Etiket: la liga
Dani Alves, Pique ve Marquez’den sonra Abidal
Hafta sonu Atletico Madrid deplasmanına çıkacak olan Barcelona’da defansif sorunların ardı arkası kesilmiyor. Getafe maçında kırmızı kart gören Pique ve Marquez’in yanı sıra Dani Alves de sakatlığı nedeniyle Vicente Calderon’da oynayamayacaktı. Bu üçlüye dünkü antremanda sakatlanan Abidal de eklendi. Abidal’in sakatlığı ciddi, yaklaşık 2 ay sahalardan uzak kalacak.
Barca Atletico maçına muhtemelen sağda Puyol, ortada Milito-Chygrynskiy ve solda Maxwell dörtlüsüyle çıkacak. Kanatlarda pek problem olacağını zannetmiyorum ama ortada beraber oynayacak olan Milito ve Chygrynskiy, Forlan ve Agüero karşısında zor anlar yaşayabilir. Bütün maç “kademede Puyol” lafını sık sık duyabiliriz.
Bu arada geçen hafta Getafe maçında Dani Alves yerine ilk defa sağ bekte oynayan solak Maxwell’in açıklamaya bayıldım; “Benim için sağda oynamak İngiltere’de araba kullanmak gibi.”
Ver çoşkuyu!
Atletico Madrid resmi internet sitesinin açılış sayfası. Vicente Calderon‘da önce Barca sonra Gala deyip vermişler ara gazını. İkincisine geliyoruz rahat olun!
Arsene Wenger böyle mutlu
Doktor: Çok daha önce gelmeniz gerekirdi Bay Wenger. Reçetenizin(gözlüklerinizin) acilen yenilenmesi gerekiyor. Bu sayede daha iyi göreceksiniz.
Wenger: Aman tanrım güçlü bir santrafora ve daha varyasyonlu bir futbola ihtiyacımız var. Ve eminim ki Samir Nasri diye orta yaşlı bir lezbiyeni transfer etmişim. Değiştirin! Değiştirin!
Wenger: Ohh neyse biraz daha böyle kalsın…
Studs-up yine gediğine oturtmuş.
Size Atletico’dan hayır gelmez Kaka’cığım
Kaka dünkü antreman sonrası düzenlediği basın toplantısında hafta sonu Vicente Calderon’da Barcelona’yı ağırlayacak olan şehrin diğer takımı Atletico’dan kıyak beklediklerini söylemiş. Atletico Madrid – Barcelona maçları her zaman çekişmeli geçer ve Atletico Barcelona’ya hep ters gelir. Ancak bu sezon Atletico için lig ikinci bile değil üçüncü planda artık. Önümüzdeki sezon Avrupa kupasına gitme hesaplarını İspanya Kral Kupası üzerinden yapıyorlar. Europa Kupasında ise hedefleri şampiyonluk ve bildiğiniz üzere rakip Galatasaray.
Ben Atletico’nun önceki sezonlara oranla bu Barcelona maçına çok asılacağına inanmıyorum. Bu maçtan 4 gün sonra bizle oynayacakları maç onlar için çok daha büyük önem arz ediyor. Tabii ki maçı bırakmayacaklar ama geçen sezonlardaki gibi saldıralım, koparalım, sonuna kadar bırakmayalım havasında olmazlar gibime geliyor.
Lincoln paşa Palmeiras’ta
Şeytan tüyü vardı bu adamda. Hiç birşey yapmazken, herkes eleştirirken, disiplinsizlik damgasıyla kafasına kafasına vurulurken bile oynasın adam olsun istedim ama bir yerden sonra bana da illallah getirdi. Asist kralı olarak bitirdiği sezonun ardından 20 bavulla gittiği ülkesinden beklenildiği üzere dönmedi. Bir ara Almanya semalarında göründü, kankası Dede’nin yanına transfer olacak sandık o da tutmadı. Ancak aylar sonra Lincoln paşanın tatilini bitirme kararı aldığını duyduk.
Palmeiras resmi internet sitesinden Lincoln’ün Galatasaray ile olan anlaşmasını fesh ettiği ve Palmeiras ile 2 senelik anlaşma imzaladığı açıklanmış. Lincoln önümüzdeki hafta Sao Paulo’ya gidecek ve basına tanıtılacakmış.
Çok güvenmeyin beklenenden rötarlı gelebilir…
Werder Bremen’in 111. yıl forması
İğne deliğinden
Kaç zamandır aklımda, bu video da bahanem olsun. Delinin biri kuyuya taş attı diye bu adamı Arda ile aynı cümle içinde kullanmayalım lütfen. Arda’yı seviyoruz, inanıyoruz ama ilk başta ona ayıp oluyor.
link: http://www.dailymotion.com/video/xc55u6_messi-goal-against-getafe_sport
Cumartesi’nin ardından
Merseyside derbisiyle başlayan maç izleme şölenim az önce Real Madrid – Espanyol maçıyla sona erdi.
Liverpool büyük bölümünü 10 kişi oynadığı maçta Everton’ı Kuyt’un golüyle 1-0 yendi. Kuyt bu aralar bir baldır gidiyor, olmayacak goller atıyor şaşırtıyor. Derbiye damga vuran isim ise tartışmasız hakem Atkinson. Bütün maç çaldığı ters düdükler bir yana Krygiakos’a kırmızı gösterdiği pozisyonda çift giren Fellaini’ye neden kart yok? Bir de eğer Rafa Benitez Maxi Rodriguez’i sol iç oynatmak için transfer ettiyse ayıp etmiş. At Maxi’yi sağa Kuyt’u ileri uca kurtul N’gog’u yeteneksizinden…
Derbi sonrası dönüşümlü izlediğim iki maç var. Wolfsburg – Bayern Münich ve Manchester United – Portsmouth. Hiç bilmesem ve birisi bana gelip bu Wolfsburg geçen sene Bundesliga’da şampiyon oldu dese hadi ordan derim. Magath’ın takımından eser yok. Çok yazık. Sezon sonu Dzeko ve Grafite de gider sonrası daha da karanlık. Bayern ise Van Gaal’ın gazını aldı gidiyor. Sezon başındaki formsuz dönemin ardından bol gollü galibiyetlerine devam ediyorlar. Robben büyük formda bugün de attı golünü. Maçın skoru 1-3 Bayern. United ise “Glazer out” tezahüratları ve pankartları eşliğinde zayıf Portsmouth’u 5’ledi. Gollerin 3’ü Portsmouth’lu futbolculardan. Karşı kaleye gidemiyoruz bari bizim kaleye çalışalım dediler. Diğer iki gol ise Rooney ve Berbatov’dan.
Aşağıdaki postta fikirlerimi belirttiğim Galatasaray – Kayserispor maçından sonra ise günün en keyifli anı için Barcelona – Getafe maçına geçtim. 90 dakikayı 9 kişi tamamlayan Barca maçı 2-1 aldı. Goller Messi ve Xavi’den. Messi’nin gol yine müthiş. Pique’nin kırmızısına itiraz yok ama 90’da atılan Marquez’e yazık oldu. Rakibe dokunmadı bile bir balıklama penaltı mevzusuna kurban gitti. Barcelona’nın ardından takipçi Real Madrid’i izleyelim dedik. Espanyol karşısında 3-0’lık çok rahat bir galibiyet. Espanyol baya kötü bu sezon. Sadece bir oyuncuya bağlamak doğru olmaz belki ama De la Pena’nın sakatlığından çok etkilemişler. Real’in golleri Ramos, Kaka ve Higuan’den. Puan farkı bu hafta da 5. Kovala Madrid kovala belki yakalarsın…










