Chamberlain

Bir kere gencin ismi yıkılıyor. Alexander Mark David Oxlade-Chamberlain. Kısaca Alex Chamberlain. Southampton’nın 17 yaşındaki genç yeteneği Arsene Wenger’in yeni hedefi. Manchester United ve Liverpool’un da takip ettiği Chamberlain için Arsenal’in 10 milyon pound teklif ettiği öne sürülüyor. Wenger de fiyat olarak olmasa da teklifi doğrulamış durumda.

Şu anda Arsenal’de oynayan Theo Walcott da Southampton’dan 12 milyon euroya gelmişti. Transfer operasyonu olarak birbirlerine benziyorlar ancak oyun stilleri farklı. Chamberlain biraz daha merkez orta saha oyuncusu. Gencin babası eski futbolcu Mark Chamberlain de Arsenal’in oğlu için en doğru tercih olacağını açıklamış. Wenger’in planı ise bu transferi 10 milyona bitirse bile sezon sonuna kadar Chamberlain’i Southampton’da kiralık bırakmak.

Biraz daha pişsin de gelsin.

Ligue 1 bütçeleri

Ligue 1 takımları sezon başlarında o sene için oluşturdukları bütçelerini Fransa Ulusal Kontrol ve Yönetim müdürlüğüne bildirmek zorunda. Bu uygulama 2012’de başlayacak olan finansal fair play öncesi kulüplerin harcamalarını kontrol altında tutmak için UEFA tarafından da destekleniyor.

2010-2011 sezonu için bildiren bütçeler aşağıda. 20 kulübün toplam bütçesi yaklaşık 1 milyar euro. Ortalamaları ise 54.4 milyon euro. Zirvedeki ikili Lyon ve Marsilya en yakın takipçilerden bile neredeyse 2 misli bütçeye sahip.

1. Lyon – 150 milyon euro 2. Marseille – 140 milyon euro 3. Bordeaux – 80 milyon euro 4. PSG – 80 milyon euro 5. Lille – 55 milyon euro 6. St. Ettienne – 55 milyon euro 7. Monaco – 53 milyon euro 8. Rennes – 45 milyon euro 9. Auxerre – 40 milyon euro 10. Nancy – 40 milyon euro 11. Lens – 40 milyon euro 12. Sochaux – 40 milyon euro 13. Toulouse – 40 milyon euro 14. Lorient – 35 milyon euro 15. Montpellier – 33 milyon euro 16. Caen – 31 milyon euro 17. Valenciennes – 30 milyon euro 18. Nice – 30 milyon euro 19. Brest – 23.5 milyon euro 20. Arles Avignon – 18 milyon euro

Kaynak: FF

Çok akıllı herifsin sen

2-3 hafta herkesin 3-4 forveti var ben de bir tek Benzema var diye söylenip durdun. Yönetime mesaj olsun diye o tek olan Benzema’yı bile yedek bırakıp “9” numarasız sahaya çıktın. Kaka basına konuşup, Benzema’dan beklentimiz daha fazla deyince ona hak verip gazı doruğa ulaştırdın. Ve bugün kimsenin beklemediği bir anda, Kaka ile Benzema’nın arası nanedir diye düşünülürken Mesut’u kesip Benzema’nın arkasında Kaka’yla maça başladın.

Sen dolmuşa gelen Benzema’yı kazandın. Benzema da sana maçı kazandırdı. Casillas’ın da hakkını yememek şartıyla…

Real Madrid:1 Mallorca:0 (Gol Dk.61 Benzema)

Kapkaç

Hafta içi Copa Del Rey’de oynanan Madrid derbisinde olası transferi için Diego Forlan’ı izlemeye giden Tottenham menajeri Harry Redknapp, maç öncesi stad etrafında yürürken kapkaç mağduru olmuş. Kredi kartları ve paraları sizlere ömür. Pasaportu ceket cebinde olduğu için sağlam kalmış da memlekete dönebilmiş.

Hırsızların bulunacağına inanmayan Redknapp olayı polise bildirmemiş. Kapkaç sonrası İngiliz basınına yaptığı açıklamalarda İspanya’ya giderseniz dikkat edin yabancı olduğunuzu anlarlarsa affetmezler diyen Redknapp’in son cümlesi de çok iyi;

“Hırsızlar maç sonrası muhtemelen pahalı bir şarap içip harika bir et yemişlerdir, bizim o arada bir kadeh şarap alacak paramız dahi yoktu…”

Hocam sende önceden içilmişi vardır be:)

La Liga deplasmanlarında Atletico Madrid taraftarları

İspanya’da yapılan bir araştırmaya göre deplasmanlarda kendilerine ayrılan bölümü en çok dolduran taraftarlar Atletico Madrid taraftarları.

Ligin ilk yarısındaki deplasmanlarda Atletico Madrid taraftarları kendilerine ayrılan yerleri ortalama %88 oranla doldurmuşlar. Onları takip edenler ise yine Madrid’liler ama Real Madrid %85. Daha sonra ise %84’le Athletic Bilbao ve %83’le Barcelona taraftarları geliyor.

Araştırmada düşülen bir nottan da bahsedelim. Real Madrid ve Barcelona taraftarlarına deplasmanlarda uygulanan maç bileti fiyat uygulaması diğer takımlara göre daha pahalı. Buna rağmen ortalama %80’leri yakalamaları çok önemli.

Brad Friedel iflas etti

Brad Friedel bizlere çok da yabancı olmayan bir isim. Amerika’lıdan kaleci mi olurmuş eleştirileriyle ülkemize gelmiş, Atkinson’dan 3 yemiş ve aynen geri gitmiş bir isim. Şu an 39 yaşında olmasına rağmen hala Premier League’de Aston Villa formasıyla her maç banko oynuyor. Ancak şimdiki konu oynadığı futbol veya koruduğu kale değil, iyi niyetle başladığı bir iş yüzünden başının derde girmesi.

Son sözleşmesiyle beraber haftada 40.000 pound kazanan Friedel’ın memleketi Ohio’da kar amacı gütmeyen bir futbol okulu varmış. Yıllardır gençlere eğitim veren bu okul sponsorların çekilmesiyle zor günler geçirmeye ve giderlerini karşılayamamaya başlamış. Bunun üzerine de yaklaşık 5 milyon pound zarar açıklamış. Hatta Friedel’ın İngiltere’de yaşadığı eve bu nedenle haciz geldiği bile söyleniyor.

Friedel okulu kapatmış ve iflasını açıklamış. Bundan sonra borcu nasıl öder? “39 kesmez 49’a kadar oynarım ben” mi der bilinmez…