Mata Barcelona’ya yakın

Ekonomik kriz yaşayan Valencia elindeki yıldızları birer birer elinden çıkaracak gibi gözüküyor. David Villa’dan sonra Mata da Barcelona yolunda. İspanyol basınında geçen haberlere göre Mata bu hafta sonuna kadar Barcelona’ya imzayı atacak. Bahsedilen bonservis miktarı ise 20 milyon euro.

Mata’nın gelmesi demek Henry’nin kesin olarak gitmesi demek. Rotasyon için çok daha kaliteli kadro demek. Ibra’nın durumu ise henüz belirsiz. Kulüpten yapılan her açıklama kalacağı yönünde ancak ayrılacağı yönünde dedikodular devam ediyor.

Bu arada Valencia’nın bir diğer yıldızı David Silva’nın ise 35 milyon bonservis bedeli ve yıllık 10 milyon euro maaşla Manchester City’e gideceği söyleniyor. Bu da İngiliz basınının iddiası. Futbolcular Güney Afrika’dan dönünce hareketli bir transfer piyasası bizleri bekliyor anlaşılan.

Dünya Kupalarındaki son 10 hat trick

Gary Lineker – İngiltere vs. Polonya 1986 Igor Belanov – Sovyetler Birliği vs. Belçika 1986 Emilio Butragueño – İspanya vs. Danimarka 1986 Michel – İspanya vs. Güney Kore 1990 Tomáš Skuhravý – Çekoslavakya vs. Kosta Rika 1990 Gabriel Batistuta – Arjantin vs. Yunanistan 1994 Oleg Salenko (5) – Rusya vs. Kamerun 1994 Gabriel Batistuta – Arjantin vs. Jamaika 1998 Miroslav Klose – Almanya vs. Suudi Arabistan 2002 Pauleta – Portekiz vs. Polonya 2002

Ve son olarak Higuain – Arjantin vs. Güney Kore 2010

Torres + Villa + Messi

Katalan basınından bir transfer dedikodusu. Hatta dedikodu da demeyelim gerçekleşmesi çok güç bir rüya. Yeni başkan Rosell’in Fabregas’a olan ilgisinin yanı sıra Torres’i de istediğini ileri sürüyorlar.

Transferin gerçekleşmesi için öne sürdükleri gerekçeler; Torres’in İspanya’yı özlemesi, Liverpool’un yaşadığı finansal problemler, Henry’nin kesin olarak ayrılacak olması ve beklentilerin altında kalan Ibra’ya gelen transfer teklifleri. Hatta 2003 yılında Rosell Laporta’nın yardımcısıyken Torres’i Atletico’dan almak istemiş ama o dönem transfer gerçekleşmemiş. Şimdi ise 50 milyon euroyu gözden çıkarmış.

Bu 3’lünün aynı takımda oynaması ayıp olur. Geçen sezonu 45 golle tamamlayan Messi, 28 golle tamamlayan Villa ve 22 golle tamamlayan Torres…

Premier League fikstürü

Dünya Kupası heyecanı bir yana Premier League’den bir haber. 14 Ağustos’ta başlayacak olan 2010-2011 sezonunun fikstürü belli oldu. İlk hafta iki bomba maç var. Liverpool-Arsenal ve Tottenham-Manchester City.

Şampiyon Chelsea ise ilk hafta evinde Premier League’in yeni ekibi West Bromwich Albion’ı ağırlayacak. West Brom teknik direktörü de Chelsea’nin eski oyuncularından Roberto Di Matteo. Kendisi adına ilginç bir başlangıç olacak. Chelsea demişken en zorlu rakipleri Manchester United ile ilk maçları 18 Aralık’ta Stamford Bridge’de.

Benitez’i yollayan Liverpool ise lige direk sert başlıyor. İlk maçın Arsenal’e karşı olduğunu belirttik. Sonraki hafta ise Manchester City deplasmanına gidiyorlar. Yeni hoca kim olacak? Nerelere transfer yapılacak? Gerrard ve Torres kalacak mı? Bunlar da bir belli olsun sonra Liverpool’umuzu ayrıca bir konuşuruz tabii.

İlk haftanın fikstürü şöyle;

Aston Villa v West Ham Blackburn v Everton Blackpool v Wigan Bolton v Fulham Chelsea v West Brom Liverpool v Arsenal Man Utd v Newcastle Sunderland v Birmingham Tottenham v Man City Wolverhampton v Stoke

Luca Toni serbest

Normal şartlarda sözleşmesi önümüzdeki sezon sonunda biten Luca Toni, Bayern Münich tarafından bugün serbest bırakıldı. Van Gaal göreve geldikten sonra Almanya’da problemler yaşayan Toni, geçen sezonun ikinci yarısını Roma’da kiralık geçirmişti. Toni yine Serie A’ya geri dönmek istiyor ancak bu yaz ismi bir çok takımla anılacaktır.

Bizim basında affetmez güzel hikayeler yazar. Mesela yarın Fener iknaya gider Galatasaray Stoch’un intikamını almak için devreye girer vs.

Bu arada Van Gaal’ın Toni’yi sezon başında silme hikayesi oldukça ilginç. Bir antreman sonrası tüm takım akşam yemeğine gidilmiş. Van Gaal konuşma yaparken Toni’nin yemek masasında uykusuzluktan gözleri kapanıyormuş. Durumu fark eden Van Gaal o gün takmış kafayı Toni’ye bir daha da affetmemiş.

Felipe Melo’nun oğlu Lineker

Brezilya Milli Takımıyla Güney Afrika’da bulunan Felipe Melo, yeni doğan oğluna Lineker ismini verdiğini açıklamış. Efsane İngiliz forvetin ismini çok beğendiğini söyleyen Melo ayrıca bununla da gurur duyuyormuş. Bir Brezilya’lının çocuğuna bir İngiliz efsanesinin ismini koyması başta bir garip geldi ama sonradan hatırladım ki daha da garibini duymuştum!

Trabzonspor’un orta saha oyuncusu Sezer Badur Sivasspor’da oynarken, Maldini’ye ve Kuran-ı Kerim’e olan hayranlığından dolayı oğluna Karim Maldini ismini koymuştu. Al sana garip!

Barcelona’da yeni başkan Rosell

Laporta’nın girmediği seçimlerde zafer %61 ile Sandro Rosell’in oldu. Laporta 2003 yılında Barcelona başkanı seçildiğinde Rossell 2 numaralı isimdi. Hatta Ronaldinho transferinde Brezilya’daki kontaklarını kullanarak Manchester United’a büyük çalım atmıştı. Daha sonra 2006 yılında Laporta ve Rosell’in araları açıldı ve yollar ayrıldı.

Laporta 30 Haziran’a kadar koltuğunda oturmaya devam edecek daha sonra başarı dolu başkanlık dönemine son noktayı koyacak. Yeni hedefi siyasete atılmak.

Liverpool 2010-2011

17 senelik forma sponsoru Carlsberg’e önümüzdeki sezon veda edecek olan Liverpool’un Standard Chartered sponsorluğundaki yeni sezon deplasman forması.

Carlsberg sonrası formada başka bir yazı görmek garip gelse de güzel olmuş formalar. Reina’nın mor kaleci kazağına ise bayıldım. Rafa da gitti yeni sayfa beyaz forma umarım uğurlu gelir.