Wolfsburg belki büyük takım değil ama senden iyi takım hocam

Mustafa Denizli maçtan 1 gün önce “Wolfsburg büyük takım değil ama iyi takım”, maçtan 3 gün önce ise “biz Wolfsburg’u burada yeneceğiz” demişti.

Bu işlerin lafla olmadığı bu akşam görüldü. Sahaya çıkacaksın yeneceksin sonra “iyi bir takımı yendik” diyeceksin. Bak Almanlara çıktılar çatır çatır top oynayıp 3 atıp gittiler. Senin takımındaki Almanlardan bir tanesi Ernst, maç öncesi motoru bozmuş kadrodan çıkarılmış diğeri Fink ise, sahada ama keşke bu da motoru bozsa da oynamasa dedirtecek bir performans sergiliyor. Takımın diğer elemanlarına girişmiyorum bile. Serdar Özkan, Uğur İnceman diye bir başlasam sonu gelmez.

CSKA Moskova da Manchester’dan puanla döndü. Bundan sonra Avrupa’da devam etmek için işin çok zor Mustafa hocam çok. Rakip iyi mi kötü mü diyeceğine ben nasıl daha iyi olurum diye düşünsen daha iyi olacak sanki…

Özlemişiz be Dinho

Bu sabah Milan – Parma maçının tekrarını izleme fırsatı buldum. Milan’ın halini bilmeyen yok. Her maç öncesi papatya falı gibi; kazanır-kazanamaz. Parma maçında goller Borriello‘dan geldi, Milan 2-0 yendi ancak maçı izlerken sol çizgide eski günlerini hatırlatan Ronaldinho’dan büyük keyif aldım. Maç içindeki klas hareketleri, istekli oyunu ve Borriello’ya yaptığı 2 asist harikaydı.

Messi‘ler, Ronaldo‘lar yokken Ronaldinho’yu izlerdik ne topçu be derdik. Hala yaşıyormuş. Aynen devam Dinho, özlemişiz seni.

Kurtarıcı Higuain

Bir alttaki postta Higuain’in dün akşam Pellegrini’yi kurtardığından bahsetmiştim. Real Madrid’in resmi yayın organı gibi olan Marca’da aynı konuya dikkat çekerken Barcelona’nın Osasuna deplasmanında takılmasına kenarda küçücük ve ezercesine yer vermeyi tercih etmiş. Ayar oluyorum sana Marca yaşasın Katalunya!