Meira neden kalmalı?

939__splash_meiragsimza

Sezon başında yukarıdaki fotoğrafı ilk gördüğümde ben de bir çok Galatasaraylı gibi helal olsun yönetime, çok iyi ve çok tecrübeli bir adam aldılar demiştim. Hatta ne yalan söyleyeyim, Song‘un takımdan ayrılmasının verdiği acıyı anında dindirmişti. Yıllar sonra Popescu tarzı bir adam aldığımızı düşünmüştüm. Hem defanstan oyun kurar, hem de tecrübesiyle defansı toparlar hatta ve hatta kornerlerden attığı kafa golleri de bonus olur demiştim…

Ancak sezon başladı, Meira önce takımdaki sakatlıklar nedeniyle ön liberoda görev aldı. Bu bölgede beklenen performansı sergileyemeyen Portekizliyi kimse fazla eleştirmedi çünkü asıl yeri orası değildi.  Sakatlıklar geçtikten sonra Meira asıl yeri olan defansın ortasına geçti ama beklenen performansı yine sergileyemedi. Son Kocaeli ve Bordeaux maçlarında yaptığı hatalar ve üzerine gelen rakibi tribündeki taraftarlardan farksız şekilde izlemesi bardağı taşıran son nokta oldu.

Şimdi Meira’nın bonservisi için Rus takımı Zenit takımı 7 milyon euro veriyormuş. Okuduğum çoğu blogda ve gazetede Meira’nın bu paraya kesin satılması yönünde yorumlar ağır basıyor. Ben de çoğunluk gibi Meira’nın bu paraya satılması gerektiğini düşünüyorum ama takımın şu an içinde bulunduğu şartlarda değil. Şartlar dediğim; Servet’in 7 hafta, Emre Güngör’ün 6 hafta ve Mehmet Topal’ın 6 hafta sakat olması. Meira giderse ya Hakan Balta ortaya çekilip bal yapmayan arı Volkan sol beke geçecek ki bunun ne kadar başarısız olacağını şimdiden tahmin edebiliyoruz ya da genç Semih Meira’nın yerine geçecek. Hedef Uefa kupası finaliyken görev verdiğiniz genç Semih’in tecrübesizliğinden dolayı yaptığı bir hata ile Galatasaray’ın elendiğini ve o çocuğun kariyerinin ne olacağını düşünebiliyor musunuz? O yüzden her ne kadar Meira’dan şimdilik memnun olmasak da en azından sezon sonuna kadar takımda kalmalı. Hem kim bilir belki Uefa finalinde kornerden kafayla bonus bir gol bile atar.

Meira’nın bugün satıldığını ve Galatasaray defansının bugünden daha da kötüye gittiğini düşünün. Bugün gitsin diyenler yarın Meira’nın tecrübesi vardı satılmamalıydı demezler mi? Bizim basınımızı biliyorsunuz her türlü eleştiri…

Wenger ve evlatları

lee_van_baaren-3859

Arsene Wenger‘in genç Arsenal’i Premier ligde 5 haftadır berabere kalıyor. Hatta son 4 maçtır gol bile atamıyor. Wenger’i gençlere şans veriyor diye hep çok övdük. Hep bu sene de bir pişsinler, seneye acayip olacaklar dedik ama hiç olmadı. Bu sezon artık iyice darma duman olmuş durumdalar. Ligde 5. sıradalar, 4. Aston Villa ile aralarında 6 puan var ve hemen altlarındaki Everton ile aralarında sadece 2 puan var. Şampiyonlar liginde Roma’yı Emirates‘de 1-0 yendiler ancak deplasmanda işleri zor. Hele forvetlerinde Bendtner gibi overrated bir adam varken. Kendisi heralde Wenger’in Danimarkalı metresinden filan olan çocuğu yoksa bu çocuğun Emirates’in çimlerine basması söz konusu bile olamaz. İngiliz medyası da bu konuda Wenger’le dalga geçiyor. Guardian’ın internet sitesinde gördüğüm bu fotoğraf en güzel örnek.

Bu gidişle Arsenal önümüzdeki sezon ilk defa düzenlenecek olan Europa League‘e katılır. Ancak başlarında Arsene Wenger olur mu onu bilemem. Belki Madrid’e gider bir 10 sene de orayı çocuk parkına çevirir.

Haftaiçi futbol

SOUTH-AFRICA/

3 Mart Salı

20.00 Ankaraspor – Beşiktaş (LİG TV) 21.30 Mainz – Schalke   (KANAL A) 21.45 Lazio – Juventus   (NTVSPOR) 22.00 Liverpool – Sunderland   (SPORMAX)

4 Mart Çarşamba

20.00 Fenerbahçe – Sivasspor   (LİG TV) 21.30 Bayer Leverkusen – Bayern Münich   (KANAL A) 21.45 Sampdoria – İnter   (NTVSPOR) 21.45 Newcastle – Manchester United   (SPORMAX)

Her inişin bir çıkışı..?

henry

Hayatta kapanmaz denilen 12 puan fark göz açıp kapayana kadar 4 puana indi. Takım olarak hırsını sahaya yansıtan Atletico Madrid maç başında attığı goller verilmemesine rağmen dönüp maçı kazanmayı bildi. Özellikle Aguero’nun birşeyler kanıtlamak üzere sahaya çıktığı her halinden belliydi.

Barcelona ise iki kez öne geçip skoru koruyamadı. Rijkaard zamanındaki kendine güvenini kaybetmiş bir takım görüntüsü çiziyorlar. Çarşamba akşamı kupada Mallorca deplasmanında ne olacağını açıkçası çok merak ediyorum.

Maçın ilk üç golü de jeneriklik. Valdes‘in yediği goller zaten evlere şenlik. Kendisi de en zayıf halka olduğunu çok iyi farkında artık. Sıra Pinto‘ya gelir mi göreceğiz..

Özür yemeği

martino_neill_863787

Geçen hafta UEFA kupasında CSKA Moskova’ya elenen Aston Villa takımının teknik direktörü Martin O’neill Moskova’ya takımı desteklemeye gelen 295 taraftara yemek ısmarlayacakmış. Yemeğin sebebi ise Moskova’da sahaya sürdüğü zayıf 11 ile elendikleri için özür dilemek istiyormuş kendileri. Aston Villa başkanı Randy Lerner de bu yemek organizasyonu için 15000 pound vermeyi kabul etmiş. Bence bu kadar dert etmesinler kendilerine taraftarlar Moskova’ya sadece takımı desteklemek için gitmemişlerdir. Her ne kadar takım elense de İngiltere’ye çokta keyifsiz döndüklerini zannetmiyorum.

10 puanlık uzman sorusu

5_k

Bu akşam Konya’da oynanan oyunun adı nedir? Zemin en kötü, futbolcular ayakta duramıyor, top saçma sapan sekiyor. Tribünler desen sahaya neredeyse 1 km. uzakta. Zaten Pazar akşamlarını ezelden beri hiç sevmem içim daralır. Bu maç daha da daralttı beni. İlk yarı Carling finaline, ikinci yarıda da Atletico – Barcelona maçına geçip durdum.

Neyse yorucu Bordeaux maçından sonra öyle ya da böyle bu galibiyet ilaç gibi geldi. Bu maçta Arda’nın sahadaki liderliği gözüme çarptı, Büyük Kaptan’ın gelişi en çok ona yaramış. Ama benim yine de lig şampiyonluğu için pek inancım yok. Gerçi bu sezon öyle bir lig yaşıyoruz ki rakipler zorla şampiyon yapabilir. Bu arada son olarak söylemek istediğim 2 şey;

1. Bülent Hoca kontra atak çalıştır bu takıma! 2. Maç içinde uzak çizgideki yan hakemin hatrını sormayan bir ben kaldım heralde!

Birasına kupayı Man U kaptı

805843_biglandscape

Az önce biten maçta kırmızı şeytanlar sezonun ilk kupasını Tottenham’ı penaltılarla 4-1 yenerek müzesine götürdü. İlk 11’de Foster, Evans, Gibson, Welbeck gibi genç isimlere şans veren Sir Alex Ferguson, takımdaki genç futbolcularına ne kadar güvendiğini gösterdi. Bu maçı izleyen Süper lig teknik direktörlerimiz varsa umarım gereken dersi çıkarmışlardır. Özellikle Ben Foster maç içinde yaptığı kurtarışlar ve kurtardığı penaltı ile takımın 3. kalecisi olmasına rağmen ne kadar hazır olduğunu gösterdi. Bu arada geçen sezonun Carling şampiyonu Tottenham, maçı kazanmak için yakaladığı fırsatları değerlendiremedi ve bu sezonu, bu kaliteli kadroya rağmen kupasız kapamayı garantilediler.