Barcelona’nın değerleri

Barcelona’nın geçen yıl aldığı 6 kupa ve bugünkü başarısında altyapıdan gelen oyuncuların önemi ve katkısı tekrar tekrar anlatılmaya gerek olmayan bir gerçek. Barcelona akademisinden yetişmiş ve şu anki kadroda yer alan 10 futbolcu, bugün Barcelona’ya toplam değer olarak biçilen 514 milyon euronun yaklaşık %60’ını oluşturuyor. En değerli isim 80 milyon euro değer biçilen Lionel Messi. Onu sırasıyla 65 ve 60 milyon euroyla takımın pas makinaları Xavi ve Iniesta izliyor. Pozisyonlarının en iyisi bu 3 oyuncunun kontratları da yakın zamanda uzatıldı. Xavi 2014, Iniesta 2015 ve Messi 2016’ya kadar imza attı.

Bu 3 ismin ardından Barcelona akademisinden yetişen diğer isimlere biçilen değerler ise şöyle; Kaptan Puyol 28 milyon euro, Pique 24 milyon euro, Busquets 18 milyon euro, Valdes 15 milyon euro, Bojan ve Pedro 10’ar milyon euro ve Jeffren 2 milyon euro.

Transferde son gün

Dün Ocak ayı tranfer döneminin son günüydü ve oldukça hareketli saatler yaşandı. İlgimi çeken bir kaç son dakika transferini yazıyorum atladığım olursa siz de yorumlarda belirtin lütfen…

Fener’in istemediği Mancini Inter’den Milan’a kiralık gitti. Mancini’yi Milan’a yollayan Inter, Parma’nın orta sahası Mcdonald Mariga‘yı kaptı. Geçtiğimiz hafta el değiştiren West Ham, McCarthy‘nin ardından hücum hattını bonservisi Middlesbrough’da olan ancak sezonun ilk yarısını Zamalek’te kiralık geçiren Mido ve St. Etienne’de oynayan Ilan‘la güçlendirdi. İlginç bir dipnot; Mido’nun “para umrumda değil Premier League’e geri dönmek istiyorum” diyerek haftalık 1000 pounda 4 ay kiralık olarak imza attığı söyleniyor. Tottenham kaptanı Robbie Keane 6 aylığına kiralık olarak Celtic’e gidiyor. Orada kral olur daha da dönmez gibime geliyor. Son dakikaya kadar Gago’yu kovalayan Manchester City’e Middlesbrough’nun genç kanat oyuncusu Adam Johnson nasip oldu. Daha önce Hertha Berlin’den tanıdığımız Türk asıllı Alman Malik Fathi Spartak Moskova’dan Bundeliga’ya geri döndü, yeni adres Mainz. Bir diğer Alman Hannover, Sevilla’nın yedek forveti Kone‘yi kaptı. Palmeiras’ın serbest bıraktığı eski Barca’lı Edmilson sezon sonuna kadar Zaragoza’da.

Ve son olarak bana “oh be!” dedirten bir transfer; Galatasaray’ın genç yeteneği(!) Aydın Yılmaz‘ın 5 sene önce Konya’da attığı golün hatrı buraya kadarmış. Aydın satın alma opsiyonuyla birlikte sezon sonuna kadar kiralık olarak Eskişekirspor’da…

Topu Capello’ya attılar

Terry’in kırdığı ceviz İngiliz basının ana gündem maddesi. Malzemeyi aldılar evire çevire kullanıyorlar. Önce Terry’nin Chelsea kaptanlığı alınsın başlıkları atıldı ancak Ancelotti oyuncusuna sahip çıktı. Şimdi ise İngiltere Milli takım kaptanlığı alınsın hatta bir daha Milli takıma hiç alınmasın gibi başlıklar atılıyor. İngiltere Futbol Federasyonu yazılıp çizilenler üzerine bugün resmi bir açıklama yapmış ve Terry konusundaki tek kararı Milli takım hocası Fabio Capello’nun önümüzdeki günlerde vereceğini belirtmiş. Capello’nun işi zor. Ne karar verirse versin basın atıp tutmaya devam edecek.

Tamam Terry’nin Bridge’e attığı kazığın ahlaki hiç bir açıklaması yok, büyük ayıp ama bu Terry’nin taş gibi stoper olduğu ve hem Chelsea’nin hem de İngiltere Milli takımının ona ihtiyacı olduğu gerçeğini değiştirmez. Capello gibi bir futbol adamının kararının da Ancelotti’den farklı olacağını hiç zannetmiyorum.

Team Bridge

Stephen Ireland, Tevez ve Nigel de Jong dünkü Manchester City-Portsmouth maçında John Terry’den arkadaş kazığı yiyen Wayne Bridge’e destek olmak için formalarının içine “Team Bridge(Bridge’in takımı)” yazılı t-shirtler giymişler. Maç sonrasında soyunma odasına giderken formalarını çıkarıp t-shirtlerini gösteren 3’lünün mesajı net; “Tarafımız belli!”

Arsenal-Manchester United maçında 3D keyfi

Sky Sports’un Arsenal – Manchester United maçını Londra, Manchester, Cardiff ve Edinburgh’daki bazı publarda 3 boyutlu olarak yayınlayacağından hafta içinde bahsetmiştim. Bu büyük keyfi ellerinde bira, gözlerinde gözlükle izleme şansı yakalayan İngilizlerin deneyimlerini okumayı çok istiyorum.

Bu arada 3 boyut ayağına Manchester da Arsenal’i 3’ledi. İzlediğim ilk yarıda bitirdiler işi. 3-1’den sonra biraz göstermelik baskı Arsenal’den ama sonuç yok. Wenger’in çocuklar hala büyüyemediler. Sıradan takımlara karşı takır takır ama büyükler geldi mi saygılarından mıdır nedir bambaşka bir takım oluveriyorlar…