5 poundu 12 dakikada 5000 pound yapan bahisçi

Betfairfootball adlı bahis şirketi bugün internet sayfasından haftanın en karlı bahisçisini açıklamış. Dün akşamki Angola-Mali maçı 4-0’ken maç berabere biter diye 5 poundluk canlı bahis oynayan bir üye son 12 dakikada gelen 4 golle 1’e 999’luk oran tutturmuş.

Ah ulan keşke biz de oynayasaydık diyeceğim ama bizde iddaa tekeli var. Canlı bahis filan da yok. Gerçi olsa onun da oranlarını gebertirler…

Bu arada o bahisi oynayan arkadaş da hangi kafadaymış merak ettim ama helal olsun demek lazım.

Marta’nın kramponları

Futbolcu isimlerinin kramponların üzerinde yazması, bir futbolcu için özel krampon üretilmesi gayet alışıldık bir durumdur. Ancak enteresandır bugüne kadar hiç bir büyük spor markası herhangi bir bayan futbolcuya üzerinde isminin yazdığı özel krampon üretmemiş.

Puma bayan futboluna yapılan bu ayıba son vererek 4 senedir FIFA yılın bayan futbolcusu seçilen Brezilya’lı Marta Vieira da Silva‘ya özel kramponlar ürettiğini açıkladı. Los Angeles’ın futbolcusu olup Santos’da oynayan yani Amerika kıtasında yaşayan Marta’ya Alman Puma’dan önce Nike’ın çoktan krampon üretmiş olmasını beklerdim.

Victoria’nın Milano’daki akşamüstü turu

David Beckham’ın eşi Victoria geçen hafta Milano’ya hoşgeldim deyip bir akşamüstü yürüyüşüne çıkmış. Yürüyüşün faturası Dolce Gabbana’dan 20 çift ayakkabı, Versace’den 12 gözlük ve Rolex’den 1 saat. Bu ufak tefek ihtiyaçları için kredi kartına geçirdiği rakam ise 350.000 euro.

Bu ay sonu en az ödenmesi gereken asgari kredi kartı borcu ne kadar olur dersiniz?

Geri dönüşün böylesi…

İlk yarı 2-0 Angola öndeydi bıraktık maçı. Zaten göz ucuyla izliyorduk. Mali’de de hiç cacık yokmuş dedik. Hatta daha sonra 3 olmuş, 4 olmuş… Ama 79’dan sonra Mali futbol sahalarında görülmesi zor bir işi başarmış hatta sihir yapmış. 79, 88, 90+2 ve 90+3’de gelen 4 golle skoru 4-4’e getirip Angola’yı evinde ağlatmışlar.

Utanmasalarmış 5’i de atsalarmış… Büyük maç kaçırmışız. Tekrarını ya da geniş özetini yakalamak şart.

Barcelona’yı yakaladın mı çakacaksın

Bi’ kere şunu söyleyeyim; bütün gün aklımda Juve-Milan İtalya derbisini izlemek vardı ama 30 saniyede bir çalan hakem düdüğü, uzun uzun yerde yatan futbolcular ve klasik kilit Serie A maçı beni o kadar daralttı ki ancak 15 dakika dayanabildim ve Tenerife-Barcelona maçının santrasıyla İspanya’ya geçiş yaptım.

Tenerife maça müthiş istekli başladı. Önde yapılan baskı, Puyol-Marquez ikilisinin arasına atılan toplar derken 30 dakikada 4-0 olabilirdi maç. Direklerden döndü, bir türlü Barcelona kalesine yakıştıramadığım Valdes büyük toplar çıkardı. Çok uzun zamandır Barca’yı bu kadar aciz duruma düşüren bir takım görmemiştim.

Ama işte Barcelona olmak, büyük takım olmak, yıldızlara sahip olmak farklı birşey. Tenerife’nin harcadığı pozisyonların ardından silkelenen Barcelona, ilk yarıyı 10 dakika içinde bulduğu gollerle 0-3 önde kapadı. Messi’nin golü ardından Puyol’un kafası ve Iniesta’nın muhteşem ara pasıyla başlayan yine Messi’nin golü…

İkinci yarı ise al gülüm ver gülüm, “insan mısın Messi?” dedirten 4. gol ve Pedro’nun antreman tadındaki 5. golü. Tenerife bu akşam bu farklı yenilgiyi haketmedi. Barcelona savunması ciddi s.o.s verdi. 2010 yılında alınan ilk galibiyet 5-0 olmasına rağmen yapılacak ilk antremanda Guardiola’nın ciddi uyarıları olacaktır.

Bu arada izlemeyi bıraktığım İtalya derbisinde de Milan Juve’yi 3’lemiş. Bir tek ilk golü yakaladım. Felipe Melo hakikaten büyük bidonmuş! Ronaldinho ise 2 golle yıldızlaşmış. Muhtemelen Torino şu an yıkılıyordur, taraftar çakma Guardiola Ferrara’nın kellesini istiyordur…

Angola 2010

Cuma akşamı yaşanan olay sonrası Afrika Uluslar Kupası ciddi bir darbe aldı. Togo önce turnuvadan çekildiğini açıkladı daha sonra devam ediyoruz dedi. Adebayor resmi internet sitesinden İngiltere’ye geri dönüyorum diye açıklama yaptı ancak son kararının ne olduğunu bilmiyorum. Takım arkadaşlarını yanlız bırakmaz diye düşünüyorum. Premier League yöneticileri turnuvanın iptalini istedi ama Afrika Futbol Federasyonu(CAF) güvenlik önlemleri arttırılacak ve devam edeceğiz dedi.

Tüm bu gelişmelerin ardından bugün saat (TSİ) 21.00’de Angola-Mali maçıyla ilk santra yapılacak. Angola 2010’a saatler kala son kez gruplara, takımların teknik direktörlerinin ve yıldız oyuncularının kimler olduğuna bakalım;

A Grubu

Angola; Teknik Direktör – Manuel Jose, Yıldız – Manucho (Real Valladolid) Mali; Teknik Direktör – Stephen Keshi, Yıldız – Frederic Kanoute (Sevilla) Cezayir; Teknik Direktör – Rabah Saadane, Yıldız – Karim Ziani (Wolfsburg) Malawi; Teknik Direktör – Eli Cohen, Yıldız – Essau Kanyenda (Kamaz)

B Grubu

Fildişi Sahilleri; Teknik Direktör – Vahid Halihodžic, Yıldız – Drogba (Chelsea) Gana; Teknik Direktör – Milovan Rajevac, Yıldız – Essien (Chelsea) Burkina Faso; Teknik Direktör – Paolo Duarte, Yıldız – Jonathan Pitroipa (Hamburg) Togo; Teknik Direktör – Hubert Velud, Yıldız: Adebayor (Manchester City)

C Grubu

Mısır; Teknik Direktör – Hassan Shehata, Yıldız – Mohamed Zidan (B.Dortmund) Nijerya; Teknik Direktör – Shaibu Amodu, Yıldız – Yakubu (Everton) Benin; Teknik Direktör – Michel Dussuyer, Yıldız – Stephane Sessegnon (PSG) Mozambik; Teknik Direktör – Martin Nooij, Yıldız – Simao (Panathinaikos)

D Grubu

Kamerun; Teknik Direktör – Paul Le Guen, Yıldız – Eto’o (Inter) Tunus; Teknik Direktör – Faouzi Benzarti, Yıldız – Issam Jemâa (Lens) Zambia; Teknik Direktör – Herve Renard, Yıldız – Collins Mbesuma (Moroka Swallows) Gabon; Teknik Direktör – Alain Giresse, Yıldız – Daniel Cousin (Hull City)

Son şampiyon Mısır, Kamerun ve Fildişi sahilleri turnuvanın favorileri. Benim favorim ise Fildişi Sahilleri. Hem oynadıkları futbol hoşuma gidiyor hem de tek tek beğendiğim oyuncuları var. Hatta şöyle diyeyim daha çok erken ama 6 ay sonraki Dünya Kupasının sürpriz takımı olacaklarını ve en az yarı final yapacaklarını düşünüyorum.

Her sabah bal kaymak

Bu sezon kaç oldu bu hatırlamıyorum. Jose yine son dakikada kurtardı paçayı. 88’e kadar kendi sahanda 2-3 yeniksin, 88 ve 90+2’de gelen 2 golle 4-3 kazanıyorsun. Bu sefer kurtarıcı stoper Samuel. Yanlışım yoksa bu sezon Kiev deplasmanında da böyle bir maç çevirmişti Inter. Jose’nin kariyerinde son dakikalar hep lehinedir zaten. Porto ile Old Trafford’dan çıkışını unutamam.

Bu arada Sneijder’in gol sonrası Chivu’ya jesti de çok hoş; “En kısa zamanda geri dön Cris”

Maradona TV

Haberi az önce Sports Illustrated‘da okudum. Maradona hem televizyonda hem de internette yayın yapacak bir kanal kurmayı düşünüyormuş. On&Off Holding’den alınan bilgiye göre konuyla ilgili önümüzdeki hafta detaylı bir açıklama yapılacağı ancak projenin ne zaman başlayacağı ve yayının nereleri kapsayacağına dair henüz net bir karar verilmediği söylenmiş.

Maradona 2005 yılında Arjantin’de “La Noche del 10 (10 numaranın gecesi)” adlı  bir talk show programı yapmış ancak pek prim yapmamış. Eğer Maradona tv kurulursa bütün gün “Maradona by Kusturica” yayınlasınlar kesin iş yapar. Yoksa hala izlemediniz mi!?