David Silva Manchester City’de

Valencia’dan bir yıldız daha kaydı. David Villa’nın Barcelona’ya gitmesinden sonra David Silva da 30 milyon pound bonservis bedeliyle Manchester City’e transfer oldu.

Arapların kontrolüne geçtikten sonra astronomik transferlere başlayan ve ilk başlarda kalburüstü adamlara anlamsız paralar veren City, Barry, Tevez derken bu işi öğrendi gibi. Bu transferi Mancini’nin de özellikle çok istediği konuşuluyor. Silva’nın City’e katkısı çok olacaktır. Premier League’e de çok yakışacaktır. Şu anda İspanya Milli takımıyla Güney Afrika’da bulunan Silva, kupa dönüşü sağlık kontrolünden geçerek imzayı atacak.

Valencia ise Villa’dan sonra bir diğer yıldızı Silva’yı da satarak yoluna kör Topal devam eder artık.

Liverpool’un yeni hocası Roy Hodgson

Liverpool’da Rafa Benitez’den boşalan teknik direktörlük koltuğuna 2 milyon euro tazminat ödenerek Fulham’dan Roy Hodgson getirildi. Teknik direktörlük kariyeri boyunca Malmö FF, Inter Milan, Blackburn Rovers ve Udinese gibi takımları çalıştıran Hodgson, 2007 yılında başına geçtiği Fulham ile özellikle geçen sezon iyi işler yapmış ve UEFA kupasında takıma final oynatmıştı.

Liverpool ile Hodgson’nın adı uzun süreden beri anılıyordu. Diğer adaylar Pellegrini, Deschamps, Rijkaard ve bir Liverpool efsanesi Kenny Daglish’di. Son karar Hodgson oldu.

62 yaşındaki tecrübeli hocanın işi zor. Geçen sezon büyük hayal kırıklığı yaşamış ve ligi 7. sırada bitirmiş bir camia var. Taraftarlar takımın sahiplerini istemiyorlar. Ekonomik sorunlar var. Torres ve Gerrard gibi takımın en önemli iki isminin ayrılabileceği konuşuluyor. Kadro derinliği yetersiz.

İşe nereden nasıl başlayacak çok merak ediyorum. Torres ve Gerrard’ı takımda tutup kaliteli isimleri kadroya katması lazım ama takımın Amerika’lı sahipleri Gillett ve Hicks bu şartları kendisine yaratabilecek mi soru işareti…

İspanya vs. Cristiano Ronaldo

Bu akşamki İspanya – Portekiz maçı öncesinde iki ülke basınında ön plana çıkan isim çok sevgili maganda arkadaşımız Ronaldo. Portekiz’liler İspanya’yı Ronaldo ile geçebileceklerine inanırken İspanyollar Ronaldo’yu tek tehlike olarak görüyorlar.

Aslına bakarsanız iki taraf da haklı. Ronaldo’yu her ne kadar sevmesek de tek başına maç alabilecek kapasitede. Ancak Dünya Kupası başladığından beri gereğinden fazla işler yapma çabasıyla saçmalıyor. 50 metreden anlamsız şutlar ve gereksiz top kayıpları yapıyor. Ronaldo gününde olursa Portekiz’in bu akşam şansı olur yoksa Liedson’la filan zor. Puyol ve Pique arasında kaynar gider.

İspanya ise her ne kadar 2 sene önceki makina düzeninden uzakta olsa da turnuvanın favorilerinden. Torres’in formsuzluğu en düşündürücü nokta. Allahtan Villa onun eksilerini artıya çeviriyor. Iniesta da sakatlığını tamamen atlattı ve sahada olacak.

Ronaldo gününde olsa bile İspanya bu akşam kazanır. Torres’in de gününde olası tutabilir, Xavi’nin araya bir top atası gelebilir, Pique’nin gol arayası gelebilir veya Iniesta’nın uzaktan yoklayası gelebilir…