Marta’nın kramponları

Futbolcu isimlerinin kramponların üzerinde yazması, bir futbolcu için özel krampon üretilmesi gayet alışıldık bir durumdur. Ancak enteresandır bugüne kadar hiç bir büyük spor markası herhangi bir bayan futbolcuya üzerinde isminin yazdığı özel krampon üretmemiş.

Puma bayan futboluna yapılan bu ayıba son vererek 4 senedir FIFA yılın bayan futbolcusu seçilen Brezilya’lı Marta Vieira da Silva‘ya özel kramponlar ürettiğini açıkladı. Los Angeles’ın futbolcusu olup Santos’da oynayan yani Amerika kıtasında yaşayan Marta’ya Alman Puma’dan önce Nike’ın çoktan krampon üretmiş olmasını beklerdim.

Douglas Costa resmen Shakhtar’da

Geçen hafta basında ve bazı bloglarda Douglas Costa’nın Shakhtar’a transfer olduğu yönünden haberler okumuştum ancak Shakhtar resmi internet sitesinde herhangi bir açıklama yoktu. Dün akşam saatlerinde beklenen resmi açıklama geldi. Gremio’nun genç yeteneği 6 milyon euro bonservis bedeliyle 5 senelik sözleşme imzalayarak Ukrayna’nın yolunu tuttu.

Daha önce Douglas Costa hakkında 2 yazı yazmıştım. Buradan ve buradan ulaşabilirsiniz. Avrupa’nın devlerine gider diye beklerken Lucescu kaptı genci. Daha önce konuşulan bonservis bedellerinin yanında 6 milyon euro şaka gibi. Buradan Avrupa’ya büyük pazarlayacaklar Douglas Costa’yı.

Yaklaşık 20 gün önce de Alex Teixeira‘yı transfer etmişti Shakhtar. Takımda zaten Jadson,  Fernandinho,  Ilsinho,  Willian ve  Luiz Adriano gibi Brezilya’lılar da var. Ukrayna’da resmen Brezilya Milli takımı kuruyorlar, doğru adımlar atıyorlar…

Rahatladın mı?

2 hafta önce Liverpool karlı Aston Villa deplasmanındayken Voronin hanımıyla beraber Miami’de aynen böyle takılıyordu. O zamandan belliydi Voronin’in Ocak ayında takımdan ayrılacağı. Yoksa takımın maçı varken nasıl Miami’de olabilirsin?

Herneyse Voronin’in Dinamo Moskova’ya resmen transferi açıklanmış. “Liverpool’daki kötü günlerim bittiği için çok rahatladım” demiş. Bak sen halbuki kötü günlerinde de baya rahat gözüküyorsun be Andriy…

Barcelona’yı yakaladın mı çakacaksın

Bi’ kere şunu söyleyeyim; bütün gün aklımda Juve-Milan İtalya derbisini izlemek vardı ama 30 saniyede bir çalan hakem düdüğü, uzun uzun yerde yatan futbolcular ve klasik kilit Serie A maçı beni o kadar daralttı ki ancak 15 dakika dayanabildim ve Tenerife-Barcelona maçının santrasıyla İspanya’ya geçiş yaptım.

Tenerife maça müthiş istekli başladı. Önde yapılan baskı, Puyol-Marquez ikilisinin arasına atılan toplar derken 30 dakikada 4-0 olabilirdi maç. Direklerden döndü, bir türlü Barcelona kalesine yakıştıramadığım Valdes büyük toplar çıkardı. Çok uzun zamandır Barca’yı bu kadar aciz duruma düşüren bir takım görmemiştim.

Ama işte Barcelona olmak, büyük takım olmak, yıldızlara sahip olmak farklı birşey. Tenerife’nin harcadığı pozisyonların ardından silkelenen Barcelona, ilk yarıyı 10 dakika içinde bulduğu gollerle 0-3 önde kapadı. Messi’nin golü ardından Puyol’un kafası ve Iniesta’nın muhteşem ara pasıyla başlayan yine Messi’nin golü…

İkinci yarı ise al gülüm ver gülüm, “insan mısın Messi?” dedirten 4. gol ve Pedro’nun antreman tadındaki 5. golü. Tenerife bu akşam bu farklı yenilgiyi haketmedi. Barcelona savunması ciddi s.o.s verdi. 2010 yılında alınan ilk galibiyet 5-0 olmasına rağmen yapılacak ilk antremanda Guardiola’nın ciddi uyarıları olacaktır.

Bu arada izlemeyi bıraktığım İtalya derbisinde de Milan Juve’yi 3’lemiş. Bir tek ilk golü yakaladım. Felipe Melo hakikaten büyük bidonmuş! Ronaldinho ise 2 golle yıldızlaşmış. Muhtemelen Torino şu an yıkılıyordur, taraftar çakma Guardiola Ferrara’nın kellesini istiyordur…

Her sabah bal kaymak

Bu sezon kaç oldu bu hatırlamıyorum. Jose yine son dakikada kurtardı paçayı. 88’e kadar kendi sahanda 2-3 yeniksin, 88 ve 90+2’de gelen 2 golle 4-3 kazanıyorsun. Bu sefer kurtarıcı stoper Samuel. Yanlışım yoksa bu sezon Kiev deplasmanında da böyle bir maç çevirmişti Inter. Jose’nin kariyerinde son dakikalar hep lehinedir zaten. Porto ile Old Trafford’dan çıkışını unutamam.

Bu arada Sneijder’in gol sonrası Chivu’ya jesti de çok hoş; “En kısa zamanda geri dön Cris”

Maradona TV

Haberi az önce Sports Illustrated‘da okudum. Maradona hem televizyonda hem de internette yayın yapacak bir kanal kurmayı düşünüyormuş. On&Off Holding’den alınan bilgiye göre konuyla ilgili önümüzdeki hafta detaylı bir açıklama yapılacağı ancak projenin ne zaman başlayacağı ve yayının nereleri kapsayacağına dair henüz net bir karar verilmediği söylenmiş.

Maradona 2005 yılında Arjantin’de “La Noche del 10 (10 numaranın gecesi)” adlı  bir talk show programı yapmış ancak pek prim yapmamış. Eğer Maradona tv kurulursa bütün gün “Maradona by Kusturica” yayınlasınlar kesin iş yapar. Yoksa hala izlemediniz mi!?

Ne karmış arkadaş…

İngiltere’yi kara kış fena vurdu. Ada’da alt ligler dahil yaklaşık 50 maç olumsuz hava koşulları nedeniyle ertelendi. Premier League’de de Hull City-Chelsea, Burnley-Stoke City, Sunderland-Bolton, Fulham-Portsmouth ve Liverpool-Tottenham maçları iptal.

Bu takımların taraftarları hafta sonunu futbolsuz geçirecek. Studs-up da bu hafta maça gidemeyecek olan taraftarların ne yapacağını pek güzel anlatmış;)

Lille’i geçersek, Liverpool kolay…

“UEFA Avrupa Ligi’nde Lille’i geçeceğimizi düşünüyorum, takımımız bu kapasiteye sahip durumda. Sonrası Liverpool geliyor. Gerçekçi olmak gerekirse ‘Sahamızda oynayacağımız maç, bizim kader maçımız olur’ diyorum. Eğer çok iyi konsantre olur, çok iyi mücadele ederek iyi bir sonuçla sahamızdan çıkarsak  Liverpool’u da eleyeceğimizi düşünüyorum. Liverpool’da Gerrard ve Torres’i çıkardığınızda yenilmeyecek bir takım değil. Ama öncelikli hedefimiz Lille tabii ki!”

Uğur Boral

Fenerbahçe’nin sol kanattan seri akan ismi Uğur Boral, Fenerbahçe gazetesinde aynen bu sözleri söylemiş. Fenerbahçe resmi internet sitesi de aynen benim kullandığım başlıkla bunu sayfasına taşımış. Uğur röportajında “Lille’i geçersek, Liverpool kolay” gibi bir cümle kurmamış ancak başlık böyle. Enteresan.

Bir de Uğur’un Gerrard ve Torres olmasa Liverpool yenilmeyecek takım değil lafına takıldım. O ne demektir ya? O zaman Barcelona’da Xavi ve Messi, Real’de Kaka ve Ronaldo, Manchester’da Rooney ve Giggs, Chelsea’de Drogba ve Lampard olmasa yenilmeyecek takım değiller. Önce kendisinin de dediği gibi Gervinho’lu, Frau’lu Lille’i düşünsün Uğur ama o güne kadar da boş durmasın.

Yatsın kalksın dua etsin maç öncesi Alex’in oynamasına engel bir durum olmasın…