Kaka sıkıntısı

Kasığındaki kronik sakatlık bir yana sol dizinde menisküs şüphesi var. Bugün Amerika’dan Belçika’ya giderek zamanında Ronaldo’yu da ameliyat eden Dr. Carlos Diez’e muayene olacak. Muhtemel bir artroskopi durumda 2 ay sahalardan uzak kalacak.

Milano’dan Madrid’e gelirken beklentiler büyüktü ancak ilk sezon tutmadı. Milan’daki Kaka olamadı. Yeni sezonda Mourinho’nun planlarında rolü ne olacak merak içindeyim. Yanlış takımda oynasa da severiz Kaka’yı.

Umarım menisküs ameliyatı filan gerekmez. Bu sezon daha keyif veren, topu alıp akan giden bir Kaka izleriz.

Messi oynamazsa cezası 200.000 euro

Yeni sezon öncesi hazırlık kampı için Asya turuna çıkan Barcelona, ilk maçını bugün Seoul’de K-League karmasıyla oynayacak. Maç öncesi bir basın toplantısı düzenleyen Guardiola, Messi’nin hem yorgun hem de kilo fazlası olduğunu bu sebeple sakatlık riskini göz önünde bulundurarak onu riske etmeyeceğini açıkladı.

Ancak Guardiola’nın Messi’yi oynatmaması demek Barcelona’nın yaptığı anlaşma gereği 200.000 euro ceza ödemesi demek. Barcelona keyiften değil sponsorlardan para aldığı için Asya turunda. Sponsorlar da haliyle taraftarların bütün yıldızları görmesini istiyor.

Bu durumda Guardiola’nın açıklamalarına rağmen 10-15 dakikada olsa Messi sahada olabilir. Tabii 200.000 euro verip Messi’yi riske etmemek de bir tercih.

Edit: 200.000 euro ödenmedi. Messi 17 dakika oynadı. 2 gol attı. Maçın skoru Barcelona:5 K-League:2

Cesc kalıyor

Wenger artık spekülasyonlar bitsin dedi. Fabregas bir sezon daha Arsenal’de kalıyor. Zaten gereğinden fazla zorlandı. Barca forması giydirmeler, Barcalı futbolcuların açıklamaları… Bizim bir futbolcumuz için yapılsa ayar oluruz Wenger’i düşünemiyorum.

Bu durumda Toure’nin de City’e gitmesiyle defansif bir orta saha şart. İspanyol basınına son yansıyan isim Villarreal’in 33’lüğü Senna ama bu takıma gitmez. Mascherano madem Liverpool’dan ayrılacağım diye tutturdu bari Inter’ e değil de Barcelona’ya geliverse. Geçen sezon başı bolca dedikodusu da dönmüştü…

Marquez’in 7 sezonu

Barcelona Meksikalı stoperiyle kontratını karşılıklı olarak fesh ediyor. Marquez büyük ihtimalle New York Red Bulls’da Henry’e katılacak.

Barcelona formasını ilk olarak 3 Eylül 2003’de giyen Marquez 7 sezon içinde 12 kupa gördü. İlk sezonunda stoper olmasına rağmen Edmilson ve Motta’nın sakatlıklarından ötürü ön libero da oynayan Meksikalı, o sezon ligdeki 34 maçta görev aldı.

Marquez 2005-2006 sezonunda Rijkaard’ın vazgeçilmeziydi ve Paris’te Şampiyonlar Ligini kazanan kadronun önemli bir parçasıydı. Rijkaard’ın ayrılıp Guardiola’nın gelmesiyle Ronaldinho ve Deco gibi yıldızlar kulüpten ayrılırken Marquez Guardiola’nın isteğiyle kadroda tutuldu ve zaman zaman rotasyonda kendine yer buldu. Ancak 2008-2009 sezonunda sakatlıklardan çok çekti. Özellikle Roma’da oynanan Şampiyonlar Ligi finali öncesi yarı finalde sakatlanması büyük şanssızlıktı.

Marquez 7 sezonda 242 maç ve çoğunluğu kafa ve free kickten olmak üzere 13 golle kulüpten ayrılıyor. 31 yaşında macera dolu Amerika diyor.

Liverpool galibiyetine ırkçılık gölgesi

UEFA Avrupa Ligi ön elemesinde Makedon Rabotnicki’yi 2-0 yenen Liverpool’da N’Gog ve David Amoo’ya karşı yapılan ırkçı tepkiler can sıktı.

Bu ikiliye ne zaman top gelse Makedon taraftarların bir kısmı maymun sesi çıkardı. Bu ırkçı tepkiler Makedon futbolunda ilk değil. Daha önce 2003 yılında oynanan İngiltere-Makedonya maçında da Sol Campbell, Ashley Cole ve Emile Heskey bu tip tepkilere maruz kalmış ve Makedon futbol federasyonu 11.000 euro ceza almıştı…

Lothar Matthaus Partizan’da

Alman futbolunun efsane isimlerinden Matthaus daha önce 2002-2003 sezonunda da çalıştırdığı Partizan’a geri döndü.

Futbolculuk kariyerinin aksine sıradan bir antrenörlük kariyeri olan Matthaus, daha önce Rapid Wien, Salzburg, Atlético Paranaense, Maccabi Netanya ve Macaristan Milli takımını çalıştırmıştı. Bir dönem Arjantin’e gidip Racing’i çalıştıracağı da söylenmişti ama yanlış hatırlamıyorsam son anda yatmıştı o iş.

Partizan’la yeniden anlaşan Matthaus basın toplantısında “evime geri döndüm” demiş. Matthaus döneminde Partizan’ın bir kaç maçını hatırlıyorum. Hiç fena değildiler. Newcastle’ı penaltılarla eleyip Şampiyonlar Liginde gruplara kalmışlardı. Gaza dayalı bir futbolla taraftarı da arkasına alıp gidiyordu Lothar…