
Kamerun Milli Takımında bulunan Eto’o, Puma ve Birleşmiş Milletlerin ortaklaşa organize ettiği bir basın toplantısına katılmış. Kendisinin yokluğunda Inter’in Pandev’i transfer ettiği haberini almış da mı bu pozu vermiş acaba:)

Kamerun Milli Takımında bulunan Eto’o, Puma ve Birleşmiş Milletlerin ortaklaşa organize ettiği bir basın toplantısına katılmış. Kendisinin yokluğunda Inter’in Pandev’i transfer ettiği haberini almış da mı bu pozu vermiş acaba:)
“Baros ve Elano ile bir gece dışarı çıktık. Baros böyle dans etmiş. Görmedim ama Elano anlatmıştı. Gol atınca spontane olarak bu dansı yaparak, onu özlediğimizi gösterdik”
Harry Kewell
link: http://www.dailymotion.com/video/xbrdnf_kewellelano-celebration_sport
Fulham forveti Clint Dempsey’nin dün akşam Stoke City’e attığı gol mağlubiyeti önleyemese de harikaydı.
Geçtiğimiz aylar içerisinde Sony’nin FIFA ile yaptığı anlaşma sonucu 2010 Dünya Kupası’nın bazı maçlarının 7 şehirde (Berlin, Londra, Mexico City, Paris, Rio De Janeiro, Roma, ve Sidney) halka açık olarak üç boyutlu olarak yayınlanacağı duyurulmuştu. Şimdi ise ESPN, bu yaz bütün bu maçları yeni açacakları ESPN 3D kanalından yayınlayacağını duyurdu.
Sevin, sevmeyin 2010 3D’nin yılı olacak. Sony ve Panasonic ciddi şekilde bu teknolojinin arkasındalar ve bu teknolojiyi evlerimize sokabilmek için büyük uğraş veriyorlar. HD Ready, Full HD derken, şimdi sırada 3D Ready televizyonlar var. HDMI spesifikasyonunun 1.4‘e genişletilmesiyle birlikte Blu-Ray diskler ile üç boyutlu filmler de evimize gelecek. Tahminim Avatar‘ın Blu-Ray’de çıkması ve üç boyutlu oyunların piyasaya sürülmesiyle bu iş patlar. PS3’ünüz varsa bir güncellemeyle işiniz tamam olacak ama TV’nin değişmesi lazım. Şimdiden biriktirmeye başlayın.
Eğer Avatar’ı görüp bayılanlardansanız–ben hastasıyım–, size şimdiden üç boyutlu futbolun muhteşem ötesi olacağına garanti veririm. HD yayınlarda film ve dizilere oranla, belgeseller ve canlı spor karşılaşmaları çok daha wow! dedirtiyor insana. Aynısının 3D’de de olacağına, hatta daha bile etkili olacağına hiç şüphe yok.
Peki ülkemizde ne olur? 2010 Dünya Kupası’nın yayın hakları TRT’nin elinde. TRT 2009 sonunda HD yayına geçecekti ama son takvime baktığımda 2010 yılındaydık. Genel olarak TRT’nin bilimum spor yayınlarındaki kalitesi yerlerde sürünürken, bu yaz 3D’yi geçtim doğru düzgün HD yayın olması için dua edelim. Şampiyonlar Ligi ve UEFA Europa Ligi maçları ülkemizde daha bu sezon HD yayınlanmaya başlamışken, biz ancak 2014 Dünya Kupası’nı üç boyutlu olarak seyrederiz.
Dünya’nın en iyisini bekletmeyin…
Bi’ adam daha sempatik olabilir mi arkadaş? Bi’ de sözde rakibine bakınız!

Şişmanaldo’yu severiz. İlk piyasaya çıktığı dönemde özellikle Barcelona ve Inter’de izlemeye doyamazdık. Daha sonra en bela futbolcu sakatlığı diz bağları Ronaldo’ya bulaşınca işin tadı kaçtı. Inter’den sonra Real Madrid’e gitti ama hiç bir zaman eskisi gibi olamadı.
Tekrarlayan diz sakatlıkları ve ardından yokuş aşağı giden bir kariyer. Alınan kilolar ve şu anda Brezilya’da eski günlere dönme çabaları…
Bu sezon 38 maçta Corinthians forması giyen ve 2 kupa kaldıran Ronaldo’nun son isteği 2010 Dünya Kupasında Brezilya Milli takım forması giyebilmek. Bunun içinde ilk yapması gereken o göbeği eritmek. Ronaldo’nun 3 basamaklı kilolarda takıldığı hatta son 3 senedir 106 ile 101 kilo arasında gidip geldiği söyleniyor. Bu kadar kiloyu o dizler hala nasıl taşıyor o da enteresan tabii.
Herneyse, Ronaldo Brezilya’da sezonun sona ermesiyle kilo vermeyi kafaya takmış ve askeri profesyonellerden yardım almaya başlamış. Disiplinli bir şekilde antreman yapıp, yediklerine dikkat edecek olacak Ronaldo ayrıca psikolojik yardım da alacakmış. Hedef 90 kilo. Ardından da Dunga’nın gözüne girmeye bakacak Ronaldo.
Ancak kendisine bir uyarı. Roberto Carlos kendisini çok özledi diye yanına gitti. Konsantrasyonu bozmasın, saha dışında fazla takılmasınlar.

The Guardian fotoğraf galerisinin bu seferki kurbanı sezonun en fos transferi Liverpool’un İtalyan orta saha oyuncusu Alberto Aquilani. Hala inanamıyorum şu adama 20 milyon sayıldığına… Neyse galerinin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Goran Pandev’in Lazio’dan tazminat alarak ayrılışından ve taraftara vedasından daha önce bahsetmiştim.
Makedon forvet bugün Inter’le 4 yıllık sözleşme imzalayarak antremana çıktı. Inter’de 27 numaralı formayı giyecek olan Pandev’in basın karşında tanıtımı ise 6 Ocak’ta oynanacak olan Chievo maçından sonra.
Pandev Afrika Uluslar kupasına giden Eto’o‘nun yokluğunu kapatabilir mi? Milito‘yla iyi bir ikili olabilir mi? Bu soruların cevabı için biraz beklemek lazım. Çünkü 4 aydır takımdan ayrı tek başına çalışan ve maç oynamayan bir futbolcudan hemen bir şeyler beklemek insafsızlık olur.

Transfer zaten resmen bitmiş ve imzalar haftalar öncesinde atılmıştı. Bugün ise basın karşısında bir tören yapılmış. Roberto Carlos 15 sene sonra Brezilya’da top koşturacak. Şişmanaldo‘yla Corinthians’da eski günleri anacaklar.
Bu arada son birkaç gündür basında Roberto Carlos’un açıklamalarını okuyoruz. Carlos hakikaten uzaktan sert vuruyor. Bir ara ona da değinmek lazım sanki…

Roman Abramovich 2004 yılında 801 milyon euroya Chelsea’nin sahibi olmuştu. 5 yıl içinde futbolcu transferlerine ve kovduğu menajer tazminatları için toplam 440 milyon euro harcayan Abramovich, sadece Scolari ve Mourinho’nun tazminatı için 40 milyon euro ödedi.
5 yıl önce 157 milyon euro borcu olan Chelsea’nin astronomik transferlere ve harcanan büyük paralara rağmen bugünkü borçu Abramovich sayesinde oldukça düşmüş durumda;
2004/2005 – 157.900.000 € 2005/2006 – 90.500.000 € 2006/2007 – 83.500.000 € 2007/2008 – 74.100.000 € 2008/2009 – 50.100.000 €
5 yıl içinde yaklaşık 107 milyon borç temizlemiş Roman Abramovich. Özellikle takımı aldığı ilk sene yaptığı pahalı transferleri düşününce borçlarda 67 milyon euroyu temizlemiş olması enteresan. Aslında ne enteresanı ya baba Rus milyarderi basıyo’ parayı oyuncu alıyo’, borç kapatıyo’… Real time Football Manager.