Barcelona vs. Chelsea

2004-2005 sezonunda Chelsea’nin Barcelona’yı Londra’da 4-2 yenerek elediği maçı hala unutamam. O maçla ilgili hatırladığım en net sahne de Ronaldinho’nun ceza yayından attığı muhteşem gol. Televizyon başında bir süre ne olduğunu anlayamamıştık.

Sene oldu 2009, iki dev bu sefer Camp Nou‘da karşılaşıyorlar. Rövanş haftaya Stamford Bridge‘de. Barcelona bu sezon uzay futbolu oynuyor. Chelsea ise Hiddink‘le Premier League hedefinden uzaklaştı artık tutunacakları tek dal Şampiyonlar ligi. Kütür kütür maç olacak bu akşam. Muhtemel 11’ler şöyle;

Barcelona Valdes, Dani Alves, Puyol, Marquez, Abidal, Keita, Xavi, İniesta, Messi, Henry, Eto’o

Chelsea Cech, Bosingwa, Terry, Alex, Ashley Cole, Essien, Lampard, Ballack, Malouda, Anelka, Drogba

Bu arada dikkatimi çeken bir şey var. İddaa’nın bu maç için Barcelona’ya verdiği oran 1,50. Tamam Barca favori ama o kadar da değil yani. Zaten iddaa oynayınca şans oyunu, internetten bahis oynayınca kumar oluyor. Tekel’in böylesi…

Maçtan sonra disko

“Maçtan sonra disko, otelde kumar var, şampiyonluk gitti, aferin çocuklar…”, şahsen bu tezahüratı tribünlerde duymayalı yıllar oldu ama yakında yine duyacağız galiba. Fenerli futbolcuların bir kısmı Sivas’ta oynadıkları kupa maçı sonrası gece bir barda eğlenmişler.

Ben futbolcularında gece hayatı olmasına destek verenlerdenim. Sonuçta genç çocuklar, onların da hakkı ama zamanlama ve eğlenme şekli önemli kriterler. Kötü geçirdiğin bir sezonda 3 gün sonra maçın varken eller havaya yapmamak, bir de eller havaya yaparken tartışma çıkarıp milletin ağzına sakız olmamak lazım diye düşünüyorum. Aklıma gelmişken, Arda da istisnasız her salı Nişantaşı Longtable’daki partilerden eksik olmuyor, Galatasaray’ın çarşamba günü sabah idmanı yok heralde…

Bu arada geçen hafta barda tartışmayı yaşayanlar arasında Volkan Demirel de varmış. Çok şaşırdım açıkcası zaten kendisi de bugün böyle bir olaya karışmadığına dair açıklama yapmış. Volkan’ın yalanı yoktur delikanlı çocuktur!  Derler ya adı çıkmış 9’a inmez 8’e…