Van Gaal ile yola devam

Geçen sezon ligde ve kupada duble yapıp Şampiyonlar Ligi finalinde Inter’e kaybeden Bayern Münich için bu sezon işler pek de iyi başlamadı. 6 hafta sonunda 8 puanla 9. sıradalar ve lider Mainz’in 10 puan gerisindeler ki bir de bu cumartesi o Mainz’e Allianz Arena’da 2-1 kaybettiler.

Sözleşmesi Haziran ayında biten Van Gaal’e Bayern yönetiminin inancı ise tam. Kulüp başkanı Karl-Heinz Rummenigge “ona güvenimiz tam, iki mağlubiyetle onu yollayacak değiliz en kısa zamanda yeni sözleşme imzalayacağız” demiş.

Van Gaal bu ne yapar ne eder işleri toparlar. Robben’nin eksikliğini de çok hissediyor. Bir de yetmezmiş gibi Ribery sakatlandı. Geçen sezon da pek iyi başlamamıştı ama sonra toparladı hatta paket yapıp her kupada sonuna kadar gitti.

Bu arada Bundesliga demişken Schalke ve Magath’ın kötü gidişi sürüyor. Raul beklenenden çok uzak. Dortmund bu sezon Nuri ile doludizgin. Hiddink bir gör artık(!) Mainz ise erken haftaların sürprizi. Nereye kadar sürer bilemiyorum ama top oynuyor adamlar.

Vicente Calderón&San Mamés

Geçen sezon Atletico Madrid ve Athletic Bilbao deplasmanlarından toplam 1 puan çıkarabilen Barca, bu sezon 6 gün içinde bu 2 deplasmandan 6 puan birden alarak yüzleri güldürdü.

Geçen sezon Vicente Calderon’da Atletico’ya 2-1 yenilen Barca, bu sezon aynı skorla galip geldi. 6 gün sonra arada Sporting Gijon mesaisi yapıp 1-0 kazanan Barca, geçen sezon berabere kaldığı San Mames’te Bilbao’yu 3-1 ile geçti.

Daha önce bu kadar kısa aralıklarla aynı deplasmanları 2003-2004 sezonunda Rijkaard yönetiminde yapan Barcelona, Bilbao’yu 1-0 yenip Atletico ile golsüz berabere kalmıştı.

Şimdi sırada çarşamba akşamı Rubin Kazan deplasmanı var. Geçen sezon Gökdeniz’in golüyle Camp Nou’da 2-1 kazanan Kazan’la hesaplaşma vakti. Sakatlığı geçmeye başlayan Messi’nin kulübede olması bekleniyor ama soğuk ve sert geçecek olan deplasmanda Guardiola’nın riske edeceğini zannetmiyorum.

Rubin maçıyla ilgili bir detay daha; maçı Cüneyt Çakır yönetecek yardımcılıklarını Bahattin Duran ve Tarık Ongun yapacak. Kale çizgisi hakemleri ise Fırat Aydınus ve Tolga Özkalfa.

Premier League’den 3 kare

88’de Villa’yı 2-1 öne geçiren Heskey babadan Wolves taraftarlarına gider. Tabii orta parmak karşılığını da alıyor.

Bolton deplasmanında Rooney’nin yerine Macheda’yı oyuna alan Sir Alex’in bakışlara dikkat. Sıkıntı var!

Vururken bari bi’ bırak be kardeşim. Anladık yırtıcı forvetsin filan da…

2009-2010 UEFA Avrupa Ligi gelirleri

UEFA geçen sezon Avrupa Liginde mücadele eden kulüplere toplam 134.9 milyon euro dağıtmış. Bu 134.9 milyonun 54 milyon eurosu televizyon yayın hakları geri kalan kısmı ise katılım ve performans bedeli.

Kupanın sahibi Atletico Madrid’in UEFA’dan aldığı para sadece 6.3 milyon euro ancak gruplarda veda ettiği ve 3. olarak Avrupa Ligine geldiği Şampiyonlar Liginden kazandığı para 15 milyon euro.

Avrupa Ligi ve Şampiyonlar Ligi arasındaki gelir farkını zaten biliyoruz ama iki kupa arasındaki uçuruma gel neredeyse 5-6 kat fark var.

Mourinho vs. Casillas

Bugünkü Marca‘nın manşetinde Casillas’ın Mourinho’ya antremanlarla ilgili yaptığı öneri var. Kaptan sabah antremanlarının saat 10.00’da değil de 11.00’de başlamasını rica etmiş. Sebep olarak da sabah çocuklarını okula bırakan oradan tesislere gelen arkadaşlarının zorluk çekmesini göstermiş.

Mourinho ise bu isteği reddetmiş ve antremanlar saat 10.00’da başlamaya devam edecek demiş. İşin enteresanı takımda okula giden yaşta çocuğu olan sadece iki isim var; Carvalho ve Dudek.

Casillas’ın hesap başka sanki. Sabahları Sara‘dan kopmakta sıkıntı mı çekiyor ne?:)

Gerçek Ronaldo!

Bugün Kewell gibi onun da doğum günü. Gelmiş geçmiş en iyilerden birini atlamamak lazım. 34. yaşı kutlu olsun sakatlıktan uzak kilosuz bir ömür dileğiyle…

Barcelona formasıyla attığı o efsane gol ve herşeyi bitiren o lanet sakatlıklar…

link 1: http://www.dailymotion.com/video/edit/xex1j5_great-ronaldo-goal-for-barcelona-v_sport

link 2: http://www.dailymotion.com/video/edit/xex1na_ronaldo-s-injuries-in-1999-and-2000_sport

Byron Moreno

Eski Ekvador’lu hakem Byron Moreno, New York’da iç çamaşırına saklanmış 6 kg. eroinle polise yakalanmış. Hakemlik sonrası ilginç bir geçim kaynağı seçmiş kendisine Moreno.

2002 Dünya Kupasında Güney Kore-İtalya maçını yöneten Moreno skandal kararlara imza atıp İtalyan’ları ayar etmişti. Totti’ye kırmızı gösterip Tommasi’nin golünü saymamıştı yanlış hatırlamıyorsam.

O maçta kalede olan Buffon da konu hakkında yorum yapmadan durmamış lafı geçirmiş;

“6 kg. eroin mi? 2002’de iç çamaşırında değil bünyesinde o kadar vardı…”