Ultras vs. Berlusconi

Milan taraftar grubu Ultras yeni sezon öncesi bugün yapılan ilk antreman sırasında Berlusconi’yi protesto ederek takımı satmasını istemişler. Geçen sezon başında da Kaka’nın transferi sebebiyle ilk antremanı basmışlardı.

Kaka gitti Berlusconi hala orada. Gitmeye de pek niyeti yok. Galliani de her daim yanında.

La Liga 2010-2011

La Liga yeni sezon fikstürü bugün belli oldu. İlk hafta Barca Racing deplasmanına Real Madrid ise Mallorca deplasmanına gidiyor. Topal Valencia ise ilk hafta Malaga deplasmanında.

İlk El Clasico ligin 13. haftası 28 Kasım’da Camp Nou’da. Rövanşı ise 17 Nisan’da Bernabeu’da. Barcelona’nın ilk zorlu sınavı 3. hafta Atletico Madrid deplasmanı. Beladır bilirsiniz.

İlk Madrid derbisi ise 7 Kasım’da Real’in evi Bernabeu’da..

İlk haftanın tam fikstürü ise şöyle;

Levante-Sevilla Mallorca-Real Madrid Espanyol-Getafe Atlético de Madrid-Sporting Real Sociedad-Villarreal Deportivo-Zaragoza Osasuna-Almería Racing-Barcelona Málaga-Valencia Hércules-Athletic

Nerede kalmıştık?

Kewell’ın Galatasaray’a imza attığı gün İstanbul’a geri dönmek keyiflli oldu. Kaldı gitti, kalmalı kalmamalı derken kadro derinliği ve takım ruhu için çok iyi oldu Harry’nin kalması. Biz buralarda yokken Cana da orta sahaya geldi. Tekmeye kafa uzatan değil tekmeye kafa atan futbolcu severiz. Bize de bu lazımdı zaten. Sırada başka isimler de var bu arada. Pino bitti gibi. Orta sahaya bir ya da iki takviye daha olacak. Gidenler de var tabii. Leo Franco ve Carrusca zaten gidiciydi. Hatta Carrusca’nın hala bizim futbolcumuz olması biraz enteresan geldi. Keita’nın gitmesine ise gram üzülmedim. İç sahada iki hareket yapacak diye 8 milyon euroluk teklif geri çevrilemezdi…

Avrupa’da da enteresan transferler var. Barcelona Sevilla’dan Adriano’yu iyi kaptı. Hem sağ hem de sol bek için iyi alternatif. Fabregas hala belirsiz. Liverpool Joe Cole’u aldı alacak. Çok güzel olur severiz. Chelsea’ye giden Benayoun’un yerini fazlasıyla doldurur. O Benayoun Chelsea transferini de hiç anlamadım ya… Serie A’da dikkatimi çeken iki transfer var. Palermo’dan Napoli’ye giden Cavani ve Genoa’dan Milan’a giden Yunanlı stoper Papastathopoulos. Porto da Sporting’den Moutinho’yu kapmış. Avrupa’ya gider diyordum Portekiz’in Avrupa’ya açılan kapısına gitti.

Avrupa’dan Türkiye’ye tekrar bir dönüş yapalım. Beşiktaş’ın Vikingur ile oynadığı antreman maçıyla ilgili iki laf edelim. Bir kere Queresma transferi ile taraftar gazı almış. Sezon öncesi Beşiktaş için büyük artı. Gerçi Quaresma da taraftardan gazı almış ilk maçın heyecanıyla biraz fazla kendine oynadı ama bu normaldir. Nihat da geçen sezonun pasını atmış gibi. Stoper de Ferrari’yi görmemek hatta sağda solda satılacağını okumak bir garip geldi. Böyle bir durum varsa Galatasaray yönetimi hemen harekete geçsin.

Tabii bir de Guti transferi var. Değinmeden olmaz. Resmen açıklanmamış ama herkes bitti diyor. Eğer gelirse yaş maş hikaye büyük transfer. Guti hazreteleri bu. Özel hayat filan atıp tutarız ama o da aralara fena atar. Solla uzaktan yoklar. Rakiplerin canını çok sıkar çok…

Bu arada bitirmeden Fenerbahçe’li arkadaşların da 19.07 Dünya Fenerbahçe’liler gününü kutlayalım. 3 gün sonra dostluk derbisinde bol şanslar…

Pause(!)

Zaten önümüzdeki hafta İstanbul dışında olacağım için bloga bir süre ara vermeyi planlıyordum. Ancak dün gece yazılarımdan birine gelen yorum çok keyfimi kaçırdı ve soğudum resmen.

Arkadaş konuyla ilgili fikrini belirtmek yerine benden girmiş ailemin diğer fertlerinden çıkmış. Daha önce de ara ara küfürlü yorumlar geliyordu elbet ama bu seferki gerçekten çok ağır ve can sıkıcıydı. Ben bu satırları keyif için yazıyorum, kimseye yaranmak gibi bir düşüncem de yok. Elbet taraflıyım ama sen diğer taraflısın ya da başka bir fikre sahipsin diye benim sevdiklerime, değer verdiklerime, arkasından dua ettiklerime küfür etme hakkına sahip değilsin!

Dedim ya soğudum. Bir süre başkaları yazsın, paylaşsın biz okuyalım. En azından keyif için yaptığımız işten küfür yemeyiz.

Luca Toni Genoa’da

16 Haziran’da Bayern tarafından serbest bırakılan Luca Toni Serie A’ya geri döndü ve bugün Genoa ile sözleşme imzaladı.

33 yaşına geldi, Bundeliga pek yaramadı filan ama Serie A’da belli bir form düzeyi tutturur yine. İsterdim yolu bu taraflara düşsün ama aklı İtalya’daydı. Bir kere kendi topraklarını terk etti yaramadı. Bir daha o riski göze almaz haklı olarak.

Acquafresca ve Palacio’yu da düşününce can sıkıcı forvet hattı oldu Genoa’nın. Bir de genç Sırp Aleksic var ki yeni sezonda dikkat derim!