Mutu bitti

2004′ün Ekim ayında Chelsea’de futbol oynarken yapılan doping testi sırasında kanında kokain bulunan Mutu İngiliz ekip tarafından kovulmuştu. Bu olayın ardından Juventus Mutu’yu bedavaya renklerine bağlamış ve 1.5 sene sonra 10 milyon euroya Fiorentina’ya kakalamıştı.

Mutu’nun doping testinin sonucu nedeniyle Chelsea ile olan sözleşmesini ihlal etmesi üzerine, FIFA Uyuşmazlık Kurulu yıldız futbolcuyu 17.173.990 Euro para cezasına çarptırmıştı. Mutu 2008 Mayıs ayında bu karara itiraz için CAS’a başvurmuştu; fakat CAS da bu kararı aynen onadı. Mutu son bir umut İsviçre Federal mahkemelerine başvurarak cezanın kaldırılmasını istemişti. Ancak oradan da istediği cevabı alamadı ve dün cezası onandı. Chelsea’ye 17.173.990 Euro ödemek zorunda.

Mutu bu yaştan sonra futbol oynayarak bu parayı kazanamaz. Banka hesabında da bu kadar para yoktur. Kısacası Mutu bitti. Zaten zayıflama hapı kullandığı için de Ekim ayına kadar cezalı. Bu saatten sonra kim sahip çıkar bilmem…

Yan yana oynarlar mı?

Dengesizliğini sevdiğimin memleketi. Antep’ten Tabata’yı alıyorsun 8 milyon euro, Inter’den Quaresma’yı alıyorsun 7.3 milyon euro.

Tabii Tabata’ya verilen bonservis için Beşiktaş yönetiminin mantıksız işlerinden biri de diyebilirsiniz ama bizim ligimizde futbolcular için yaratılan anlamsız suni bir değer var. Geçen sezonki Topuz transferi, Tabata transferi ve Sercan için istenen paralar bunun en güzel örnekleri. Bu futbolcuların hepsi yetenekli olabilir ama bu paraları hak edecek kadar değil. Sanki Premier League, La liga’da oynayan über yetenekler…

Kendilerine verilen rakamlardan bahsetmiyorum. Kulüplerin istedikleri bonservis rakamları takıldığım nokta. Tabii bu rakamları gözü kapalı veren İstanbul takımlarında da suç var.

Zamanında Serkan Aykut, Bülent Akın’larla başladı Topuz, Tabata ile devam etti, şimdi sıra Sercan ve Volkan’larda… Ona 5 ver buna 8 ver nasılsa veriyorlar bu sefer 10 iste başkan.

Barcelona’da yeni başkan Rosell

Laporta’nın girmediği seçimlerde zafer %61 ile Sandro Rosell’in oldu. Laporta 2003 yılında Barcelona başkanı seçildiğinde Rossell 2 numaralı isimdi. Hatta Ronaldinho transferinde Brezilya’daki kontaklarını kullanarak Manchester United’a büyük çalım atmıştı. Daha sonra 2006 yılında Laporta ve Rosell’in araları açıldı ve yollar ayrıldı.

Laporta 30 Haziran’a kadar koltuğunda oturmaya devam edecek daha sonra başarı dolu başkanlık dönemine son noktayı koyacak. Yeni hedefi siyasete atılmak.

Turnuva takımı Almanya

Adamlar öyle ya da böyle her turnuvada millet olarak heyecan yaşıyorlar. Bu Dünya Kupası öncesi Ballack sakat denildi, Klose formsuz denildi, Podolski çıkışını sürdüremedi denildi, Almanya tarihinin en genç kadrosuyla Afrika’ya gidiyor denildi ama yine de ilk grup maçlarında takır takır top oynayarak Avustralya’yı 4’lediler.

Sahanın en etkili ismi tartışmasız Mesut Özil’di. Almanya’nın tehlikeli olduğu her atakta payı vardı. Sezonu formsuz geçiren Klose ve Podolski de Milli formayla kendilerini bulmuşlar. Avustralya’da pek bi’ nane yoktu Cahill de atılınca tamamen havlu attılar. Cahill’e çıkan kırmızı çok ağırdı bana göre. Meksikalı hakem fena çuvalladı. Zaten gerçek anlamda bir forvetleri yok Cahill ile can çekişiyorlardı. O da gitti bundan sonraki maçlarda işleri çok zor. Hiç ışık vermediler. Yenik durumdayken bir isyan eder yüklenirsin filan ama Avustralya’da o da yok.

Turnuvanın 8. maçında 2 golden fazlasını görmek nasip oldu sonunda. Almanlar ilk maçta iddalı olduklarının sinyalini verdiler. Avustralya’dan daha dişli bir rakiple oynarlarsa ne olur görmek lazım. O dişli rakip de en erken çeyrek finalde gelir. Şimdilik yolu açık Almanların…