Çarşamba akşamı Everton-Bolton maçında kaleden kaleye gol atan Tim Howard, bu gole pek hiç sevinmemişti. Maçtan sonra kendisine sorulan gole neden hiç sevinmedin sorusuna da “rakip kaleci için çok şanssız bir andı, ben de zamanında aynı şeyi yaşamıştım.” diye cevap vermişti.
İşte Howard’ın 2006 senesinde Wigan rezerv takımında yaşadığı o şanssız an…
2004 yılında Arsenal transferiyle Sevilla’dan ayrılan Reyes, yaklaşık 8 sene sonra altyapısında yetişip 16 yaşında A takım formasını giydiği kulübüne geri döndü. Sözleşme 3.5 senelik. Sonrası da gelir, jübileye kadar gider. Sanchez Pizjuan, Reyes’i özlemiştir.
640 sayfada bugüne kadar sponsor oldukları isimler, takımlar ve 3 şeridin yıllar önce doğan hikayesi anlatılmış. Çok özel röportajlar da var. Kitabın ismi de çok şık;
“The Story As Told By Those Who Have Lived and Are Living It“
Autopullman Padrós’un Barcelona’ya hediye ettiği yeni otobüs. Zaten 2003/2004 sezonundan beri kulübe sponsorlar. Bu yeni otobüs ise 14 metre uzunluğunda, 12.4 litre motora sahip ve 505 beygir. 12 ileri otomatik vites.
Konfor desen satıcı ağzıyla “full aksesuar”:)
Bu arada hazır Barca muhabbeti açılmışken dün akşamki Osasuna maçına inceden pas atalım. 2012’nin ilk golü Fabregas’tan. Bu sefer Pedro atamadı. O Fabregas’ın attığı ikinci golün şıklığına şapka… Hea bir de Messi nezle mezle, Arjantin’den yeni geldi oynamayacak denildi, adam 60’da girdi yine iki tane yazdı.
4-0’ın ardından rövanşın pek de önemi kalmadı. Copa Del Rey’de El Clasico’yu bekliyoruz artık biz. Tabii Real, Malaga deplasmanından turu alabilirse… Şaka şaka alırlar ama Malaga taraftarı da tura inanmış gözüküyor. Çok da kolay olmayacak. Aşağıda önümüzdeki hafta oynanacak maç için satışa çıkan biletlerin kuyruğunu görebilirsiniz. “Ruud Ruud Ruud” seslerini duyar gibiyim 🙂