Bugün İspanya’da Copa Del Rey kuraları çekildi. Barcelona’nın rakibi Osasuna, Real Madrid’in rakibi ise Malaga oldu. Tabii hiç bir maç oynanmadan kazanılmaz ancak Barcelona ve Real Madrid eğer rakiplerini elerlerse ki büyük ihtimal elerler, çeyrek finalde birbirleriyle karşılaşıyorlar.
Muhtemel Copa Del Rey El Clasico tarihleri 18 ve 25 Ocak. İlk maç Bernabeu’da. Jose düşünmeye başlasın, şans(!) yine Barcelona ile olabilir.
Dediğim gibi tıpkı geçen sezonki gibi geleneksel El Clasico şenlikleri başlıyor. Bu sefer 2012’nin hemen ilk ayında… Şampiyonlar Liginde de denk gelirler. Ee zaten ligde de bir maç olacak. Sabah akşam, her mevsim El Clasico.
Ajax-AZ Alkmaar maçında AZ kalecisi Esteban Alvarado’ya saldıran taraftar sonrasında fena dayak yemiş. Ancak hakem kaleci Alvarado’ya attığı dayak yüzünden kırmızı kart göstermiş. Kendisi olsa ne yapardı acaba? Manyağın biri sana doğru geliyor, kim olsa girişir…
Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Liginde 2. tur kuraları bugün İsviçre’nin Nyon kentinde çekildi. Maçların oynanmasına yaklaşık 2 ay var. Şimdiden yorum yapmak pek de akılcı değil diye düşünüyorum, o dönemki performanslar ve sakatlıklar şu andan çok farklı olabilir ancak tabii ki favoriler de var.
Lyon baştan bir ballı diyelim. Napoli-Chelsea eşleşmesinde kalpler Napoli ile… Milan-Arsenal en güzel eşleşme. Çatır çatır maç olur. Bayern şimdiden turu geçti. Leverkusen ve CSKA kuranın şanssız çifti. Zenit-Benfica tam dişe diş. Yarın karşılaşsalar Benfica derim ama 2 ay sonra hiç belli olmaz. Marsilya-Inter eşleşmesi için de yarın oynasalar Inter’in işi zor derim ama toparlanma sürecine girdiler ve 2 ay sonra çok daha iyi olabilirler.
Temsilcilerimize gelmeden evvel Ajax-Manchester United ve Porto-Manchester City kuralarını daha kafadan çeken arkadaşı tebrik etmek istiyorum. Şaka gibi. Manchester şehri her iki eşleşmeden de çıkar gibi.
Trabzon’nun PSV karşısında işi çok zor. Sistemli tıkır tıkır oynayan ekiplere karşı ülke futbolumuzun genel bir sıkıntısı var. Trabzon eğer PSV’yi geçerse rakip Stoke City-Valencia galibi. Daha da zoru yani…
Braga’yı çeken Beşiktaş’ın işinin de genel görüşün aksine çok da kolay olmadığını düşünüyorum. Geçen sezonun UEFA finalisti, belki geçen sezonki kadar iyi değil ancak hiç de boş bir takım değil. Özellikle defansif açıdan çok iyiler. Şimdiden bunları eleriz, Lazio-Atletico eşleşmesinden Lazio gelsin, tribün görsünler demek için erken.
Bu arada aşağıda da kuradan bir an var. Porto’nun rakibi olacak Manchester City’nin topu açılmıyor. Ee yani haksız da değil hani. Daha ilk turdan ne oluyoruz:)
Valdes saçmaladı, Messi toparlayıp Alexis’e sundu. O ara 3’lü defans geldi, top Barcelona’da kaldı. Xavi’nin 600. maç şansı işin şeklini değiştirdi. 3 oldu, 4-5 kaçtı. Iniesta fena ince yaptı.
Bu arada Ronaldo dün akşam neredeydi? Sahada olmadığı kesin. Gören, duyan..? Bir de sol bek diye dünya para verilerek alınan ancak sezon başından beri merkezde oynayan hemşeri torpillisi Coentrao’nun sağ bekte ne işi vardı?
Aylardan daha Aralık. Büyütülecek bir şey yok. 1 maçı eksik Real 3 puanı alır, liderliğini devam ettiririr. La Liga liderlik köprüsünün altından daha çok sular akar. Puan kayıpları olur. 9 puan fark olursa iş biter filan hikaye, favori değişse bile El Clasico’da son yılların klasik sonucu yine değişmiyor.
Şimdi istikamet Japonya. Bernabeu’dan alınmış alışılmış bir Real galibiyetinin moraliyle alınacak bir Dünya Kulüpler Kupası var.
Maç öncesi çok iddialı olan Madridli dostlar için sevgi sözcüklerimi Pazartesi günkü Podcast’e saklıyorum:) Bilginize.