2010 altın ayak Totti

Sadece 29 yaşın üstünde ve kişilikleri ile örnek olan başarılı futbolcuların aday gösterildiği Altın Ayak ödülünün bu seneki sahibi Totti oldu.

Totti dışında Giancarlo Antognoni, Carlos Dunga, Hugo Sanchez ve Franz Beckenbauer de başarılı kariyerleri sebebiyle altın ayak ödülüne layık görüldüler.

Totti’yi severiz de geçen sezon Balotelli’ye attığı kasti tekme hala hafızamda. Her ne kadar daha sonra özür dilemiş de olsa kişilikleri ile örnek olan futbolculara verilen bir ödül için tezat bir durum olmuş.

Marsilya De Jong’u mahkemeye veriyor

Marsilya Newcastle’a kiralık verdiği Ben Arfa’yı sakatlayan De Jong‘u mahkemeye veriliyor. Marsilya başkanı Jean-Claude Dassier kulüp avukatlarının dosya üzerinde çalıştıklarını ve De Jong’un her türlü cezayı alması için ellerinden geleni yapacaklarını açıkladı.

Bu arada Arsene Wenger de konuya dahil oldu ve De Jong’un Hollanda Milli takımından çıkaran Bert van Marwijk‘i tebrik etti. Bu tip oyuncuların futbol sahalarından uzaklaştırılması gerektiğini söyledi.

Arsene de haklı kırık çıkık sakatlıklarından Arsenal de çok çekti. Marsilya’nın da bir bildiği varmış. Transfer döneminde Ben Arfa’yı bırakmamak için çok uğraşmışlardı. Daha sonra Ben Arfa’nın ısrarlarına dayanamayıp Newcastle’a kiralık vermişlerdi.

Fanatik mi dedin?

Fotoğraftaki balatayı sıyırmış arkadaş Kolombiyalı. Adı Felipe Alvarez. Kendisi ya kafayı yemiş ya da arkada da gözüken birayı fazla kaçırmış olsa gerek, Andres Escobar anısına vücuduna komple dövme olarak Atletico Nacional forması yaptırmış.

“Andres Escobar kimdir?” derseniz kısaca;

1967-1994 yılları arasında yaşamış Kolombiya milli takımı defans oyuncusuydu. 1994 yılında Amerika Dünya Kupasında Kolombiya’nın 2-1 kaybederek elendiği maçta kendi kalesine gol attı. Maçtan 10 gün sonra ülkesinde bir barda vurularak öldürüldü. Ölümünün maça bahis yapan mafya tarafından organize edildiği düşünülmesine rağmen, Kolombiya’da çok sık rastlanılan sıradan bir bar kavgası olduğu ileri sürülüp örtbas edildi…

Allah akıl fikir versin Felipe. Cidden klinik vakasın.

Xabi Alonso @ El Pais

İspanyol El Pais güzel insan Xabi Alonso ile harika bir söyleşi yapmış. San Sebastian günlerinde Anfield’a. Benitez’le yaşadığı iddia edilen sorunlardan Cristiano Ronaldo’ya kadar bir çok bilinmeyeni cevaplamış.

Ben google translate vasıtasıyla İngilizce’ye çevirip okudum. Linki de burada. İlginizi çekerse buyrun. Söyleşiden hoşuma giden aklımda kalan bir kesit;

“Liverpool ben de futbolun ötesinde ayrı bir iz bıraktı. Anfield futbolun mabedi. Benim için dünyanın en güzel stadı”

Arda bir daha Sami Yen’de oynamayacak…

Milli takım kampından gelen haberin arkası da geldi. Osteitis pubis teşhisi konulan Arda Pazartesi günü ameliyat masasına yatıyor. İyileşme, rehabilitasyon derken minimum 10 hafta sonra formasına kavuşur.

Giydiği tshirtten kapadığı sinemaya kadar haber yapıp bel altı vuran basın 2,5 ay nereden ekmek yiyecek şimdi düşünmeye başlasın. Galatasaray’ın onsuz ne kadar güç kaybettiğini zaten biliyoruz. Dün de gördük Milli takımda onun dışında yaratıcı, topu ileriye taşıyabileceki teke tekte adam geçebilecek bir tek futbolcumuz bile yok.

Arda’mız var ama değerini bilmiyoruz. Onda da hata yok mu elbet var ama 23 yaşındaki bir gencin üzerine ne kadar gidilebilir ki?

Fotoğraf Vatan gazetesi tarafından Berlin dönüşü çekilmiş. Ben de il capitano blogda gördüm. Arda’nın şu anki durumunu net bir şekilde özetliyor. Bu kadar tantana sonrası yanlız.

Spor Toto Süper Ligin 2. devresinde Aslantepe’de görüşmek üzere kaptan. Umarım sen gelene kadar takım zirve mücadelesine devam edebilir. Tüm yaşadığın zorluklardan yaptığın hatalardan daha da güçlenerek çıkman dileğiyle…