Dün Corinthians formasıyla ilk maçına çıkan Roberto Carlos affetmemiş.
link: http://www.dailymotion.com/video/xbxq15_carlos-tackle_sport
Dün Corinthians formasıyla ilk maçına çıkan Roberto Carlos affetmemiş.
link: http://www.dailymotion.com/video/xbxq15_carlos-tackle_sport
Onlar böyle mutlu…
2005 yılında büyük yıldız olacak denilerek 6 milyon euroya River’dan Barcelona’ya transfer olmuştu Maxi. Adı güzel, tipi güzel bu Arjantinli arkadaşın Barcelona’da şansı pek yaver gitmedi. Onunla ilgili hafızamda kalan kritik bir maçta son dakikada attığı golle Barcelona’yı zafere taşıdığı ancak rakibi bile net hatırlamıyorum. Barcelona’dan sonra Mallorca ve FC Moscow formaları giyen ancak oralarda da vasatı aşamayan Arjantinli, geçen sezon kiralık olarak Güney Amerika’ya geri dönmüştü.
Son olarak formasını giydiği Gremio’da 24 maçta 11 gol atan Maxi, bugün Serie A ekiplerinden Catania ile 4 yıllık sözleşme imzaladı. Fizik gücün ön plana çıktığı İtalya’ya pek uygun bir isim değil gibi geliyor bana. Ezilecek gidecek sanki… Bakalım illa vardır Mihajlovic‘in bir bildiği.
Clive Owen’ı severiz. Çocukluğundan beri ağır Liverpool taraftarıdır.
Talk Sport’a verdiği röportajda nefis şeyler söylemiş. Locada maç mı izlenir taraftarın içinde olmak lazım… Gelmiş geçmiş en iyi futbolcu sorusuna tereddütsüz Steven Gerrard!
link: http://www.dailymotion.com/video/xbx8z4_clive-owen-talking-about-liverpool_sport
Geçtiğimiz aylarda Hong Kong’lu iş adamı Carson Yeung tarafından satın alınan Birmingham City, Çinli spor giyim markası Xtep ile 7.1 milyon pound karşılığında 5 yıllık sözleşme imzaladı. Şu anda Umbro tarafından üretilen formaları giyen Birmingham City, önümüzdeki sezondan itibaren Xtep’in ürettiği formaları giyecek.
Bu arada önümüzdeki sezon Birmingham City’nin en az 8 maçının Çin Merkez Tv kanalından canlı yayınlanacağı da açıklandı. Eee bir de Çin’den futbolcu transfer ederler tam olur işte. Uzak Doğu pazarına giriş o giriş…
Manchester United’ın Glazer ailesi yönetiminde ciddi borç için yüzdüğü ortaya çıkınca United taraftarlar birliği ayaklanmış. Amerikalıların yönetiminden memnun olmayan taraftarlar bu haftaki Burnley maçından önce bir araya gelmişler ve United’ı Glazer ailesinden kurtarmak için neler yapabiliriz diye tartışmışlar.
İlk protestoyu 10 Mart’ta oynanacak olan Milan maçında yapmaya karar veren taraftarlar ayrıca Manchester efsanesi Eric Cantona‘yı oluşumun içinde yer almaya ikna etmek için ellerinden geleni yapacaklarını açıklamışlar.
Buraya kadar alınan kararların yapılabiliritesi var ancak bir de demişler ki Sir Alex Ferguson Glazer’ları protesto etmek için istifa etsin. Yok artık diyorum. 24 senelik efsane böyle son bulur mu hiç…
Dün Inter’in Bari deplasmanında yaşadığı puan kaybı sonrası Milan için maçın önemi bir kat daha artmıştı. Siena’nın daha 10. dakikada 10 kişi kalması da ayrı bir piyango oldu. Maçın yıldızı tartışmasız hat trick yapan Ronaldinho. Eski günlerdekine benzer performansı müthiş keyif veriyor. 90. dakikadaki kapanış golü tarifsiz. Boriello’nun golünü de atlamayalım ayıp olur. O da “oha!” bir gol attı. Sezon başında Leonardo’ya çakma Guardiola filan diyorduk ama işleri baya iyi toparladı. Lider Inter’le puan farkı 6 ancak Milan’ın 1 maç eksiği var.
Bu arada acıların takımı Juve Chievo deplasmanında da kaybetmiş. Maçın skoru 1-0. Naklen yayın yoktu o yüzden nedir ne değildir bilmiyorum ama İtalyan basınından yine bütün hafta Ferrara’nın alternatiflerini dinleyeceğiz.
Kuralar çekildiğinde tarihinin en kötü Atletico Madrid’iyle eşleştik ama 2 ay sonra ne durumda olurlar bekleyip görmek lazım diyorduk. Dün akşam 3-0’ın rövanşında Recreativo Huelva’yı Calderon’da 5’lediler. Ligde çok alttalar ancak Real Madrid ve Barcelona’nın olmadığı kupada yürür gider Avrupa biletini bu kontenjandan alırlar.
Europa Kupasına ne kadar önem verecekler, 1 ay sonra ne halde olacaklar bekleyip göreceğiz ama Agüero’nun Chelsea’ye gitmemesi ve yükselen form grafiği can sıkıcı.
Premier League ekiplerinden West Ham’in uzun süredir el değiştirmesi gündemde. Sezon başından beri bir belirsizlik var. Ciddi borç içinde olan kulübe hiç yatırım da yapılmadı. Ee haliyle takım da Zola yönetiminde küme düşmemek için can çekişiyor.
Önümüzdeki günlerde büyük ihtimalle takımın yeni sahibi İtalyan Massimo Cellino olacak. Massimo Cellino aynı zamanda Cagliari takımının da sahibi. Bu zengin beyefendi İtalya’da ya da İngiltere’de de yaşamıyor. Kendisi Miami’den yapıyor yatırımlarını. West Ham’i tamamen devraldıktan sonra da yapacağı ilk iş Zola’yı gönderip yerine en son 2007-2008 sezonunda Bologna’yı çalıştıran Daniele Arrigoni‘yi getirmek olacakmış. Miami’den böyle buyurmuş Cellino.
Zola’nın yerine kimin geleceğinde değilim de elinde malzeme olmadan sezon başından beri hiç sesini çıkarmadan elinden gelen herşeyi yapan Zola gibi efsane bir adamı neden sezon ortasında göndermek istersin hiç anlamış değilim. İtalyan’ın İtalyan’a yaptığına bak…
Guardiola göreve geldiğinden beri ilk defa bir kupada saf dışı kaldı. Sevilla’yı dün akşam deplasmanda Xavi’nin golüyle 1-0 yenmelerine rağmen ilk maçı Camp Nou’da 2-1 kaybettikleri için deplasmanda atılan gol muhabbetinden Copa Del Rey’den elendiler.
Geçen sezon alınan 6 kupanın ardından bu sene de herkes Barcelona’dan aynı şeyleri bekliyor ancak mümkünatı yok. Maçı izleyemediğimiz için fazla yorum şansımız yok ama İspanyol basınına göre futbol tanrıları Sevilla’nın yanındaymış. Guardiola maçtan sonra “eleneceksek böyle elenemelim ben takımımla durur duyuyorum, Sevilla’yı da tebrik ediyorum” demiş.
Barcelona kaybedince sevineni de çok oluyor tabii. Sevilla’lıların haklı sevincinin yanı sıra özellikle Alcorcon denilen 3. lig takımına bir önceki turda elenen Madrid’liler başkasının mikiyle zevk almaya bayılıyorlar…