La Liga’da en çok forma giyen 2. futbolcu; Raul

Dün Real Madrid’in deplasmanda Valladolid’i 4-1 yendiği maçta sonradan oyuna giren Raul, 544 maçla La La Liga tarihinin en çok forma giyen 2. futbolcusu oldu. Şimdi önünde 622 maçla efsane kaleci Zubizarreta kaldı. Yani 78 maç daha. Kontratı 2011 haziranda bitiyor Raul’un ama bu sezon sonunda Amerika’ya transfer olacağı ciddi biçimde konuşuluyor. Bu rekoru kırması Amerika’ya gitmese bile oldukça zor. İki sezon daha her maçta oynaması gerekiyor neredeyse.

Bu arada İspanyol basınının hafta içi Lyon yenilgisinin faturasını çıkartmaya kalktığı Higuain hat trick yaparak Real’e galibiyeti getirdi. Magandanın da harika bir frikik golü var. Hakkını verelim.

İvankov Higuita’yı yakaladı

Bursaspor’un golcü kalecisi Ivankov, Manisaspor maçında kazanılan penaltı atışını gole çevirerek, Bursaspor forması altındaki 6. kariyerindeki 41. golünü attı.

Kariyerinde 41 gole ulaşan Ivankov, dünyanın en golcü kalecileri sıralamasında dördüncülüğü paylaştığı Meksikalı kaleci Jorge Campos‘u geçerek, üçüncü sırada yer alan Kolombiyalı efsane Rene Higuita‘yı yakaladı.

1 gol daha atarsa Higuita’nın önüne geçecek ve üçüncü sıranın tek sahibi olacak. Ancak birinci ya da ikinci olabilmesi imkansız denilebilir. Dünyanın en golcü kalecisi 84 golle Brezilyalı Rogerio Ceni, ikinci ise 62 gollü Paraguaylı Chilavert.

Beckham’ı fena çizmişler

Chievo’yu son dakikada Seedorf’un attığı golle 1-0 yenen Milan’da buruk bir sevinç var. Bir pozisyonda Andrea Mantovani’nin kramponunu suratına yiyen ve yanağı yarılan Beckham’ın daha sonraki bir pozisyonda aşil tendonu kopmuş. Bu da demek oluyor ki yaklaşık 3 ay yok. Milli takım formasıyla Güney Afrika’da riske girmiş durumda. Halbuki Milan’a geri gelmesinin sebebi bile Milli Takım için hazır olabilmekti. Büyük talihsizlik…

Bu arada Inter ile puan farkı oldu 1. Mourinho’yu basmıştır bir stres ama önce Salı günkü Londra deplasmanını düşünsün.

Seedorf da girenin çıkmayacağı dakikada ne vurmuş be arkadaş.

link: http://www.dailymotion.com/video/xckxc0_seedorf-goal-against-chievo_sport

Lionel Messi vs. David Villa

La Liga’nın bu sezonki en golcü iki ismi bu akşam Camp Nou’da karşı karşıya.

Barcelona’nın tartışmasız en önemli ismi Messi’nin bu sezon 22 maçta 19, Valencia’nın herşeyi David Villa’nın ise 24 maçta 17 golü var. Messi gollerin 14’ünü sol ayakla, 3’ünü sağ ayakla ve 2’sini kafayla atmış. Villa ise 11 golü sağ ayakla atarken sol ayak ve kafayla 3’er golü bulunuyor.

Messi’nin 19 golün yanı sıra 9 asisti var. David Villa ise sezon başından beri 2 asist yapmış. Son olarak bir istatistik daha; Messi sezon başından beri oynadığı 22 maçta sadece 6 kere ofsayta yakalanırken David Villa 24 maçta 35 kere ofsayta yakalanmış.

La Liga’da senelerdir hatrı sayılır miktarda gol atan iki isim de bugüne kadar “pichichi” yani gol kralı olmayı başaramadı. Özellikle oynadığı pozisyon itibariyle Villa’nın daha önce hiç gol kralı olamaması ilginç. Hem İspanya Milli Takımının hem de Valencia’nın en önemli gol silahı.

Gerçi “pichichi” olunca n’oluyor diyenler de çıkabilir. Haklılar bakınız Güiza.

Bu arada maç öncesi iki takımın muhtemel 11’leri ise şöyle;

Barcelona: Valdes, Dani Alves, Puyol, Pique, Maxwell, Xavi, Busquets, Iniesta, Messi, Pedro, Henry

Valencia: Cesar, Miguel, Dealbert, Alexis, Bruno, Fernandes, Banega, Joaquin, Silva, Mata, Villa

Yüzeysel başkan adayı

Galatasaray başkanlığı için adaylığını açıklayan Adnan Öztürk’ün ilk günden beri bazı açıklamalarına denk geldim. Konuşmalarında her muhalefet kanadının yapması gerektiği gibi Adnan Polat ve yönetimini eleştiriyor. Tabii ki eleştirecek ancak bu eleştirdiği konularla ilgili çözümünün ne olacağını derinlemesine bir türlü anlatmıyor.

Mesela Galatasaray adasına takmış orası üyelerimizindir, para karşılığı bir işletmeye verilmesi yanlıştır diyerek yaranmaya çalışıyor. Galatasaray adası yıllarca sadece üyelere açıktı da ne oldu diye sormak lazım. Giden para harcamıyor, ada bakımsızlıktan ilgisizlikten dökülüyordu. Özel bir işletmeye verildi pırıl pırıl oldu. Ekstra gelir elde edildi. Adı sanı daha çok duyulmaya başlandı.

Bir de devamlı Galatasaray’ın hiçbir taşınmazını satmadan borçlarımızdan kurtulacağız diyor. Peki nasıl? Onu hiç anlatmıyor. Galatasaray’ın son 2 senedir yönetilmediğini idare edildiğini iddia ediyor. Sportif konulara ve transferlere filan girmeden; Seyrantepe sonunda sonuca varmış inşaatı sürüyor, Riva’nın izinleri alınmış, daha önceki senelerin çok daha üzerinde sponsorluk geliri yaratılmış, GS Mobile kurulmuş, banka kartları çıkarılmış, Gs Store’lar ürün yelpazesini genişletmiş satış rekorları kırmış vs… Eğer idare etmek dediği buysa benim pek hoşuma gitti böyle idare edilmek.

Son olarak da katıldığı bir televizyon programında söylediği şu lafa çok takıldım;

“Tekerlekli basketbol takımımız var. Onlar zaten basket maçından daha çok davetlerde gezdiler, bir şov unsuru olarak kullanıldılar.”

Galatasaray Tekerlekli Basketbol takımının hem yurtiçinde hem de yurtdışında üst üste kazandığı başarılardan bahsetmeme gerek yok(!) heralde. İnsanlarımızın gurur duyup bu sporcuları bir yerlere davet etmesi, alkışlaması ve ödüllendirmesi kendisini neden bu kadar rahatsız etti acaba?

Daha önce Sayın Adnan Öztürk’ün söylediklerinin arkasının hep boş olduğunu düşünüyordum, artık içlerinin de boş olduğuna karar verdim…

Afrika’nın en iyisi Drogba

Chelsea’nin Fildişi Sahilli forveti Didier Drogba 2009 yılının en iyi Afrikalı futbolcusu seçildi. Geçen yıl ödülün sahibi Samuel Eto’o olmuştu.

20 yaşaltı kategorisinde ise yılın futbolcusu Milan’ın yeni transferi Dominic Adiyiah seçildi. Adiyiah özellikle Gana 20 Yaş Altı Milli Takımıyla 17 maçta 16 gol atarak dikkatleri üzerine çekmişti. Yılın Afrikalı teknik adamı ise Gana 20 Yaş Altı Milli Takım hocası Sellas Tetteh oldu.

Yılın Milli Takımı Cezayir seçilirken en iyi taraftar ödülü de Güney Afrika’ya gitti.

Yılın 11’i ise şöyle; Kaleci – Muteba Kidiaba (T.P Mazembe – Kongo) Defans – John Pantsil (Fulham – Gana), Nadir Belhadj (Portsmouth – Cezayir), Wael Gomaa (Al-Ahly – Mısır) Orta saha – Alexander Song (Arsenal – Kamerun), Michael Essien (Chelsea – Gana), Seydou Keita (Barcelona – Mali), Yaya Toure (Barcelona – Fildişi) Forvet – Tresor Mputu (T.P. Mazembe – Kongo), Samuel Eto’o (Inter Milan – Kamerun), Didier Drogba (Chelsea – Fildişi)