Kelepçe

Sampdoria maçında takımı 9 kişi kalınca saha kenarında kendinden geçen Jose, elimizi kolumuzu bağlıyorlar ayağına kelepçe hareketi yapınca İtalya futbol federasyonundan 35.000 euro para cezası ve 3 maç ceza aldı. Rahatsızdır Mourinho; bu cezaya sessiz kalmaz yine atar tutar sağa sola…

Bu arada maçta kırmızı kart gören Samuel ve Cordoba otomatikman 1’er maç ceza alırken oyundan çıkarken hakeme hakaret eden Muntari ve soyunma odası koridorlarlarında Sampdoria’lı futbolculara saldıran Cambiasso 2’şer maç ceza aldılar.

Maradona’nın küpeleri Miccoli’de

Maradona’nın Napoli’de oynadığı dönemlerden kalan vergi borcu yüzünden İtalya’da el konulan küpeleri geçen ay açık arttırmayla 25.000 euroya satılmıştı.

Küpelerin sahibi isminin açıklanmasını istemeyen birisi adına açık arttırmaya katılan bir bayan olmuştu. İtalyan basını o günden beri küpeleri kimin aldığını kafaya takmış ve en son Palermo’nun forveti Miccoli’nin ismine ulaşmıştı. Miccoli de dün Dahlia Tv adlı İtalyan kanalına yaptığı açıklamada küpeleri aldığını itiraf etti.

Sıkı Maradona hayranı heralde kendisi. Tipleri de hafif benziyor; kısa ve kalın vücut yapısı. Küpeleri de takınca “vay be Maradona’ya benzedim” diye dolanır artık.

Takımı strese sokmamak için maça gelmemek?

Hafta başından beri başkanın bu maça gelmeye imtina ettiğini biliyorduk. Başkan gelerek maça ekstra bir önem verildiği yorumunun yapılmasını istemiyor. Sonuçta bu maçta alınacak 3 puanın, diğer maçlarda alınacak 3 puandan farkı yok. Bu yüzden takımı strese sokmamak için gelmemiştir

Beşiktaş Basın Sözcüsü Mete Düren

Madrid’de polis baskısı

Madrid’den gelen haberlere göre, Galatasaray taraftarı maça girmeden polis tarafından uzunca bir süre dışarıda bekletilmiş. Uçkurlarına kadar aranmışlar, kaskla kafaya maruz kalmışlar ve maçın başlamasına ancak 10 dakika kala stada girebilmişler. Allah yardımcıları olsun ve bol şans!

Şampiyonlar Ligi geri dönüyor

Grup maçlarının ardından verilen 2 aylık ara bugün sona eriyor. Yeni fikstür formatıyla 2. turda oynanacak 8 maç 2 haftaya yayıldı. İlk maçlar Lyon-Real Madrid ve Milan-Manchester United.

Lyon-Real Madrid maçı için ön plana çıkan isim Karim Benzema. Milan-Manchester United maçı için ön plana çıkan isim ise David Beckham. İki futbolcu da şans bulurlarsa eski takımlarına karşı ilk defa forma giyecekler.

Real’in Lyon deplasmanından rahat galip çıkacağını düşünüyorum. Lyon bu sezon eski günlerinden çok uzak. Hafta sonu Lens karşısında 1-0 kazanmalarına rağmen çok zorlandılar. Real ise Kaka-Ronaldo A.Ş sayesinde Bernabeu’ya avantajlı döner. Gecenin diğer maçında ise sağı solu belli olmayan Milan’dan tek farklı bir galibiyet bekliyorum. Manchester’ın da buna bir itirazı olmaz heralde. Old Trafford’da Milan’ı eleyecek skoru bir şekilde yakalarlar.

Muhtemel 11’ler;

21.45  Lyon – Real Madrid @ EUROFUTBOL

Lyon: Lloris, Reveillere, Cris, Boumsong, Cissokho, Toulalan, Kallstrom, Govou, Pjanic, Gomis, Lisandro Lopez Real Madrid: Casillas, Ramos, Raul Albiol, Garay, Arbeloa, Granero, L. Diarra, Xabi Alonso, Kaka, Ronaldo, Higuain

21.45 Milan – Manchester United @ FUTBOLSMART

Milan: Dida, Abate, Nesta, Thiago Silva, Favalli, Gattuso, Ambrosini, Pirlo, Ronaldinho, Pato, Borriello M.United: Van der Sar, Rafael, Brown, Ferdinand, Evra, Fletcher, Scholes, Carrick, Nani, Valencia, Rooney

Hiddink tamam

1990-91 sezonunda Fenerbahçe’yi çalıştıran Guus Hiddink 20 yıl sonra Türkiye’ye dönüyor. Önümüzdeki günlerde yapılacak olan Euro 2012 fikstür çekimleri için büyük ihtimalle Frankfurt’ta olacak. Ersun Yanal ve eski Altaylı Tahir Karapınar’ın Hiddink ile beraber yeniden yapılanan Milli takım teknik kadrosunda yer alması büyük ihtimal. Resmi açıklama gelmeden Hiddink hakkında değerlendirme yapmayayım. Gerçi Hiddink’i tartışmanın ya da değerlendirmenin de bir anlamı yok zaten…

Hiddink’in “İşte benim dünyam” adlı kitabında yer verdiği Türkiye anılarıyla kendisine şimdiden hoşgeldin diyelim;

“Türkiye’de teknik direktörün dediği olurdu. Ben aslında oyuncunun da bazen itiraz etmesi gerektiğine inanırım. Fenerbahçe’de sonunda bir oyuncu kendi yorumunu yaptı ancak takım arkadaşları aniden müdahale etti ve susmasını sağladı… Kontratımda kadroyu benim kuracağıma dair bir madde vardı. Haftalar geçtikçe yöneticiler yanıma geldi.. Hepsinin kendi oyuncusu vardı. “Benim oyuncum neden oynamıyor?” diyorlardı. Hatta bazen sigara kutusunun arkasına ilk 11 yazan yönetici bile vardı… Türk basını da acımasızdı. Bir gün Schumacher’in burnuna bir top geldi. Burnu kanadı. Ona “Hadi bir oyun oynayalım” dedim ve esprili bir şekilde onunla tartıştık. Bir de baktık ki gazetelerin manşetlerinde “Hiddink, Schumacher’e yumruk attı” haberleri vardı… Bir bayan tesislere gelerek benimle tanışmak istediğini söyledi. Hatta beni ailesiyle de tanıştırmak istiyordu. Hiç art niyet aramadım. Almanca konuşuyordu. Evine gittim, kahve içtim, çıkarken kapıda flaşlar patladığında tuzağa düştüğümü anladım…”