Yok artık Zac!

Japonya Futbol Federasyonu Dünya Kupası sonrası görevi bırakan Takeshi Okada‘nın yerinen seyyar hocaların kralı Alberto Zaccheroni’nin getirildiğini açıkladı.

1983 yılında Cesenatico ile başladığı teknik direktörlük kariyerinde Milan, Lazio ve Udinese gibi kulüpleri de çalıştıran Zaccheroni geçen sezon geçici olarak Ferrara’nın yerine Juventus’un başına getirilmişti.

Japonlar bu kararı alırken ne düşündüler, Zaccheroni’de ne ışık gördüler bilemiyorum. Harakiri bu olsa gerek.

Robben’siz 4 ay

Sakatlığına rağmen Hollanda Milli takımıyla Dünya Kupasında mücadele eden Robben, Bundesliga’da yeni sezonun başlamasına rağmen 2 haftadır takımdaki yerini alamıyor. Sorun kasığındaki yırtık ve uzun bir süre dinlenmesi gerekiyor.

Zaten Hollanda Futbol Federasyonu ve Bayern kulübü bu konuda kavgalı.

Son Kaiserslautern mağlubiyeti sonrası da Bayern sportif direktörü Christian Nerlinger, Robben’in iyileşme sürecinin başarısız geçtiğini ve Hollanda’lının Ocak ayına kadar takımdan uzak kalabileceğini söylemiş.

Van Gaal tek başına maç alan Robben’in eksikliğini çok hisseder. Gerçi dedikodulara göre Robben sakat Real’den vatandaşı Van der Vaart’ı isterim demiş. Real’den Bayern’e gelen bir Hollanda’lı daha olur mu? Olursa Real ilerde sattığı için pişman olur mu? Bekle ve gör diyelim ama Van Gaal, Van der Vaart’tan maksimum performansı alır.

Şişmanaldo tekrar sahalarda

Ronaldo hala Hüsmen dayı gibi olmasına rağmen 3 aylık aradan sonra sahalarda. Corinthians’ın Sao Paulo’u 2-1 yendiği maçta 60 dakika sahada kalmış. 14 Ağustos tarihinde yaptığı açıklamada “15 gün sonra hazırım” demişti. Efsane sözünün eri ama bu kilolarla sakatlık yine çok yakın…

3 puan!

1 puanın altın olacağı deplasmandan 3 puan ve özgüven kazanarak dönüyoruz. Bugün teknik taktik biraz geri planda benim için. Belli ki son yaşanan facia sonrası takımda kulaklar çekilmiş. Perşembe gününe oranla maçı daha çok isteyen ve ısıran bir takım vardı sahada.

Tüm bunlara rağmen Eskişehir’in de çok kötü bir takım olduğunun altını çizelim ki ona rağmen 3. golü bulana kadar son zamanlardaki en yakın arkadaşımız stresle beraber maçı izlediğimizi unutmayalım.

Kişisel performanslar açısından da bir kaç kişiden bahsetmek istiyorum. Ufuk’un golde hatası büyük herkes farkında ama bir de maçı izlerken dikkat ettim de sanki kale arkasında neresinde kalıyor farkında değil. Serkan, Balta’nın yerinde hiç sırıtmadı ama ters ayak sıkıntısı bindirme yapmasını engelledi. Barış denen arkadaşımız iyi güzel koşuyor ama hakkaten zekası yerlerde sürünüyor. Sarp Arda’ya o asisti yapmasa oynadığını fark etmeyebilirdim.  İlk yarıda gayet iyi olan Elano yerine Aydın değişikliğini ve Elano’nun ikinci yarıyı kale arkasında tek başına izlemesini anlayamadım. Umarım problem yoktur. Aydın demişken ikinci bir aydınlanma dönemi başlıyor tehlikenin farkında mısınız?

Tekrar etmekte fayda var. Eskişehir geçen senelerde çok daha zor bir deplasmandı. Bu sene belli ki daha hazır değiller. Daha diri bir takıma denk gelsek yine puanla tanışamayabilirdik. Bu gece şans da biraz bizimleydi, e biraz da bizimle olsun be…

Andres!

Barcelona kaldığı yerden yola devam ediyor. Sezonun ilk maçı deplasmanda Racing’e karşı 3-0’lık galibiyet. Goller Messi, Iniesta ve Villa’dan. Özellikle Iniesta’nın gol çok temiz.

Ibra’nın gidişinin ardından Villa-Messi iş birliği de harika. İzlemesi büyük keyif. Galibiyetle başlanan yeni sezon sonrası can sıkan tek konu sakatlık. Kaptan Puyol sakatlığı sebebiyle ilk 11’de değildi. İkinci kaptan Xavi de maç içinde sakatlandı.

Bu arada Galatasaray maçına denk geldiği için Real’i kaçırdım. Mourinho ilk maçtan sarı kart görmüş 2 puan bırakmış diyorlar 😉

link: http://www.dailymotion.com/video/xem9gz_goal-iniesta-racing-santander-vs-ba_sport