Servet’in Galatasaray kariyeri bitmiştir

”Takım halinde iyi mücadele ettiğimizi söyleyemem ama pozisyon da vermedik.”

Servet Çetin

“Sahada farklı şekillerde mücadele edebilirsiniz. Yüreğinizle oynayıp, çok çalışıp, çok koşabilirsiniz. İkincisi ise biraz beyninizi kullanıp, kalitenizi gösterebilirsiniz. Sakinliğini korumanız, oyunu açmanız gerekir.”

Frank Rijkaard

Marsilya filan hikaye sezon sonu Gökdeniz-Tekke-Kabze üçlüsüyle Rusya’da vodka tonik.

Neo Franco(!)

Yok top sekmişmiş yok Elano toptan kaçmışmış… Hadi ordan be! Selçuk bile 2-3 saniye oradan gol attığına inanamadı. İlk maçta asist yapmıştın bu sefer de içeri buyur ettin. Pes ve yeter Leo Franco!

Herkes diyor Rijkaard maça yanlış taktik dizilişle başladı diye. Evet belki doğru ama daha maçın 20. saniyesinde kalenin önünden geçen topa biri dokunsa kim bundan bahsedecekti? Kadıköy’de tam tersi olsa o topu Fener gol yapar sonra da 4’e 5’e bağlardı maçı ama bize gelince olmuyor işte…

Daha çok gol pozisyonuna giriyorsun ama adam 35 metreden serseri kurşunu bi’ yolluyor ve game over… Çok istedi diye hazır olmayan Arda’yı sahaya sürmek ve Jo gayet iyi oynayıp pozisyon yaratırken yerine hazır olmayan Baros’u Lugano-Bilica ikilisinin kucağına atmaksa ayrı birer anlaşılmaz.

Alex’in ensesine o su şişesini atan cahil adam da bir daha Galatasaray’ın ismini cümle içinde dahi kullanmasın. Takımın hızını kesip maçı soğutup Sami Yen’deki bir sonraki maçı yani Diyarbakırspor maçını seyircisize bağladı. Tebrikler!

*Daha yazacak söyleyecek çok şeyim var aslında ama sinir stres had safhada önce sakinleşmek lazım.

Leo verdi, Volkan aldı…

Rijkaard verdi, Daum aldı. Cimbom verdi, Fener yine aldı!

Selçuk yine taktı.

Bunun adı psikolojik üstünlüğün daniskasıdır. Takımlar sahaya çıktıkları anda futbolcuların yüzünden, vücut dilinden bile o kadar iyi anlaşılıyor ki. Alex ve Lugano önderliğinde Fenerlilerin “Hadi bakalım, oynayalım!”, Sabri ve Servet önderliğinde  Cimbomluların ise “Bu sefer acaba?” psikolojisinde oldukları çok belli oluyor… Hem Kadıköy’de, hem Mecidiyeköy’de sonuçlar yıllardır bunu gösteriyor.

Gelelim işin tekniğine. Yine zevkle aynı şeyi yazıyorum. Lugano-Bilica ikilisi ile gol yememeye devam. Pas yapmaya devam. Orta sahayı kontrol etmeye devam. Hele Rijkaard gibi “Ya herro, ya merro” taktiği ile oynayanları orta sahada parsellemeye devam. Guiza’nın giden gelmiyor stili ne yazık ki devam. Özer’in sıkı kamp dönemi ihtiyacı devam. Daum’un geç müdahaleleri devam…

Rijkaard’ın taktik ve değişiklikler ile intiharı konusunda yorumları Koko B’den bekliyorum.

Birkaç hafta önce sonsuz umutsuzluğa kapılan Fener taraftarının ilacı yine Galatasaray oldu. Bu gazla, bu fikstür avantajıyla sezon sonuna kadar şaha kalkmanın vaktidir çocuklar.

PS: Selçuk’a bir daha laf etmeyeceğme söz veriyorum. 🙂

Gün bugün

Sözün bittiği yer. Bu saatten sonra ne desek boş. Maç öncesi o favoriymiş bu sakatmış şu cezalıymış hepsi hikaye. Saat 19.00’da herkes susacak Ali Sami Yen’de futbolcular konuşacak.

Tabii ki Galatasaray galibiyeti maç öncesi en büyük dileğim ama bir diğer büyük dileğim de geçen sene Ali Sami Yen’de yumruklarla biten, bu sezonun ilk maçında Kadıköy’de yumruklarla başlayan derbi bugün alkışlarla başlasın ve bitsin. Fenerbahçe taraftarının hafta içinde Özhan başkana gösterdiği saygı bu maça yansısın. Tabii ki taraftarlar sessiz sakin maç izlesin demiyorum. Takımlarını sonuna dek desteklesinler, rakibi baskı altına almaya çalışsınlar ama sahaya yabancı madde atmasınlar ki bu en ayar olduğum ve en cahilce bulduğum hareket(!) ve ana avrat tempolarla sürekli tezahürat yapmasınlar. Takıma itici güç olacak tezahüratları tercih etsinler.

Belki olması çok zor bir dilek ancak stada bunu umarak gitmek, “belki olabilir” diyebilmek bile bir başlangıç.

İyi oynayan kazansın diyeceğim ama bu saatten sonra önemli olan 3 puan değil mi!?

Muhtemel 11’ler şöyle;

Galatasaray – Leo Franco, Sabri, Neill, Servet, Hakan Balta, Mehmet Topal, Mustafa Sarp, Elano, Keita, Arda, Jo

Fenerbahçe – Volkan, Gökhan Gönül, Bilica, Lugano, Santos, Mehmet Topuz, Selçuk, Özer, Vederson, Alex, Güiza

Mercurial Zlatan

Ibrahimovic, uzay boşluğu benzeri bir ortamda bulunan projektörlerle aydınlatılmış futurist sahada, rakiplerine karşı mücadele ediyor.

Kramponlarındaki en önemli özellik nike sense uyumlu yer tutuş teknolojisi. Mercurial Vapor Superfly II tasarlanırken, farklı zemin koşullarına ve oyuncu tarafından uygulanan basınca bağlı olarak 3mm uzayıp kısalabilen uyumlu bir çivi kullanılmış. Kramponun ön bölümündeki bu üç çividen ikisi ve aynı yönde yerleştirilen tırtıklar hızlıca yön değişimine imkan verirken, yardımcı yer tutuş sistemi ilk kritik adımlarda ekstra güç sağlıyor.

Mercurial Vapor SuperFly II kramponlar 1 nisanda perakende mağazalarda satışa çıkıyor. Fiyatı ise 549 lira…(!)

link: http://www.dailymotion.com/video/xcqc35_mercurial-zlatan_sport