Cumartesi’nin ardından

Merseyside derbisiyle başlayan maç izleme şölenim az önce Real Madrid – Espanyol maçıyla sona erdi.

Liverpool büyük bölümünü 10 kişi oynadığı maçta Everton’ı Kuyt’un golüyle 1-0 yendi. Kuyt bu aralar bir baldır gidiyor, olmayacak goller atıyor şaşırtıyor. Derbiye damga vuran isim ise tartışmasız hakem Atkinson. Bütün maç çaldığı ters düdükler bir yana Krygiakos’a kırmızı gösterdiği pozisyonda çift giren Fellaini’ye neden kart yok? Bir de eğer Rafa Benitez Maxi Rodriguez’i sol iç oynatmak için transfer ettiyse ayıp etmiş. At Maxi’yi sağa Kuyt’u ileri uca kurtul N’gog’u yeteneksizinden…

Derbi sonrası dönüşümlü izlediğim iki maç var. Wolfsburg – Bayern Münich ve Manchester United – Portsmouth. Hiç bilmesem ve birisi bana gelip bu Wolfsburg geçen sene Bundesliga’da şampiyon oldu dese hadi ordan derim. Magath’ın takımından eser yok. Çok yazık. Sezon sonu Dzeko ve Grafite de gider sonrası daha da karanlık. Bayern ise Van Gaal’ın gazını aldı gidiyor. Sezon başındaki formsuz dönemin ardından bol gollü galibiyetlerine devam ediyorlar. Robben büyük formda bugün de attı golünü. Maçın skoru 1-3 Bayern. United ise “Glazer out” tezahüratları ve pankartları eşliğinde zayıf Portsmouth’u 5’ledi. Gollerin 3’ü Portsmouth’lu futbolculardan. Karşı kaleye gidemiyoruz bari bizim kaleye çalışalım dediler. Diğer iki gol ise Rooney ve Berbatov’dan.

Aşağıdaki postta fikirlerimi belirttiğim Galatasaray – Kayserispor maçından sonra ise günün en keyifli anı için Barcelona – Getafe maçına geçtim. 90 dakikayı 9 kişi tamamlayan Barca maçı 2-1 aldı. Goller Messi ve Xavi’den. Messi’nin gol yine müthiş. Pique’nin kırmızısına itiraz yok ama 90’da atılan Marquez’e yazık oldu. Rakibe dokunmadı bile bir balıklama penaltı mevzusuna kurban gitti. Barcelona’nın ardından takipçi Real Madrid’i izleyelim dedik. Espanyol karşısında 3-0’lık çok rahat bir galibiyet. Espanyol baya kötü bu sezon. Sadece bir oyuncuya bağlamak doğru olmaz belki ama De la Pena’nın sakatlığından çok etkilemişler. Real’in golleri Ramos, Kaka ve Higuan’den. Puan farkı bu hafta da 5. Kovala Madrid kovala belki yakalarsın…

Ayranımız yok içmeye…

Yarın bu saatlerde Euro 2012 eleme grubundaki rakiplerimiz belli olacak. 14 Ekim’de Fatih Terim’in istifasından bu yana hocasız takılmaya devam ediyoruz. Haliyle Polonya’daki kura çekimine de hocasız gidiyoruz. Eee iyi böyle maç filan da yok zaten boşuna maaş ödemiyoruz kimseye… Yerli hocalar görev için can atıyor. Federasyon yabancı peşinde ki bence doğru. Basın Trapattoni ve Hiddink‘e çok inandı ama tutturamadılar. Önümüzdeki ayın başında 3 Mart tarihinde Honduras ile bir hazırlık maçımız var. Acele etmeyin beyler nasıl olsa bizim Milli Takımın aksine 2010 Dünya Kupası bileti alan Honduras’ı hocasız da yeneriz biz!

Kuraya 2. torbadan katılıyoruz, bakalım bu sefer 2.’lik için kiminle can çekişeceğiz;

1. Torba: İspanya, Almanya, Hollanda, Italya, Ingiltere, Hırvatistan, Portekiz, Fransa, Rusya

2. Torba: Yunanistan, Çek Cumhuriyeti, İsveç, İsviçre, Sırbistan, Türkiye, Danimarka, Slovakya, Romanya

3. Torba: İsrail, Bulgaristan, Finlandiya, Norveç, İrlanda Cumhuriyeti, İskoçya, Kuzey İrlanda, Avusturya, Bosna Hersek

4. Torba: Slovenya, Letonya, Macaristan, Litvanya, Belarus, Belçika, Galler, Makedonya, Kıbrıs Rum Kesimi

5. Torba: Karadağ, Arnavutluk, Estonya, Gürcistan, Moldova, İzlanda, Ermenistan, Kazakistan, Lihtenştayn

6. Torba: Azerbeycan, Lüksemburg, Malta, Faroe Adaları, Andora, San Marino

Capello Terry’den kaptalığı aldı

Sky Sports’un flaş geçtiği habere göre Capello Terry’nin Milli takım kaptanlığını aldı. Wembley stadında bir araya gelen ikilini görüşmesinin sadece 12 dakika sürdüğü söyleniyor. Federasyondan daha resmi ve detaylı bir açıklama yok.

Açıkcası Capello’nun Terry’e destek olacağını ve kaptanın arkasındayım demesini bekliyordum. Bu saatten sonra yeni kaptan adaylarım Gerrard, Lampard ya da Ferdinand.

*******

Edit: İngiltere Futbol Federasyonunun internet sitesinde de Capello’nun Terry hakkındaki açıklaması yayınlandı;

“Uzun uzun düşündükten sonra kaptanlığı Terry’den almanın en doğrusu olduğuna karar verdim. Terry kaptanlığı süresince hep olumlu davranışlar sergiledi ancak bu kararı alırken başka konuları da göz önünde bulundurdum ve İngiltere takımı için en doğrusunun bu olduğuna karar verdim. İngiltere için en iyisini istemem bu kararda etkili oldu. İlk olarak Terry’e haber iletildi. Terry’i kaptanlığa seçerken ikinci ve üçüncü kaptanları da belirlemiştim. Bu kararın değişmesi için bir sebep yoktur. Bu kararı bana bırakan federasyona teşekkür ederim.”

Fabio Capello

Bir Hargreaves vardı…

2008 yılının ekim ayında iki dizinden birden operasyon geçiren Owen Hargreaves’in bu sezon formasına kavuşması bekleniyordu. Hatta Colorado’da diz uzmanı Dr. Richard Steadman tarafından yakından takip edilen Hargreaves’in 2009 eylül ayında antremanlara başlayacağı tahmin edilmiş bunun üzerine Sir Alex Ferguson tarafından Şampiyonlar Ligi kadrosuna alınarak son iki grup maçında oynatılması planlanmıştı. Ancak anlaşılan o ki takımla beraber daha yeni antremanlara başlayan Hargreaves’den gelen haberler çok olumlu değil. Çünkü Sir Alex Ferguson Şampiyonlar Ligi 2. tur maçları öncesi Hargreaves’in ismini listeden çıkarmış.

Çok zor tabii 16 ay sahalardan uzak kalıp geri dönmeye çalışmak. O dizleri tekrardan güçlendirmek, güçlendirirken başka yerleri zorlamak hepsi ayrı dert. Çok da iyi futbolcuydu. Bu saatten sonra Capello‘nun gözüne girip Güney Afrika gitmesi de çok zor. Yazık…

Pato’nun sıkıntısı dişlerinde

En son 13 Aralık’taki Palermo maçında oynayan ve o günden beri sahalardan uzak kalan Pato’nun yaşadığı kas sakatlığının dişlerinden kaynaklandığı açıklanmış. Pato bugün dişlerinden bir operasyon geçirecek.

Geçen sezon Van Persie de aynı tip bir problemden dolayı operasyon geçirmişti. O zaman “Diş ve kas ne alaka?” diyerek ufak bir araştırma yapmıştım; insanın diş sinirleriyle vücudun diğer kaslarının arasında ilginç bir bağ varmış. 20 yaş dişleri sorun çıkarıp çiğnemeyi etkilediği anda vücuttaki bu bağ direk etkileniyormuş. Bu problemi yaşayan sporcuların da kasları fazla zorlanmaya gelemiyormuş. Tabii ki işin daha detaylı ve tıbbi açıklamarı var, ben elimden geldiğince basite indirgemeye çalıştım.

Pato bu hafta Bologna deplasmanında da yok. Huntelaar olmuyor, Borriello yanlız kalıyor, Inzaghi’ye dayanılmıyor. Dön artık Pato.

Afrika Uluslar Kupası en iyi 11

Mısır’ın şampiyonluğuyla sonuçlanan Afrika Uluslar Kupasının en iyileri Afrika Futbol Konfederasyonu tarafından belirlendi. Popüler isimlerden ne Drogba ne de Eto’o en iyiler arasında… Turnuvaya gelmeseler de olurdu zaten…

İlk 11;

Essam El Hadary (Mısır), Madjid Bougherra (Cezayir), Wael Gomaa (Mısır), Mabina (Angola), Alexandre Song (Kamerun), Ahmed Fathi (Mısır), Ahmed Hassan (Mısır), Peter Odemwingie (Nijerya), Asamoah Gyan (Gana), Flavio (Angola), Mohamed Zidan (Mısır)

Yedekler;

Richard Kingston (Gana), Emmanuel Mbola (Zambiya), Achille Emana (Kamerun), Kwadwo Asamoah (Gana), Seydou Keita (Mali), Karim Ziani (Cezayir), Mohamed Nagy Gedo (Mısır), André Ayew (Gana), Eric Mouloungui (Gabon), Ogbuke Obasi (Nijerya), Jacob Mulenga (Zambia), Salomon Kalou (Fildişi Sahili)

Matthew Etherington’ın kumar borcu

Stoke City’den Tuncay’ın takım arkadaşı Matthew Etherington yıllarca kumar alışkanlığı olduğunu ancak uzun süre önce çok büyük borçlar altına girdiği için oynamayı bıraktığını ve şu anda terapi gördüğünü kabul etmiş. Borçlu olduğu kişilere ufak ufak paralarını ödediği ve herşeyi kendisi adına avukatının yönettiği açıklanan Etherington’a kulübü Stoke City’den de yardım gelmiş. Haftalık 20.000 pound kazanan futbolcunun bu sezonki yükselen performansı da göz önüne alınarak zamlı yeni sözleşme önerilmiş. Etherington Stoke City’den önce oynadığı West Ham’den de zamanında kumar borcunu ödemek için 300.000 pound borç almış…