Kelepçe

Sampdoria maçında takımı 9 kişi kalınca saha kenarında kendinden geçen Jose, elimizi kolumuzu bağlıyorlar ayağına kelepçe hareketi yapınca İtalya futbol federasyonundan 35.000 euro para cezası ve 3 maç ceza aldı. Rahatsızdır Mourinho; bu cezaya sessiz kalmaz yine atar tutar sağa sola…

Bu arada maçta kırmızı kart gören Samuel ve Cordoba otomatikman 1’er maç ceza alırken oyundan çıkarken hakeme hakaret eden Muntari ve soyunma odası koridorlarlarında Sampdoria’lı futbolculara saldıran Cambiasso 2’şer maç ceza aldılar.

31 Aralık 2011

Blogda gerçek Ronaldo’dan bahsederken hep şişmanaldo filan derim ama çok severim kendisini. Gelmiş geçmiş en iyi Brezilyalı’dır bana göre. Özellikle Barcelona ve Inter formalarıyla orta sahadan topu alıp uzayışları ve harika bitirişleri unutulmazdır.

Şimdilerde fazla kilolarıyla memleketi Brezilya’da Corinthians için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor hatta kilo verip son kez Dünya Kupası görmeyi çok istiyor. Efsanenin son hayali gerçekleşir mi gerçekleşmez mi bilemem ama bildiğim tek şey gerçek Ronaldo’yu 22 ay daha izleyeceğimiz.

Ronaldo 31 Aralık 2011’de Corinthians ile olan sözleşmesi bitince futbolu bırakacağını açıkladı. Keşke o dizindeki defalarca tekrarlayan sakatlık belaları olmasaydı da kiloları alıp Brezilya’ya erken dönmeseydi. İlerleyen yaşına rağmen Avrupa’da bizlere daha yakın olsaydı…

Fener harakiriye geçti

Şampiyon takımların bir özelliği vardır. Karşısındaki takımı maça ortak bile etmeden tüketirler. Evlerinde iki farkla öne geçince, karşılarındaki takıma göz dahi açtırmazlar. Bu sezon defalarca gördüğümüz gibi Fenerbahçe ne yazık ki bunu yapamıyor. Hatta yapamadığı gibi bu akşam harakirinin daniskasını yapıyor.

Forveti atamıyor, transferleri sakatlanıyor, defansı saçma sapan hatalar yapıyor, hocası oyuna müdahele etmiyor, taraftarı futbolcu ağlatıyor, yönetimi kadroyu yeterli bulup transfer yapmıyor. Hal böyle olunca da ne köy oluyor, ne kasaba oluyor. Şampiyonluğa gidiyorum diyorsun, 5 maçtır kazanamıyorsun.

Bu akşam canını dişine takan Emre’ye, ilk yarıda harika oynayan Alex’e bir taraftar olarak teşekkür ediyor ama görünen köyün kılavuz istemediğini de üstüne basa basa söylüyorum. Bu takım Lille maçını da kaybederse kolay kolay kafasını bir daha kaldıramaz.

Bursaspor’u ve Ertuğrul Sağlam’ı tebrik ediyorum. Yolları açık olsun.

Keyfim kaçık, kısa kesiyorum.

Takımı strese sokmamak için maça gelmemek?

Hafta başından beri başkanın bu maça gelmeye imtina ettiğini biliyorduk. Başkan gelerek maça ekstra bir önem verildiği yorumunun yapılmasını istemiyor. Sonuçta bu maçta alınacak 3 puanın, diğer maçlarda alınacak 3 puandan farkı yok. Bu yüzden takımı strese sokmamak için gelmemiştir

Beşiktaş Basın Sözcüsü Mete Düren

Madrid yorgunu

Başlık hem benim için hem de Galatasaray için aynı anlamı ifade ediyor. Madrid’den geldikten 1 saat sonra derbiyi izlemek için televizyonun karşısına oturdum. Galatasaraylı futbolcular da 3 gün önceki zorlu Atletico Madrid mücadelesinden sonra sahadalardı. Takımdaki yorgunluk özellikle ilk yarıdaki şaşkın futboldan belliydi.

Madrid’den özellikle ikinci yarıda oynaması gerektiği gibi oynayarak avantajlı skoru alan Galatasaray için derbide yenilmemek çok önemliydi. Bu kısıtlı kadroyla 2 maçta da nasıl oynaması gerekiyorsa öyle oynayarak yenilgisiz çıktık. Özellikle derbinin ilk yarısını beraberlikle atlatınca 3 puan bile gelebilir dedim ama son 10 dakika dayanamadık. Neo Leo Franco’nun topu yere doğru yumruklayası geldi. Gerçi Beşiktaş’ın ilk yarıda oynadığı futbolun da hakkını vermek lazım. Eğer bu maçta bir taraf 3 puanı hakettiyse o Beşiktaş’tı denebilir ancak Galatasaray da üst üste oynadığı zorlu maçlarda ortaya koyduğu mücadeleyle alkışı hakediyor.

Beşiktaş derbisinin ardından Atletico ile oynayacağımız rövanş maçında eğer turu geçersek ki bence kesinlikle geçeceğiz, önümüz açık. Jo’nun sakatlıktan kurtulmuş olması, Kewell ve Baros’un mart ayının 2. yarısında takıma katılacak olmalarıyla beraber uzun zamandır beklediğimiz ivmeyi yakalayacağız.

Madrid ile ilgili izlenimleri, videoları ve fotoğrafları zaman içinde paylaşacağım. Ancak maç öncesi ve maç sırasında yaşadığımız çirkinliklerden kısaca bahsetmek istiyorum. İspanyol polisinin bizlere yaptığı terörist muamelesi, tribünlerde açılan pkk bayrakları ve yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz “Türkiye Avrupa değildir” pankartı sinirlerimizi çok gerdi. Tüm yaşananlara rağmen olayların büyümemesi Galatasaray taraftarının sağduyusu sayesindedir. Şahsen sakin bir adam olan ben bile maç öncesi yapılan üst aramasında polise saldırmamak için kendimi zor tuttum. Afedersiniz ama kıyafetimin içine el sokularak dokunulmayan yerim kalmadı(!)

Eğer bunları yapanlar kendilerini Avrupalı zannediyorlarsa aynen devam etsinler. Zamanı gelince biz yine gider oraların kralı oluruz. O zaman kim Avrupalı kim değil daha iyi anlarlar.

*Bu arada fotoğrafı Madrid günlerini beraber geçirdiğimiz Emir Ko’nun yakaladığını belirteyim.

Fener gecenin golüyle avantajlı

Fenerbahçe Lille deplasmanında 2-1 mağlup oldu ama oynadığı oyunun karşılığında bunu elde edebilmesi bence iyidir. Maçın hemen başında Volkan, Arsenal kalecisi Fabianski’ye özenip sıfıra yakın çaprazdan çok basit bir gol yedi. Nooluyo lan? derken, noolduğunu sen de 40, ben diyeyim 45 metreden attığı gol ile Vederson gösterdi. Bu arada iyileşti, iyileşmedi derken meğersem Lugano iyileşmemiş. 10. dakikada çıkmak zorunda kaldı. Umarım sakatlığı daha kötü olmamıştır. İlk yarı Lille oynadı, Fener baktı ama bir pozisyon var ki…

Guiza tam One Way Ticket adam. Giden top geri dönmüyor, heba olup gidiyor. Alex’in harika getirdiği topta hadi kaleye vurmadın, pas vermeyi seçtin, o nasıl pas be? Bana kimse bir daha Guiza falan demesin.

İkinci yarıda da değişen pek birşey yoktu. Lille oynadı, karşılarında Emre ve Gökhan savaştı. Alex yine aralara altın paslarını attı ama attığı adam Guiza olunca zırt tabi. Sörfçü Deniz’in bir an asist yapası geldi, kafa ile Frau’nun önüne indirdi. Frau da affetmedi tabii. 2-1 avantajlı skor. Hele bu oyuna.

Emre açık ara sahanın en iyisiydi. Maçın sonunda sanırım Alex’in de kasığı sakatlandı. 2-1 avantajlı skor diyoruz ama Alex ve Lugano’yu uzun süre kaybettiysek, geçmiş olsun. Guiza denyosu kendi kendine oynar artık.

¡Hola! Madrid

Galatasaraylı’sı Fenerbahçeli’si hepimize Avrupa’da bol şans! Pazartesi günü Galatasaray – Beşiktaş derbisinin ardından güzel anılarla birlikte görüşmek üzere…

Bu arada derbi demişken o bilet fiyatlarının durumu nedir öyle? Tüpe zam mı gelmiş?

Yeni açık: 75,00 TL – Eski açık: 75,00 TL Kapalı alt: 200,00 TL – Kapalı üst 250,00 TL Numaralı kenar: 225,00 TL – Numaralı orta: 250,00 TL VIP alt A-F: 250,00 TL – VIP alt B-E: 320,00 TL – VIP alt C-D: 400,00 TL VIP üst A-F: 450,00 TL- VIP üst B-E: 550,00 TL

2-1’in laneti

La Liga’daki ilk mağlubiyetini pazar günü Atletico Madrid’den 2-1’lik skorla alan Barcelona, bu sezon diğer kupalardaki 2 yenilgisini de 2-1’lik skorlarla almıştı.

Sezonun ilk mağlubiyeti Şampiyonlar Liginde Rubin Kazan karşısında 2-1’lik skorla alınmıştı. Hatta Rubin’in galibiyet golü de bizim Gökdeniz’den gelmişti. İspanya Kral Kupası ilk maçında ise yine 2-1’lik skorla Sevilla’ya mağlup olmuştu Barcelona.

Bu arada geçen hafta defansta yaşanan sakat ve cezalı futbolcu sıkıntısı bu hafta da orta sahada yaşanıyor. Toure ve Keita’dan sonra Xavi’nin de 2 hafta sahalardan uzak kalacağı açıklandı. Galatasaray sağlık kurulu Barcelona’ya mı bulaştı nedir?