-30°

Rusya bu aralar serince. Bugün Luznhiki stadında oynanan ve Twente’nin Rubin Kazan’ı 0-2 yendiği maçta termometreler -30 dereceyi göstermiş. Bir de maç daha da soğukta oynanmasın diye UEFA tarafından öğle saatine denk getirilmiş.

Maça gelen taraftar sayısı ise oldukça az. Akıllı adam o soğukta tribünde durmaya gelmez zaten ki hafta içi iş güç de var. Bir de öğle vakti -30 ise akşamı düşünmek dahi istemiyorum. Adamlar boşuna vodka içmiyor tabii.

Gattuso’nun sıkıntısı nedir?

T. Silva: Gennaro’nun nesi var? Piskopat gibi herkese bağırıp deli gibi hareket ediyordu? Ambrosini: Benim bir teorim var ama söylemek istemiyorum. Gattuso: Lanet olsun kaza geçirdim. Ambrosini: Biliyordum! Gattuso: Neyi biliyordun? Üzerime makarna sosu döküldü. Ambrosini: Oh… Tabii… Makarna sosu.

İngiliz yapımı Studs-up İtalyan’a dokundurur tabii…

70’den 71’e

Raul dün akşam Valencia’ya attığı golle Avrupa Kupalarında en çok gol atanlar listesinde 70 golle zirveyi paylaştığı Inzaghi’yi geride bıraktı.

Raul’un Real Madrid formasıyla 144 Avrupa Kupası maçında 68, Schalke ile ise 7 Avrupa Kupası maçında 3 golü bulunuyor.

Şu ara dizinden sakat olan ve sezonun son 1-2 ayına yetişmeye çalışan 37’lik Inzaghi’nin ise Milan’la 75 Avrupa Kupası maçında 41, Juventus’la 30 maçta 27 ve Parma ile 6 maçta 2 golü bulunuyor.

İkisi de ayrı efsane. Biri efendi güzel insan diğeri hafif deli. Birinin goller daha klas diğeri ise tam fırsatçı. 70’de kilitlenmiştilerdi Raul bir adım öne geçti ki en az 2-3 adım daha atar.

3 numara mı? 66 gollü Gerd Müller.

Bak bu da deli mesela

Milan’nın yıldızları Gattuso’nun bu yaptıklarından sonra ne düşünür acaba? Sonuçta bütün dünyanın gözü onların üzerinde…

Tottenham San Siro’dan 0-1’lik avantajla dönüyor. Gol Crouch’tan ama Lennon al da at demiş. Milan’a geçmiş olsun rövanşta eksik isimleri de dönünce Tottenham’ı elemeleri çok zor.

Bu arada Berlusconi bugün Gattuso’nun sözleşmesini fesh edip yarın A2 takımın başına getirecekmiş. Gençlere hırs aşılamak lazımmış bu ara.

O kadar da deli mi?

İbrahim deli filan da bu adam durup dururken takım arkadaşına tekme tokat girecek kadar sıyırmış olamaz. Ortada söylenen bir söz ve ardından o sözün çıktığı ağıza bir yumruk var. Doğru değil olmamalı ama Toraman ne dedi? Basit bir küfürden fazlası veya birikmiş birşeylerin olduğu açık. Bu iş çift taraflı. Soyunma odasında noktalanan bu olayın sorumlusu 2 kişiyken neden 37 yaşında olan kapının önüne koyuluyor da 29 yaşındaki hala o soyunma odasında takılıyor? Defansın ortasında oynayacak başka yerlinin olmaması ve transfer sezonun kapanmış olması sebeplerden biri olabilir mi?

Soyunma odası kavgaları “yıldızların” olduğu birçok kulüpte oluyor. Mesela Manchester United soyunma odasında Sir Alex Ferguson’a krampon fırlatılıyor ama o arkadaşın sözleşmesi fesh edilmiyor.

Bu iş böyle mi yönetilmeliydi? Bence hayır. Sezon sonuna kadar idare edilebilirdi. Ondan sonra gerekli operasyonu yapardın. Hele ki kulüp başkanı sözleşmesini fesh ettiği bir nevi kovduğu adamla basın toplantısına çıkacaksa ve “kulübün kapısı İbrahim’e her zaman açıktır” diyecekse daha da iyi olurdu. En azından komik duruma düşmezdi.

Sözleşmesini fesh ettiği adama jübile önermesine ise hiç girmiyorum bile. “Yıldızlarla” takıla takıla yüksekten uçmaya başladı sayın Demirören.