Pazartesi Villa?

İki katalan gazetesi Sport ve Mundo Deportivo bugünkü haberlerinde David Villa’nın Pazartesi günü Barcelona ile anlaşacağını duyurmuş. Belirledikleri bonservis bedeli 40 milyon euro. Ancak işin içine Bojan ve Hleb takasının girmesi de muhtemel.

Geçen sezonki Konfederasyon kupası sırasında transfer söylentileri nedeniyle rahatsız olan Villa’nın da imzayı Dünya Kupası öncesinde atıp rahat etmek istediği söyleniyor. Eğer Villa Barcelona kadrosuna katılırsa gerçekten adaletsiz bir durum ortaya çıkabilir. Bu sisteme gidecek en doğru forvet oyuncusu. Yeri gelir ileri uçta oynar yeri gelir Ibra’nın sağında ya da solunda oynar. Yani domates biber her türlü gider.

Villa dışında bir diğer alternatif ise Ajax’ın Uruguay’lı forveti Luis Suarez. Suarez için Chelsea başta olmak üzere başka kulüpler de devrede. Valencia’nın ise Villa’yı göndermesi durumunda Güiza’yı alacağı söyleniyor. Galatasaray’lılardan sonra Fener’lileri de sevindirecekler anlaşılan.

Şimdilik Villa transferini bırak ligin son maçı Valladolid’i düşün…

Kısmetico!

Bu sezon Avrupa’da sadece 2 galibiyet alarak finale kadar gelen Atletico Madrid Fulham’ı uzatmalarda mağlup ederek UEFA Avrupa Ligi şampiyonu oldu. Skor 2-1. Maçın yıldızı tartışmasız 116. dakikada galibiyet golünü atan Diego Forlan. Sadece attığı goller için değil bütün maç yerinde durmadığı deli gibi mücadele ettiği için.

Peki maçı hakkettiler mi? Bence ortadaydı ama dedik ya bu sezon kısmetli adamlar. Futbolda şans yanında olacak biraz da yetenekli adamların varsa arkası gelir. Fulham’a yazık oldu. 131 yıllık tarihlerinde ilk kupalarını alacaklardı. Olmadı. Avrupa’da bir daha ne zaman final görürler kim bilir…

Finalin 4. hakemi, Sami Yen’deki maçın orta hakemi Gianluca Rocchi de keyifle izlemiştir heralde kupa törenini. Gece gece büyük ayar oldum Madrid’e kadar gittik şu adamları eleyemedik…

UEFA Avrupa Liginde final günü

Kısmetico Madrid ile Fulham bugün Hamburg’da Avrupa’nın iki numaralı kupası için karşı karşıya. Atletico’nun bu sezon Avrupa’da sadece 2 galibiyet alarak bu finale geldiğini daha önce de belirtmiştik. Sami Yen’de bir bizi yendiler bir de Vicente Calderon’da Liverpool’u. Fulham ise kupanın sürprizi oldu. Shakhtar, Juventus ve finale ev sahipliği yapacak olmanın gazıyla oynayan Hamburg’u elediler.

İki takım da bu sezon tamamen Avrupa’ya konsantre oldular desek yeridir. Atletico son haftaya girilirken 9., Fulham ise sezonu 12. sırada tamamladı. Fulham için kupanın önemi büyük; 131 yıllık tarihlerinde Avrupa’da hiç kupa kaldırmışlıkları yok. Atletico Madrid ise bu finalden sonra bir de Sevilla ile İspanya Kupası finali oynayacak. Hedef iki kupayı da alıp ligde hüsran olan sezonu iyi bitirmek.

Atletico’nun tartışmasız en önemli isimleri Forlan, Agüero ve Reyes. Forlan UEFA Avrupa Liginde Atletico’nun en golcü oyuncusu. 8 maçta 4 gol. Reyes’in de özellikle sezonun ikinci yarısında yükselen bir performansı var. Fulham’da ise en önemli iki isim Zoltan Gera ve Bobby Zamora. İkilinin UEFA Avrupa liginde 6’şar golü bulunuyor.

Atletico’nun hem bizi elemiş olması hem de hakem hatalarıyla bu noktaya gelmesi beni bu finalde Fulham taraftarı yapıyor. 131 yıllık tarihlerinde alsınlar ilk kupalarını İngilizler. Gerçi Atletico bu kısmetle maçı yine son dakikada beraberliğe bağlar, penaltılarla alır kupayı…

Muhtemel 11’ler ise şöyle;

Atletico Madrid; De Gea, Valera, Dominguez, Perea, Antonio Lopez, Reyes, Assunçao, Raul Garcia, Simao, Agüero, Forlan

Fulham; Schwarzer, Pantsil, Hangeland, Hughes, Konchesky, Davies, Murphy, Etuhu, Duff, Gera, Zamora

Wolfsburg’un yeni hocası şampiyon McClaren

Geçen sezonun Bundesliga şampiyonu bu sezonun hayal kırıklığı Wolfsburg’un yeni hocası İngiliz Steve McClaren oldu.

McClaren bu sezon PSV ve Ajax’ın arasından sıyrılıp Twente’yi Hollanda Ligi şampiyonu yapmıştı. Kariyerine Oxford rezerv takımında başlayan daha sonra Derby County’de yardımcı antrenörlük yapan McClaren, 1999 senesinde Sir Alex Ferguson’un yardımcısı olmuştu. Kariyerinin en önemli iki noktası ise Middlesbrough ile 2006 yılında UEFA Kupası finali ve İngiltere Milli Takım teknik direktörlüğü. Gerçi İngiltere’yi EURO 2008’e götürememiş ve kovulmuştu.

Twente’yi tarihinde ilk kez şampiyon yapan McClaren artık Bundesliga’da. Wolfsburg ile olan sözleşmesi 2 sene. Eğer Wolfsburg elindeki önemli isimler; Dzeko, Grafite ve Misimovic‘i tutabilirse McClaren yönetiminde geçen sezonki iyi futbolunu yakalar. Gerçi Van Gaal Bayern’in başında olduğu sürece şampiyonluk diğerlerine biraz hayal gibi geliyor bana. Bu sezon Magath‘lı Schalke biraz zorladı ama Van Gaal için alışma süreciydi bu ilk sezon.

Boateng vs. Boateng

Anneleri Alman babaları Ganalı iki kardeş Kevin-Prince Boateng ve Jerome Boateng farklı Milli Takım formalarıyla Güney Afrika’ya gidiyorlar. Hamburg forması giyen Jerome, Almanya’nın 27 kişilik Dünya Kupası kadrosuna çağrıldı. Portsmouth forması giyen Kevin ise Gana’nın 30 kişilik Dünya Kupasına kadrosuna çağrıldı.

Almanya ve Gana Dünya Kupasında aynı grupta. Bu durumda aynı anadan doğma babaları da aynı iki kardeş 23 Haziran’da farklı milletlerin başarısı için karşı karşıya gelecekler. İlk 11’de yer bulacaklar mı şimdiden kestirmek zor ama olasılık var. Daha önce bu tip bir karşılaşma oldu mu onu da bilmiyorum ama oldukça ilginç bir durum var ortada. Bir de anne babayı düşünelim; kimi destekleyecekler?

Ligue 1’in en çok kazanan 10 ismi

1. Gabriel Heinze – Marseille – 4,5 milyon euro 2. Yoann Gourcuff – Bordeaux – 4,4 milyon euro 3. Lucho Gonzalez – Marseille – 4,3 milyon euro 4. Cris – Lyon – 4,2 milyon euro 5. Lisandro Lopez – Lyon – 4,1 milyon euro 6. Mamadou Niang – Marseille – 3,8 milyon euro 7. Kim Kallstrom – Lyon – 3,7 milyon euro 8. Claude Makelele – PSG – 3,6 milyon euro 9. Bafétimbi Gomis – Lyon – 3,5 milyon euro 10. Michel Bastos – Lyon – 3,4 milyon euro

*Yukardaki rakamlara şampiyonluk bonusu, maç primleri ve sponsorluk gelirleri dahil değildir.

Kaç kaç nereye kadar Van Gaal?

Van Gaal hafta içinde yaptığı açıklamada, şampiyonluk kutlamaları sırasında bira ile yıkanmak istemediğini, kokusundan nefret ettiğini söylemişti ancak öğrencileri kendisini pek sallamamış anlaşılan…

Bu arada sezona kötü başladı, şampiyonluk kaçtı denildi ama ne yaptı etti yine kupayı aldı. “Kurt hoca” tabirini en çok yakıştırdığım isimlerden biri kendisi.

link: http://www.dailymotion.com/video/xd90f2_louis-van-gaal-running-for-the-firs_sport

8 tane de atılmaz ki…

Mourinho zamanındaki Chelsea ne kadar antipatik geldiyse Ancelotti zamanındaki Chelsea de bir o kadar sempatik gelmeye başladı bana bu sezon. Liverpool’un erken havlu atması da bunda etken tabii. Mavilerin haklarını vermek lazım, bu sezon göze hoş gelen futbolla kazandıkları maçların sayısı hiç de az değil. Ligin son haftasında Londra’da Wigan’a 8’lik muamele yaptılar. Drogba hat trick hero. Anelka(2), Lampard, Kalou ve Ashley Cole diğer gollerin sahipleri. Takipçi Manchester son bir ümit Stoke’u 4’leyip sürpriz haberi bekledi ama attıklarının 2 katı gol haberi gelince 2.’likle yetindiler.

Premier League’de sezonun sonunun en önemli olayı Tottenham’ın 4.’lüğü alıp Şampiyonlar Ligi vizesi almasıdır benim için. Artık şampiyonluk kadar önemli bir pozisyon Şampiyonlar Ligi vizesi. Adım atar atmaz başlayacak olan gelir bir takımın sezon planlamadı için çok çok önemli. Tottenham yıllardır bunun peşindeydi, özlemişlerdi ve sonunda muradlarına erdiler. City de sezon başı harcadığı onca paraya rağmen UEFA Avrupa ligine kaldı. Biraz daha takviye seneye belki Şampiyonlar Ligi…