Niang geldi, Fener coştu

Spor Toto Süper Lig’in ilk Pazar günü Fenerbahçe’ye iyi geldi. Gündüz yeni transferi Niang İstanbul’a ayak bastı. Akşam ise Medical Park Antalyaspor’u harika futbol ile 4-0 geçti.

Öncelikle artık Guiza ile uğraşmayacağımıza ne kadar mutlu olduğumu anlatamam. Uzun yıllar sonra kadromuzda topla dikine süratli bir şekilde kaleye inebilecek, ayakta kalabilecek ve şut atabilecek kaliteli bir forvet olacağı için çok heyecanlıyım. Bu akşam Semih, hatta Semih-Alex ikilisinin ne kadar etkili olduğunu bir kez daha gördükten sonra Guiza’nın iki yıldır bize nelere mal olduğunu bir kere daha görmüş olduk.

Antalyaspor’un hesabını 28 dakikada dört gol ile kesen Fenerbahçe bu akşam harika bir futbol ortaya koydu. Bunu keşke Young Boys karşısında da yapabilseydik demeden edemeyeceğim ama o maçlardan alınan ders işe yaramış, onu görmüş olduk.

İyi bir başlangıç ancak devamının PAOK ve Trabzon maçları ile gelmesi lazım.

FIFA yeni heyecan arıyor

FIFA’nın samiyetsiz başkanı Sepp Blatter bir sonraki Dünya Kupasında kural değişikliği yapabileceklerini söylemiş.

Grup maçları dahil turnuvanın bütün maçlarında 90 dakika berabere biterse direk penaltı atışları oyunu daha heyecanlı hale getirebilirmiş. Bir diğer üzerinde durdukları konu ise altın gol kuralını geri getirmekmiş. Hatırlatalım altın gol kuralı 1998 ve 2002 Dünya Kupalarında uygulanmış biz de İlhan Mansız’la ekmeğini yemiştik.

Şahsen 120 dakika süren ve penaltılara giden maçlar hep içimi cız ettirir. Hak eden değil şanslı olan kazanır. Özellikle 90 dakika sonunda böyle bir uygulama nasıl olur kararsızım. Heyecanlı olur yatış olmaz ama yine de bilemedim. Altın gol geri gelse hayır demem ama hakkaten heyecanlıydı be kardeşim…

Çocuklarının eğitimini düşündü

Arsene Wenger dün Arsenal ile olan sözleşmesini 2014’e kadar uzattı. 1996’da başladığı Arsenal kariyerinde şu an 14. senesini yaşıyor Wenger.

Bu 14 senelik süreçte 3 Premier League, 3 FA Cup ve 3 Community Shield şampiyonlukları var. Avrupa’daki en büyük iki başarısı ise 2005-2006 sezonunda Barcelona ile Şampiyonlar Ligi finali oynamak ve 1999-2000 sezonunda Galatasaray ile UEFA Kupası finali oynamak.

Başarılı mı? Kişiye göre değişir ama adamın olaya bakışı farklı. Arsenal yönetiminin ve taraftarın Wenger’e bakışı farklı. Öğretici, yetiştirici hoca. İstikrardan yana adamların mantığı.

Bu süreçte bizim topraklarda neler oldu neler. Şampiyon hocaları kovduk. 7-8 haftada mucize beklediğimiz hocaları kapının önüne koyduk. Bir adamı başarısız bulup kovduk sonra geri getirip yine kovduk. Ortaya karışık yani.

Hercules Guiza

Guiza’nın son talibi La Liga’nın yeni takımı Hercules. İspanyol basınına göre Fenerbahçe’ye önerdikleri bonservis bedeli 4 milyon euro. Bu arada Rubin Kazan da Guiza için devrede ve önerdikleri bonservis bedeli 8 milyon euro. Ancak Guiza Rusya’ya gitmek istemiyor.

Peki Fenerbahçe Guiza’yı zamanında ne kadara almıştı? 12.5 milyon euro. Guiza’nın senelik maaşı da 3 milyon euro. 2 senedir oynuyor etti sana 6 milyon. 2 senede Fenerbahçe’nin toplam 18.5 milyon eurosunu yemiş. Taraftarın aklını almış.

3’e 5’e bakmadan kime kaça ne zaman satsan bundan sonra kardır. Fener her türlü zarar etti bari taraftarın ruh sağlığı biraz toparlansın. Yalnız olur da Hercules’e giderse ve Mallorca’daki gibi yazmaya başlarsa taraftar İspanya’ya akıl almaya gider.

Premier League kombineleri

BBC’nin yaptığı araştırmaya göre bu hafta başlayacak olan Premier League maçları öncesinde 20 takımdan sadece 5 tanesi bütün kombinelerini satabilmiş.

Bu kulüpler Arsenal, Chelsea, Tottenham, Manchester City ve Premier League’e bu sezon yükselen Blackpool. Özellikle en pahalı kombinelere sahip olan Londra takımlarının kombinelerin tamamını satması göze çarpıyor. City taraftarı ise yıllar sonra gelen yıldızları izlemek için kombinelere hücum etmiş. Blackpool için ise söylenilecek tek şey; heyecanlılar!

Daha önceki sezonlarda bütün kombinelerini satan ancak bu sezon taraftarın protestosuna uğrayan iki kulüp var. Liverpool ve Manchester United. Her ikisinin başından da Amerikalılar gitmeden taraftarla barışmaları zor.

Yaş oldu 38; eve dönme vakti…

2002 Güney Kore’de bize karşı Milli maçta yaptığı sahterkarlık bile soğutamadı beni ondan. Çok başkaydı. Farklıydı meziyetleri vardı. Aklıyla oynayıp ayaklarıyla keyif veriyordu. Hele o Barcelona formasıyla son dakikada Valencia’ya attığı gol… Eyvah eyvah. Hatırlamayan yoktur heralde?

Rivaldo da artık memleket hasretine dayanamayan Brezilya’lılar kervanına katıldı. 2-3 gündür Mallorca formasıyla La Liga’ya döneceği dedikoduları vardı. Kendi bir açıklama yaptı; “Konuşulanlar doğru değil. Şu an işsizim ve ülkeme dönüyorum.”

Barcelona ve Milan sonrası Yunanistan, Özbekistan deyip bu kadar yakınlaşmışken buralara da uğrayaydı keşke. 2 sene de memlekette oynar 40’ında bırakır. Ayaklar gitmese de aklı yeter.

link: http://www.dailymotion.com/video/x3tlp_soccer-rivaldo-bicycle-kick_news