Start of a new era

Bundan 14 sene önce tarih 17 Eylül 1997 Ali Sami Yen kapalı tribününde Galatasaray-B.Dortmund maçının başlamasını bekliyorum. Henüz yaş 14. Elimde köfte ekmek. Ender çalışan skorboard’da çeşitli videolar dönüyor biz de boş boş onları izliyoruz. Bir anda “The new Ali Sami Yen Stadium” diye bir ses ve yeni yapılacak olan Ali Sami Yen projesinin tanıtımı karşımıza çıkıyor. Vay be diyoruz, ultra modern, 365 gün yaşayacak bir kompleks diyoruz. Dedik ya daha küçüğüz inanıyoruz tabii…

İşte yeni stad süreci benim için böyle başladı. Bekledik bir gün olacak diye. Yeri geldi boş boş Olimpiyat’a bile gittik. Sonra geri döndük yok olmayacak bu iş dedik. Ancak öyle ya da böyle işin sonuna gelindi.

Bugün tarih 15 Ocak 2011 nice tarihlerin yazıldığı Ali Sami Yen artık tarih oldu. Yeni bir sayfa açılıyor. Yeni stad için bir isim karmaşası var. Yok Türk Telekom Arena yok Aslantepe yok Ali Sami Yen spor kompleksi. İsim farketmez Galatasaray taraftarı neredeyse Ali Sami Yen orasıdır. Yeri geldi Westfalen Sami Yen oldu, yeri geldi Parken Sami Yen oldu, yeri geldi Monaco Stade Louis Sami Yen oldu…

Artık bizim için Sami Yen burası ve an itibariyle yeni tarihler yazmak için Ali Sami Yen’e doğru yola çıkıyoruz…

Çakma Star Wars

Dün akşamki Bayer Leverkusen-Borussia Dortmund maçında Ballack sahalara geri döndü. Gerçi oynamadı ama oynayabilecek durumda kulübede yedek bekledi. Leverkusen taraftarı da Ballack’ın sakatlıktan kurtuluşunu kutlamak için fotoğrafta görmüş olduğununuz Leverkusen’li futbolculardan oluşan Star Wars koreografisi yaptılar.

Taraftarın organizasyonu görsel açıdan çok başarılıydı ancak Leverkusen’nin çakma Star Wars olduğu ikinci yarının başlamasıyla belli oldu. Dortmund 49-55 arası 6 dakika 3 gol attı maçı da 1-3 kazandı…

FIFA’ya göre 2011 yılında dikkat edilmesi gereken isimler

Luc Castaignos – Forvet, 18 yaşında, Feyenoord

Oyun stiliyle Thierry Henry’i andıran Hollanda’lı özellikle Inter’in takibinde. Hollanda U17 milli takımında 17 maçta 13 gol atarak rekor kıran Castaignos’a takım arkadaşları Henry diyorlarmış. Sadece yetenekleriyle değil tipi de andırdığı için… Bu sezon Feyenoord formasıyla 21 maçta 6 golü bulunuyor.

David de Gea – Kaleci, 20 yaşında, Atletico Madrid

Daha geçen gün bahsettim. Casillas futbolu bıraktığı gün İspanya’nın 1 numarasıdır bana göre. Atletico’da kalır mı? Zor. Sezon sonunda ciddi bir bonservis bedeliyle kaleci sıkıntısı yaşayan büyüklerden birine gidebilir. Mesela Manchester United.

Alan Dzagoev – Ofansif orta saha, 20 yaşında, CSKA Moscow

Guus Hiddink’in yeri çok ayrı Dzagoev’de. 2008 yılında Rusya’nın başındayken Dzagoev’e şans vererek Rusya tarihinin en genç milli oyuncusu olmasını sağladı. Özellikle öldürücü pasları ve hep dikine oynamasıyla dikkat çekiyor. Bu sezon Rusya liginin en iyi genç oyuncusu seçildi. Avrupa’da peşinde olan çok.

Youssef El-Arabi – Forvet, 23 yaşında, Caen

Caen’nin bu sezon ligden düşmeme mücadelesindeki en önemli ismi. Fransa doğumlu Fas’lı forvet Afrika Uluslar kupasında da dikkatleri çekmişti. Bugün ikinci yarısı başlayacak olan Fransa Ligue 1’de 16 maçta 10 golle gol kralı.

Shinji Kagawa – Ofansif orta saha, 21 yaşında, Borussia Dortmund

Bundesliga izleyip de Dortmund fırtınasını bilen herkes Kagawa’yı biliyordur zaten. Sezon başında sadece 350.000 euro bonservis bedeliyle Dortmund’a geldi. Şimdi para versen alamazsın. Müthiş hızlı, hareketli ve bir orta saha için fazla golcü! Şu an Japonya Milli takımıyla Asya Kupasında. Dortmund eksikliğini hisseder.

Jordan Henderson – Orta saha, 20 yaşında, Sunderland

Sunderland hocası Steve Bruce’a göre son dönemlerin en iyi genç İngilizi. Soğukkanlı, atletik ve güçlü. Capello da takipte. Kasımı ayında Milli takım kadrosuna çağırdı. Sezon sonu ise Sir Alex Ferguson’nun bir teklifi olabileceği konuşuluyor.

Mats Hummels – Defans, 22 yaşında, Borussia Dortmund

Dortmund’un bu seneki başarısında göze çarpan genç isimlerden biri daha. 2 sezon önce Bayern Munich’den geldi. Şimdi Bayern kafasını yerlere vuruyordur. Zeki, soğukkanlı ve çok güçlü. Adam adamalarda oldukça başarılı. Müthiş bir kariyer onu bekliyor. Milli takımın da değişmezi olur.

Koo Ja-Cheol – Ofansif orta saha, 21 yaşında, Jeju United

Geçen senenin başında Premier League ekiplerinden Blackburn’e transferi söz konusuydu ama olmadı kulübünde kaldı. Şu an Asya Kupasında Güney Kore formasıyla Ki Sung-Yueng ile iyi işler yapıyor. Oyun kurucu olarak görev yapan Koo, bu sene patlayabilir.

Erik Lamela – Ofansif orta saha, 18 yaşında, River Plate

Bundan tam 6 yıl önce 12 yaşındayken Barcelona tarafından denendi ancak daha erken olduğu düşünülerek Bounes Aires’te kaldı. İnce pasları, genç yaşına rağmen vizyonu ve oyunu okuması ön plana çıkarılıyor. Yeni sezonda izlemek lazım.

Lucas Piazon – Ofansif orta saha, 18 yaşında, Sao Paulo

Müthiş yetenekli ve yaratıcı bir isim. Brezilya’nın en önemli yıldızlarından biri olacağı söyleniyor ve Kaka’ya benzetiliyor. Şu anda 20 yaşaltı Güney Amerika şampiyonasında esiyor. Bu sene düzenlenecek olan 20 yaşaltı Dünya şampiyonasında herkesin onu takip edeceği konuşuluyor.

Romelu Lukaku – Forvet, 17 yaşında, Anderlecht

Drogba’nın varisi Lukaku. Hem oyun yapısı hem de fiziksel özellikleriyle çok benziyorlar. Belçika liginde şimdiden üst düzey performans sergiliyor. Belçika Milli takımının da değişmezi. Sezon başında Madrid’e transferi gündemdeydi Mourinho çok istemişti ancak ailesi daha erken dedi göndermedi. Bu sezon sonu parayı basan alır.

Andrea Ranocchia – Defans, 22 yaşında, Inter Milan

Daha geçen hafta 12.5 milyon euro bonservis bedeliyle Genoa’dan Inter’e transfer oldu. Inter’e gider gitmez de formayı kaptı. Uzun seneler Inter ve Milli takıma hizmet edebilecek bir isim. Nesta ve Cannavaro’yu andıracak bir isim. Bu arada boy 1.92.

Xherdan Shaqiri – Kanat/Ofansif orta saha, 19 yaşında, Basel

Ottmar Hitzfeld’in sürpriz şekilde Güney Afrika Dünya Kupasına götürdüğü İsviçre’li bu şansı çok iyi değerlendirdi. Üst düzey turnuvada üst düzey bir performansla akıllarda kaldı. Oldukça hırslı ve nefis sol ayağı var. Hatırlatmak gerekirse; Dünya Kupası sonrası Euro 2012 elemelerinde ceza yayının biraz gerisinden solla İngiltere’ye attığı muhteşem gol?

Roque

Santa Cruz, Arapların takımın başına gelmesiyle birlikte City’de başlayan transfer manyaklığındaki ilk imzalardandı. 23 Haziran 2009 tarihinde 18 milyon poundluk bonservis bedeliyle Blackburn’den geldi. O zaman ümitliydim Robinho vardı takımda. Tevez transferi gündemdeydi. Güzel 3’lü olurlar diyordum. Beğendiğim ve iş yapacağını umduğum bir isimdi.

Bugün 15 Ocak 2011 Santa Cruz 18 milyon pound kazandırdığı Blackburn’e kiralık olarak geri dönüyor. 1,5 senelik City kariyerinde 20 maçta 3 gol. Peki az maç yapıp yeterince gol atamamasında hata kimde?

Robinho – 32.5 milyon pound – gitti Bellamy – 14 milyon pound – gitti Tevez – 25 milyon pound Adebayor – 25 milyon pound – gider Balotelli – 24 milyon pound Dzeko – 27 milyon pound

Hadi saçma sapan bir forvet transferi daha yapıp onu da kurutun n’olur…

Eleştirenlere…

“Orada Türkçe konuşmak ben de isterdim ancak çeviri için gerekli hazırlık yapılmamıştı. Ya Almanca ya da İngilizce konuşmam gerekiyordu. Ben de Almanca’yı seçtim. Beni bu konuda eleştirenlere ben de birşey sormak istiyorum. Onca dünya yıldızının arasında bir Türk ödül alıyor neden sadece bir Türk gazeteci töreni yerinde takip ediyor?”

Hamit Altıntop

Bir tarih değişiyor

38 yıldır Adidas’ın sponsor olduğu Fransa Milli takımını artık Nike’ın ürettiği formalarla izleyeceğiz. Formalar henüz piyasada yok ilk tanıtım 17 Ocak’ta. Gerçi anlaşma bundan 2 sene önce 22 Şubat 2008 tarihinde Ocak 2011’den itibaren geçerli olacak şekilde imzalanmıştı. 7 senelik (2011-2018) sözleşmenin bedeli 320 milyon euro.

Adidas’ın 3 çizgili ünlü mavileri artık Nike’ın. Büyük darbe. Tanıtıma kısa bir süre kala Nike reklamlarında elbette Cantona ve iddialı bir slogan;

“Sizi tekrar rahatsız etmek üzere!”

De Gea

Casillas bıraktığı gün İspanya’nın en iyi kalecisi derim. Net.

Bu arada kupa finalinde de gümbür gümbür El Clasico geliyor. Gelsin o kulvarda da gerekli muameleyi yapalım. Real içerde Atletico’yu 3-1 ile geçti. Goller Ramos, Ronaldo ve Mesut’tan. Atletico’nun tek golü Forlan’dan.

Vicente Calderon’da bu skordan turu vermezler. Yanlız Jose hakem makem ağlamasın artık ne olur. O ağladıkça evlatları geriliyor. Sergio Ramos Agüero’ya dalıyor, Ronaldo Ujfalusi’den Messi’nin intikamını alıyor, Xabi ceza sahasına koşu yapanı paketliyor.

Sakin biraz beyler. Takiptesiniz biliyoruz gerginlik var. Zor ama alışmanız lazım artık bazı şeylere uzaktan bakmaya. Bu arada hadi iyi haber. Valdano açıklamış; “6 ay için forvet bakıyoruz”. Hadi gözünüzaydın transfer mutluluğu yolda.

Yeni Malatyaspor 2 – Eski Fenerbahçe 1

image credit: tamchee blog

Fener bildiğiniz gibi. Devrim var.

Devrim boyunca Şampiyonlar Ligi ve Europa Cup’dan elenebilir, büyük maç kazanamayabilir, heykeli dikilecek yıldızlarınızla uğraşabilir ve bu akşam olduğu gibi Pendik faciasını hatırlatabiliriz.

Devre arası transfer yapmayabilir, kadromuzun yeterli olduğunu düşünebiliriz. TV’lere çıkıp canlı yayında futbolculara ayar da verebiliriz.

Alıcınızın ayarıyla oynamayınız. Görevimizin başındayız.

Devrim var.

Pique vs. Dani Alves

Dün akşamki Betis maçında birbirlerine girdiler. Guardiola döneminde bu tip bir manzara daha önce olmuş muydu pek hatırlamıyorum açıkcası. Yanlız Pique haklı. Dani Alves ilk yarı çok fenaydı. Kademe mademe hak getire…

Maç içinde olur böyle gerginlikler şimdi unutup gitmişlerdir bile ama Madrid basını 2-3 gün bunu yazar çizer. Tıpkı bu videoyu ve fotoğraflarını ana sayfalarında manşet yaptıkları gibi…