Kategori: copa libertadores
Bir Drogba’dır gidiyor…

Fena kaptırıyoruz kendimizi buraya bir tık!
Sezonun en verimli futbolcuları
En son 7 Şubat tarihinde, ikinci yarının başında yapmışız bu tabloyu. Geldik sezon sonuna; tekrar değerlendirmekte fayda var.
Bu tablonun diğerinden farkı, minimum oynama süresini 500 dakikadan 900 dakikaya çıkarmış olmam. Koca bir sezon, en az 10 maç oynayacaksın ki takımına yararlı olasın.
Şubat ayında piyasada olmayan Robben, müthiş bir gol/assist manyaklığıyla en tepeye yerleşmiş. Ama oynama süresinden dolayı takımına ne kadar faydalı olduğu tartışılır. Cristiano Ronaldo son birkaç maçta gösterdiği gol makinası performansıyla tepeye fırlamış. Messi iki üç haftadır yatmasına rağmen ilk üçte olmasa ayıp olurdu tabii. Dört numarada müthiş bir sezon geçirip, kupa üstüne kupa kaldıran Porto’nun yıldızı Hulk. Nereye transfer olacağını çok merak ediyorum. Beş numara büyük kaptan kral Alex. Koşmuyor ama istatistikleri iyi 😉
Kenny Miller Glasgow Rangers’da gösterdiği performansın ekmeğini yiyor hala. Bursaspor ile tıss. Van Persie ise sakatlıktan döndükten sonra her maç gol attı ama yine yeni yeniden Arsenal ile iş kızıştığında balon oldular. Ligimizden geleceğin umudu Cenk Tosun ve nöbetçi golcü lafını sapına kadar hakeden Semih Şentürk de listede.
Rakamlar ortada, buyrun tartışın.. 🙂
In Lennon we trust!
Motherwell ile oynanan kupa finalinde Lennon Reis’e uçaklı güven.
Teknik maaşlar

Dubai’den büyük ikramiye çıkan Maradona da artık listede. İtalya’daki vergi borcunu en kısa zamanda kapatması dileğiyle derken sezon ortası kovulup maaşını almaya devam eden Benitez’e ise hayırlı işler.
Muzur Drogba
Chelsea TV spikeriyle iyi makara yapmış. Sonradan gelen saz arkadaşlarından David Luiz de az değildir.
Tekvando?
Genk’li Chris Mavinga Standard Liege’li Mehdi Carcela’ya fena oturtmuş. Tekrarı izleyince verdiğimiz tepkiler aşağı yukarı aynıdır heralde…
79.390

Yukarıdaki rakam bu sezon La Liga maçları için Camp Nou’ya gelen ortalama taraftar sayısı. Barcelona tarihinin en yüksek rakamı. Geçen sezona oranla %2.7’lik bir artış söz konusu.
Bu sezon Camp Nou’da oynanan 19 maçın 9’unda 80.000 kişilik barajı da aşılmış. Tabii ki en fazla taraftar 5-0’lık Real Madrid maçına gemiş; 98.255! 80.000’nin üzerindeki diğer maçlar ise Valencia maçı 87.975, Sevilla maçı 81.020, Villarreal maçı 80.766, Atlético Madrid maçı 84.766, Athletic Bilbao maçı 83.533, Getafe maçı 81.913, Almeria maçı 80.452 ve Espanyol maçı 89.994.
Bundan önceki bir kaç sezona bakacak olursak. Guardiola’nın ilk sezonundaki ortalama 69.864’müş, geçen sezon ise 77,033’e fırlamış. Rijkaard’lı iki sezonda ise yani 2004/05 ve 2005/06 sezonlarında sırasıyla 73,073 ve 73,236 taraftar ortalaması yakalanmış.
Bu arada Barcelona demişken yeni sezon formalarından geçen gün bahsetmiştik. Resmi tanıtım dün yapıldı. Onun da fotoğraf galerisi aşağıda.
Ne ararsan var
Morelia’nın Cruz Azul’u 3-0 yendiği maç. Sahaya giren mi istersin, kırmızı kart mı istersin, yumruk atan mı istersin, rakip takımın yardımcı hocasına kafa atan kaleci mi istersin hepsi bu maçta mevcut. Yalnız kafa hakkaten çok sağlam.
Milli takımda sıkıntı yok

Meydan muharebesi gibi geçen 4 El Clasico’dan sonra İspanya’da en çok konuşulan konulardan biri de bunun Milli takıma yansıyıp yansımayacağıydı. Hatta Del Bosque bile bu konuda tedirgin olduğunu açıklamıştı.
Dün bir organizasyon için bir araya gelen David Villa ve Casillas, “sahada olan sahada kalır kimsenin birbiriyle kişisel problemi yok” mesajı vermiş.
Kısacası İspanya’da sıkıntı yok bira ve langırt var…
