaray galibiyeti. Müthiş bir Ali Sami Yen atmosferinde turu geçeceğimize inanıyorum. Konuşmak için belki daha erken ama bir sonraki turda da rakibimiz Everton değil Sporting Lisbon olur. Çok da güzel olur, 8.’lik ile 4.’lük arasına oynayan bir Premier League takımındansa kafaya oynayan bir Portekiz takımını her türlü tercih ederim.

Bu arada İtalyan hakem Gianluca Rocchi de dikkat! İtiraza filan hiç tahammülü yok. Daha geçen ay Milano derbisinde Sneijder kendisini alkışladı diye direk kırmızıyı çekti. Bizimkiler de sever hakemle dalaşmayı biliyoruz. Aman diyim siz topunuzu oynayın, golü bulamazsa vakit geçtikçe sinir katsayısı artacak taraf Atletico Madrid’liler olur.

Uğur Boral ne demişti?

“UEFA Avrupa Ligi’nde Lille’i geçeceğimizi düşünüyorum, takımımız bu kapasiteye sahip durumda. Sonrası Liverpool geliyor. Gerçekçi olmak gerekirse ‘Sahamızda oynayacağımız maç, bizim kader maçımız olur’ diyorum. Eğer çok iyi konsantre olur, çok iyi mücadele ederek iyi bir sonuçla sahamızdan çıkarsak  Liverpool’u da eleyeceğimizi düşünüyorum. Liverpool’da Gerrard ve Torres’i çıkardığınızda yenilmeyecek bir takım değil. Ama öncelikli hedefimiz Lille tabii ki!”

Uğur Boral bu açıklamayı yaklaşık 1,5 ay evvel Fenerbahçe gazetesine yapmıştı. Lille’i geçerlerse Torres’siz ve Gerrard’sız Liverpool’un kolay olacağını söylüyordu. O zaman “Uğur Liverpool’u düşüneceğine önce Lille’i düşünsün hatta o dönem Alex sakat olmasın diye dua etsin” demiştik. Uğur dua olayında bir hata yaptı heralde. Alex’in sakat olmamasını tutturdu ama kendi ve bir çok arkadaşının bu maç öncesi sakat olmasını hesaplayamadı. Özellikle kendi adına büyük şanssızlık. Tam formunu yakaladı, formayı bırakmayacak galiba derken gelen sakatlık, çok yazık…

Umarım Fener bu akşam sahaya çıkacak 11 ismi bile zor bulmasına rağmen kilit adamları eksik Lille’i eler ve bir sonraki turda Liverpool’un rakibi olur. Hem bizleri gururlandırır hem de bizlere Gerrard ve Torres gibi 2 önemli ismi canlı izleme fırsatı verir.

Bayern Münich 2010-2011

Önümüzdeki sezon 110. yılını kutlayacak olan Bayern Münich’in yeni sezon formaları şimdiden hazır. Mayıs ayında sezon öncesi satışa çıkacak formaların iç kısmında “Legenden und Loyalität” yani “efsaneler ve bağlılık” sloganı yer alıyor.

Galip Inter favori Chelsea

Dün akşamki Inter-Chelsea, Mourinho-Ancelotti karşılaşmasının ilk galibi 2-1’lik skorla Mourinho’nun Inter’i oldu. Maçı hakkı bu muydu? Bence değildi ama Jose kendisinden daha güçlü olan Chelsea’yi yenebilmenin tek yolunun arkaya yaslanmak olduğunu biliyordu.

Mourinho’nun şansı da yaver gitti maçın hemen başında Milito ile golü buldu. Ardından Chelsea üstünlüğüyle geçen bir futbol vardı sahada. Hakem Mejuto González 45. dakikada Samuel’in Kalou’ya yaptığı harekette penaltı ve kırmızı kartı es geçmese maçın gidişatı çok daha farklı da olabilirdi. Inter’in 1-0 önde kapadığı ilk yarının ardından Chelsea aradığı ve hakettiği golü 51’de Kalou ile buldu. Julio Cesar’ın o golü normal şartlarda yiyeceğini de hiç sanmıyorum. 4 gün önce geçirdiği trafik kazasının şokunu hala atlamamış heralde. Chelsea golü bulduktan sonra oyunu biraz tutatbilseydi Inter’i savunmadan biraz çıkarabilseydi Milano’dan galip bile çıkabilirdi ama 55’de gelen Cambiasso golü maçı yine Inter’e getirdi.

Inter Londra’ya yarım adım önde gidiyor olabilir ama Chelsea bu turu geçecek skoru mutlaka yakalayacaktır. İngilizlerin kadrosu çok daha güçlü. Inter Londra’da nereye kadar yaslanır bilemiyorum…