Altın ayak 2011 adayları

Sadece 29 yaşın üstünde ve kişilikleri ile örnek olan başarılı futbolcuların aday gösterildiği Altın Ayak ödülünün bu seneki adayları belli oldu. 10 Ekim’de Monte Carlo’da sahibini bulacak ödül için bizler de şuradan oy verebiliyoruz. Ben Xavi’ye bastım mesela;)

Oylar için son gün 7 Ekim adaylar şu şekilde;

David Beckham, Gianluigi Buffon, Iker Casillas, Didier Drogba, Samuel Eto’o, Ryan Giggs, Raúl González, Javier Zanetti, Carles Puyol, Xavi Hernández.

Bu arada önceki kazananları listesi ise şöyle;

2003 Roberto Baggio 2004 Pavel Nedved 2005 Andrei Shevchenko 2006 Ronaldo 2007 Alessandro del Piero 2008 Roberto Carlos 2009 Ronaldinho 2010 Francesco Totti

Ronaldo’dan önce Ronaldo’dan sonra…

El Fenomeno bugün son kez Brezilya formasını giyiyor ve jübilesini yapıyor. Rakip Romanya. Maç TSİ sabaha karşı 03.50’de. Birileri hayrına yayınlasa da saat kurup uyansam,  “canlı gözlerle” izlediğim gelmiş geçmiş en iyi Brezilyalı’yı son bir kez daha alkışlasam.

Forever Fenomeno!

link: http://www.youtube.com/watch?v=SRJSgCd2Ydk

Yeni Chelsea müzesi

Galatasaraylı kardeşlerim Chelsea’den Drogba haberi bekleyedursun adamlar yeni müzelerinin açılışıyla filan meşgul. Stamford Bridge’ın altındaki 670 metrekarelik yeni müze dün hizmete girdi. Kulübün 100 yıllık tarihi burada. Kupalar, madalyalar, efsane isimlerin formaları, kramponları vs… Her kulübün müzesinde yer alan klasik parçalar.

Müzeyle ilgili en çok ilgimi çeken ve farklı gelen üç kısım ise enteresan. İlki “Adidas shooting gallery”. Belirli hedeflere şut çekip maksimum puanı almaya çalışıyorsunuz ve Chelsea müzesine siz de isminizi yazdırıyorsunuz. İkincisi ise interaktif bölüm. Chelsea’nin efsane maçlarını seçip izliyor ve oy veriyorsunuz. Bence en efsanesi bu diye. Üçüncü kısım ise baya keyifli. Özel bir video odasına giriyorsunuz ve 3 boyutlu olarak gerçek boyutta karşınıza iki Chelsea efsanesi Marcel Desailly ve Ron Harris çıkıyor. Size Stamford Bridge’de maç günü heyecanını yaşatıyorlar ve sizi selamlıyorlar.

Londra’da yaşayanlar veya tatile gidecek olanlar Chelsea taraftarı olmasalar da bir uğrasınlar derim. Enteresan bir deneyime benziyor. Hatta ilk olarak Londra bileti cebinde olan Hiddink gitsin imzayı orada atsın. 3 boyutlu odada interaktif imza olsun.

Alexis Sanchez mi Giuseppe Rossi mi?

Barcelona’nın transfer listesindeki iki isim.  Gönül ister ikisini birden almak ama maddi açıdan zor gibi. Daha defansa ve ortanın ortasına takviye lazım. Alexis Sanchez’i de çok beğeniyorum ama benim oyum La Liga’ya alışmış Rossi’ye. Villa’nın yerinde oynar, Pedro’nun yerinde oynar Villa sola geçer. Her şekil olur. Hem bu durumda önümüzdeki sezon çok şey beklediğim Afellay da daha çok oynama fırsatı bulur. Alexis ile rotasyona girmek zorunda kalırsa şansı azalır.

link: http://www.youtube.com/watch?v=1MXQe2jgmrg

Gökhan Töre Hamburg’da

Hamburg Jacopo Sala ve Michael Mancienne’den sonra Chelsea’den 3. transferini yaptı. Bu seferki isim bize çok yakın. Son Milli takım aday kadrosuna da çağrılan 19 yaşındaki ofansif orta saha  Gökhan Töre.

Köln doğumlu olan Gökhan Hamburg’a 3 senelik imza attı. Oldukça yetenekli bir isim olmasına rağmen Chelsea’de şans bulması zordu. Daha önceki Türk isimler gibi o da Bundesliga’da kendini gösterme fırsatı bulacaktır. Tercih son derece doğru. Sol ayağı ve güçlü fiziği en önemli artıları. Ayrıca bu transferde Hamburg sportif direktörü Frank Arnesen’nin payı çok büyük. Kendisi 2005-2010 yılları arasında Chelsea’de scout olarak görev yapıyordu. Gökhan’ı o zamanlardan gözüne kestirmiş anlaşılan.

Nuri gitti Hamit gitti bu sezon Bundesliga’da Gökhan Töre, Mehmet Ekici, Tunay Torun ve İlkay Gündoğan gibi isimleri takipteyiz. Şansları bol olsun.

 

Valentino Rossi’nin Xavi hayranlığı

Xavi dün Catanlunya GP’yi izlemek üzere yarış pistindeymiş. Yarış bitiminde pilotları tebrik etmek için pit alanına giren Xavi tek tek pilotları tebrik ederken Valentino Rossi ile karşılaşmasında ilginç bir olay yaşanmış. İtalyan pilot Xavi’yi görür görmez yere eğilmiş ve iki kere Xavi’nin ayağını öpmüş. Hayranlık belirtisini birazcık abartmış mı ne:)

Bu arada bugün Opta’da okuduğum bir istatistik. Bu sezon Şampiyonlar Liginde toplam 953 dakika sahada kalan Xavi hiç faul yapmamış. Çok temiz.