Adam değilmişsin Mascherano

Mascherano Liverpool’dan ayrılmak istediğini kulüp yönetimine bildirmiş. Arjantin Milli takım kaptanını adam sanardık meğer değilmiş. Gitmek istediği takımsa Inter. Benitez’in peşinden ayrılmıyor. Inter’in Liverpool’a teklifi 15 milyon euro artı Sulley Muntari.

Tamam Liverpool eski günlerinden çok uzak. Şampiyonlar Liginde değil UEFA’da ama o tarih o taraftar bırakılıp da Inter’e gidilir mi? Profesyonel dünya bu para için gidilir diyenler elbet olacaktır ama yine de be abi…

Fotoğraf İngiliz bloglarından Spoiler‘dan. Mascherano’yu onlar da madara etmişler. Bu arada Hodgson açıklamış Torres kalıyor…

Vefa

Bu futbol ve vefa kelimelerini yan yana en çok kullanan biz Türkleriz heralde. Özellikle de Galatasaray denildi mi direk vefasız tokadı yapıştırılır. Peki neden yapıştırılır?

2000 senesinde UEFA kupasını kazanan kadrodaki oyuncuların yaşları ilerleyince kulüp tarafından modern futbola ayak uydurmak, takımdaki yaş ortalamasını düşürmek adına 33 yaşından sonra ya jübile önerilmiştir ya da hala oynayacağım diyorsanız kendinize kulüp bulun denilmiştir. Ama bunlar denildiği için Galatasaray direk vefasız olmuştur.

Vefasız olmamak için ne yapmak lazımdı peki? Hakan Ünsal, Arif Erdem, Hasan Şaş ve Ergün Pembe gibi isimler 40 yaşına kadar oynayıp paralarını mı alacaklardı? Hakan Şükür’ü bu isimlerden ayrı tutuyorum. Karakterini sevmem ama adam 38’ine kadar sanki 18’likmiş gibi çalıştı da çalıştı. Gerçi o da 38’inden sonra saçmaladı da neyse… Ünsal ve Arif Avrupa’ya gitti çocuklar mutsuz denildi geri aldık. Ee al sana vefa ama hatırlayan yok! Ergün 34’üne kadar oynadı artık zamanı geldi bırak denildi yok dedi ben daha oynarım. Gördük Gaziantep kariyerini. Aynı şey Hakan Ünsal ve Rize günleri içinde geçerli…

Nereden geldim bu eski vefa konularına derseniz tabii ki Real Madrid’den ayrılan Guti ve Raul sayesinde. Dünya’nın en büyük kulüplerinden biri olan Real de vefasızmış meğer… İki kaptanı da iki günde paketlediler. Ama olay başka. Futbola bir yere kadar duygusal bakıyor adamlar. Olması gerektiği gibi.

Raul ve Guti’ye ne dediler? Ne istiyorsanız onu yapın ama daha fazla forma giyme şansınız yok bu takımda. Herşey için teşekkürler ya jübile ya da güle güle. Onlar ne dedi?

Zamanı geldi ayrılmamız gerek. Vefa mı? Konu futbolsa hakkaten semt adı.

Mallorca isyanlarda

Mallorca’nın yaşadığı mali kriz nedeniyle UEFA’nın finansal kriterlerini yerine getiremediğinden ve Avrupa Kupalarından men edildiğinden geçen gün bahsetmiştik.

Mallorca konuya itiraz etti ama tepkileri bununla sınırlı kalmamış. Dün Feyenoord ile oynadıkları hazırlık maçı öncesi futbolcular kendi yaptıkları üstünde “UEFA Fair Play Lütfen!” yazan t-shirtleri giymişler.

Futbolcular açısından bakınca hakkaten can sıkıcı. Bütün sezon mücadele ediyorsun, ligi 5. bitiriyorsun Avrupa vizesi alıyorsun ama gidemiyorsun. Hatta yerine geride bıraktığın Villarreal kupaya davet ediliyor.

Bu arada aynı maçta daha önce Rangers, Arsenal ve Barcelona formaları da giyen Feyenoord’un Hollanda’lı sol beki Giovanni van Bronckhorst futbola veda etmiş. 456 maç 54 gol ve 106 kez Milli takım…

16 yıl, 740 maç ve 323 gol…

Hasta bir Atletico Madrid taraftarının oğlu olarak doğuyorsun. Atletico altyapısında futbola başlıyorsun. O Atletico Madrid yaşadığı mali kriz sebebiyle altyapı takımlarını dağıtıyor. Şehrin diğer takımı Real’e gidiyorsun. 16 yaşında Real Madrid B takımında 16 maçta 17 gol atıyorsun ve 17 yaşında A takıma yükseliyorsun.

A takıma yükseldiğin o günden bugüne 16 yıl geçiyor. 740 maçta 323 gol atıyorsun. 6 La Liga, 3 Şampiyonlar Ligi, 2 Dünya Kulüpler Kupası, 1 Avrupa Süper Kupası ve 4 İspanya Süper Kupa şampiyonluğu görüyorsun.

Her golden sonra eşin için yüzüğünü öpüyorsun, çocukların için kalbini işaret ediyorsun, sırtındaki “7” numarayı gösteriyorsun ve taraftarın meleği Real’in yaşayan efsanesi oluyorsun…

Raul bugün düzenleyeceği basın toplantısıyla Real Madrid kariyerine son noktayı koyuyor.

Futbolu Real Madrid’de bırakmasını beklerken, “7” numaranın emekliye ayrılmasını beklerken 32 yaşında Bundesliga’nın yolunu tutuyor. Yeni “7” numaralı forması Magath’ın Schalke’si olacak…

Raul’un yerine adaylar

Marca yarın bir basın toplantısıyla Real Madrid kariyerini bitirecek olan Raul’un yerine adayları belirlemiş. Mario Gomez, Hugo Almeida ve Amauri.

3 aday da hedef santrafor tipinde. Kafa toplarında etkili ve güçlü ancak 3’ü de geçen sezonu pek de iyi geçirmedi. Aslında bu isimleri kapakta görünce şaşırmadım da değil. Real Madrid için yeterince yıldız ve pahalı isimler değiller. Mourinho Real’deki manteliteyi değiştirecek heralde.

Bu isimler dışında geçen hafta İspanyol basınında ilginç bir dedikodu daha vardı. Kaka-Ibrahimovic takası. Olacak iş değil ama gerçekleşse iki takıma da “cuk” oturacak isimler. Ibra Real’in ihtiyacı olduğu hedef santrafor. Kaka da Messi ile oynaması gereken yegane futbolcu…

Kolarov da Citizen oldu

Para konusunda pek de sıkıntısı olmayan Manchester City’nin son transferi Lazio’dan Sırp sol bek Kolarov oldu. 19 milyon euro ödenen Kolarov önümüzdeki hafta takıma katılacak.

23 yaşındaki Kolarov için ülkesinin Roberto Carlos’u deniliyor. Özellikle hızıyla ön plana çıkıyor. City’de bir diğer sol bek Wayne Bridge ile sıkı bir forma savaşında olacak ve 11’in ilk tercihi olması çok muhtemel.

Mancini’nin yaptığı bir açıklama var. “Her pozisyon için iki tane üst düzey futbolcu” istiyorum. Takımın arap sahipleri de sağolsunlar hocayı hiç kırmıyorlar. Boateng, Toure ve David Silva’dan sonra şimdi de Kolarov. Devamı da gelecek. Rahatsız Balotelli için Inter ile görüşme halindeler. Balotelli yetenekli ama problemli oyuncular listesinde ilk sıralarda. Riskli bir transfer olur ama bu kadar para varken o riske de girilir.