Yolcu yolunda gerek

Mesut Özil transferinin ardından kadrosundaki futbolcu sayısı 26 olan Real Madrid’de şimdi satış zamanı. Mourinho’nun yeni sezonda kadroda 25 futbolcu bulundurma hakkı olmasına rağmen 23 futbolcuyla yola devam edeceği İspanyol basınının iddiası.

Gidecekler içinse 4 aday ortaya çıkmış durumda. Bu isimler Van der Vaart, Diarra, Drenthe ve Lass. Diarra ve Drenthe’nin gidişleri kesin gibi Mourinho kadroda düşünmüyor. Van der Vaart ve Lass konusunda ise kararsız.

Kaka’nın sakat olduğu dönemde Van der Vaart’ı Mesut ile rotasyonda kullanabilir ancak yeni transfer genç yetenek Canales‘in önünü kesmek istemiyor. Bir de yine orada kullanabileceği Granero var. Lass ise ilk 11’de düşünmediği bir isim. O bölgedeki ilk tercihleri Khedira ve Xabi Alonso. Aynı bölge için bir de Gago var ama Lass’ı gönderip yedek olarak tek ona kalmak mantıklı değil ki Lass’ı her türlü Gago’ya tercih ederim.

Bu durumda Van der Vaart gidecek 3. isim gibi duruyor. Severiz Van der Vaart’ı. Gönül ister oynadığı takımda her maç ilk 11 olsun. Solla uzaktan yoklasın, aralara ince ince atsın…

3 saatte 3.000 forma

Sürpriz bir şekilde Manchester City’den Craig Bellamy’i kiralayan Cardiff City’de forma satışları patlamış durumda. Kulüp 3 saat içinde 3000 adet 39 numaralı Bellamy forması satmış.

Ancak enteresan bir durum var. 3 saatin ardından “Y” harfleri ve “9” numaralar tükenmiş. Taraftların bir kısmı “3 Bellam” yazılı forma almak zorunda kalmış. Aslında yalan da değil bella gibi adam Bellamy.

Bernabeu’daki 8. Alman

Günter Netzer (1973-1976): 85 maç – 9 gol – Paul Breitner (1974-1977): 84 maç – 9 gol – Uli Stielike (1977-1985): 215 maç – 41 gol – Bernd Schuster (1988-1990): 61 maç – 13 gol – Bodo Illgner (1996-2001): 91 maç – Christoph Metzelder (2007-2010): 23 maç – Sami Khedira (2010) – Mesut Özil (2010)

Dedik ya umrunda değildir diye…

Fransa Futbol Federasyonu disiplin komitesi tarafından 18 maç cezaya çarptırılan Anelka dün de tahmin ettiğimiz üzere rahat. Karar umrunda değil;

“Maviler için tekrar oynamak istediğimi kim söyledi ki zaten? Güney Afrika’nın ardından Fransa Milli takımı benim için geçmişte kalmıştır. Bu kararı alan komite de başlı başına bir saçmalık. Palyaçodan farksızlar kahkahalarım ikiye katlandı. Ben her hafta maviler için oynuyorum zaten. Bu benim için yeter de artar bile…”

İsmi Türk Mesut Özil

Dün Mesut Özil’in Real Madrid’e transferini yazarken “kendini Türk hissetmese bile ismi Türk olan birini Real Madrid formasıyla izleyecek olmak heyecan verici” demiştim. Ama etrafıma baktığım zaman Real Madrid’de bir Türk forma giyecek rüzgarı esiyor.

Bir kere birşeyi ortaya koyalım. Bu adamın anası babası Türk olsa bile kendi değil. Evet ismi Türk ama Almanya’da doğmuş, büyümüş, eğitimini almış, oranın ekmeğini yemiş ve belki de hayatı boyunca bu topraklara ayak basmamış. Kariyerini düşünmüş Almanya Milli takımını seçmiş ve bu karar sayesinde bugün Real Madrid’in futbolcusu olmuş. Sakın yanlış anlaşılmasın Almanya’yı seçmesi de kesinlikle haklı ve doğru. Türkiye Milli Takımını seçmiş olsa şu an hala Werder Bremen’de oynuyordu. Almanya ile Güney Afrika’da vitrine çıktı biz Türkler ise uzaktan izledik. Hatta çoğunluk Almanya’yı bizim Türk taşıyor diye züğürt tesellisiyle takıldı.

Mesela Alman futbol takımından başka bir örnek Polonya asıllı Alman Podolski. Başarılarıyla Polonya’lılar ne kadar gurur duyuyor? Ya da zamanında Bayern’e transfer olduğunda Bayern’de bir Polonya’lı diye kendinden geçtiler mi? Hiç zannetmiyorum.

Bir de bırakılım Türk Milli takımını ve zamanında Mesut’un tercihini değiştiremeyen Fatih Terim’i suçlamayı. Mesut hayatı boyunca kültürüyle yetiştiği Almanya’yı tercih etti. İsminin ne olduğu önemli değil o bir Alman.

İsyankarların cezaları belli oldu

Fransa Futbol Federasyonu disiplin komitesi bugün yaptığı toplantı sonrası Dünya Kupası isyankarlarının cezalarını belirledi.

Cezalardan en fana çarpılan isim Anelka. 18 maç! Umrunda mıdır? Bence değildir. Kaptan Evra’nın cezası ise 5 maç. Ribery ve Toulalan ise ucuz kurtulanlardan. Ribery 3 Toulalan 1 maç. Abidal ise suçsuz bulunarak ceza almamış.

Bu arada Evra, Abidal ve Toulalan toplantıya katılırken Ribery Bayern Münich bırakmadığı için avukatını yollamış. Anelka’dan ise ses yok. Dedik ya umrunda değil…

Mesut Özil Real Madrid’de

İspanyol basını kaç gündür Almanlara baskıyı yapıyordu zaten. Transfer bitti bitecek derken Real Madrid yarın oynanacak olan Werder Bremen-Sampdoria Şampiyonlar Ligi ön eleme maçından önce Mesut’u bitirdi.

Bonservis bedeli 15 milyon euro. Sözleşmesi önümüzdeki sezon bitmeyecek olsa elbet çok daha fazla ederdi. Bedava gitme ihtimali yüzünden Bremen’in eli güçsüz kaldı. Mesut da gitmek istiyorum deyince öyle ya da böyle Real Madrid’le anlaştılar.

Mesut’un 6 senelik sözleşme imzalayacağı ve senelik 5 milyon euro alacağı söyleniyor. Çok iyi rakam! Kendini Türk hissetmese de adı Türk olan birini Real Madrid formasıyla izleyecek olmak heyecan verici.

City’de hareketli saatler

Manchester City’de transfer gelişmesiz dakika geçmiyor. Bugün yine hareketliler.

Kaç zamandır peşinden koştukları James Milner’ı bitirmek üzereler. Milner’ın bu akşamüstü sağlık kontrolünden geçeceği söyleniyor. İngiliz basınına göre bu transferin bedeli 26 milyon pound + Stephen Ireland.  Eğer doğruysa insaf demek istiyorum. Milner iyidir, güzeldir, iş yapar ama para Arapların bu kadar mı umrunda değil?

Bir diğer gelişme ise bozuk Galli Bellamy‘nin takımdan ayrılması. Kulüp resmi açıklamayı yaptı.  Ayrılması olasıydı ancak Championship takımlarından Cardiff City’e kiralık gidiyor olması büyük sürpriz. Premier League’den teklifler varken bir alt ligde mücadele etmeyi kabul etmesi ilginç. Gerçi vardır illa bir hesabı…

City için şimdi sırada Robinho‘nun satışı var. Dedikodular havada uçuşuyor Beşiktaş’lılar geceleri uykusuz geçiriyor. Şimdilik hiç bulaşmıyorum sonra başımıza dert almayalım.

Nesta’nın eli

Nesta’yı en son ne zaman sahada gördüm hatırlamıyorum bile. Çok severiz o ayrı ama yaş da 34 oldu artık yavaş yavaş sonuna geliyor. Bu sezon Milan kadrosunun bankosu olması da zor. Thiago Silva, Onyewu ve Genoa’dan gelen Papastathopoulos çok kaliteli isimler.

Zaten Nesta yine sakat. Geçen hafta oynanan TIM Cup maçlarında eli kırılmış ve ameliyat olmuş. Gerçi bu sefer sakatlığı kısa sürecekmiş ama arkadaşın eliyle ilgili bir problemi olduğu kesin. Yanlış hatırlamıyorsam 3 sene önce Play Station oynamaktan baş parmağında sorun çıkmış ve geçirdiği ameliyat sonrası uzun süre sahalardan uzak kalmıştı.

Şimdiki sakatlığı Play Station sevdasını da sekteye uğratacak işin kötüsü. Cannavaro-Nesta tandemi yapıp eski günlerini anmaya bi süre ara verecek maalesef…