Viatge d’anada i tornada

Barcelonalı defans oyuncusu Pique’nin 8 Nisan’da kendisini anlattığı kitabı çıkıyor. Çocukluğundan Manchester United günlerine ve Barcelona’da yaşadıklarına kadar herşey bu kitapta. 17 euroya satılacak olan kitabın satışından elde edilecek gelir de direk Unicef’e.

Yaş daha 23. Bi’ 12 sene daha futbol oynayacağını düşünürsek bu kitapları bir seri haline getirir heralde…

La Liga’da en çok forma giyen 2. futbolcu; Raul

Dün Real Madrid’in deplasmanda Valladolid’i 4-1 yendiği maçta sonradan oyuna giren Raul, 544 maçla La La Liga tarihinin en çok forma giyen 2. futbolcusu oldu. Şimdi önünde 622 maçla efsane kaleci Zubizarreta kaldı. Yani 78 maç daha. Kontratı 2011 haziranda bitiyor Raul’un ama bu sezon sonunda Amerika’ya transfer olacağı ciddi biçimde konuşuluyor. Bu rekoru kırması Amerika’ya gitmese bile oldukça zor. İki sezon daha her maçta oynaması gerekiyor neredeyse.

Bu arada İspanyol basınının hafta içi Lyon yenilgisinin faturasını çıkartmaya kalktığı Higuain hat trick yaparak Real’e galibiyeti getirdi. Magandanın da harika bir frikik golü var. Hakkını verelim.

Lionel Messi vs. David Villa

La Liga’nın bu sezonki en golcü iki ismi bu akşam Camp Nou’da karşı karşıya.

Barcelona’nın tartışmasız en önemli ismi Messi’nin bu sezon 22 maçta 19, Valencia’nın herşeyi David Villa’nın ise 24 maçta 17 golü var. Messi gollerin 14’ünü sol ayakla, 3’ünü sağ ayakla ve 2’sini kafayla atmış. Villa ise 11 golü sağ ayakla atarken sol ayak ve kafayla 3’er golü bulunuyor.

Messi’nin 19 golün yanı sıra 9 asisti var. David Villa ise sezon başından beri 2 asist yapmış. Son olarak bir istatistik daha; Messi sezon başından beri oynadığı 22 maçta sadece 6 kere ofsayta yakalanırken David Villa 24 maçta 35 kere ofsayta yakalanmış.

La Liga’da senelerdir hatrı sayılır miktarda gol atan iki isim de bugüne kadar “pichichi” yani gol kralı olmayı başaramadı. Özellikle oynadığı pozisyon itibariyle Villa’nın daha önce hiç gol kralı olamaması ilginç. Hem İspanya Milli Takımının hem de Valencia’nın en önemli gol silahı.

Gerçi “pichichi” olunca n’oluyor diyenler de çıkabilir. Haklılar bakınız Güiza.

Bu arada maç öncesi iki takımın muhtemel 11’leri ise şöyle;

Barcelona: Valdes, Dani Alves, Puyol, Pique, Maxwell, Xavi, Busquets, Iniesta, Messi, Pedro, Henry

Valencia: Cesar, Miguel, Dealbert, Alexis, Bruno, Fernandes, Banega, Joaquin, Silva, Mata, Villa

Florentino Perez nerede?

Real Madrid’in Lyon’a elendiği günden beri başkan Perez ortalarda yok. Ne kulübe gelmiş ne de basket takımının oynadığı maça gitmiş. Taraftarla aynı ortamda olmak istememiş. Tabii ki şok büyük. Sezon başında harcanan yaklaşık 300 milyon euronun acısı var. Şampiyonlar Ligi finaline giden yolda sponsorlardan, UEFA’dan ve maç biletlerinden gelmesi beklenen 60 milyon euro da hayal olmuş. Seneye başkan seneye…

Bu arada İspanyol basını faturayı Pellegrini’den sonra Higuain’e kesmeye karar vermiş. Maç 1-0’ken boş kaleye kaçırdığı gol ve 2 pozisyonda Ronaldo’ya pas vermemesinde bahsedip duruyorlar. Ayıptır ayıp. Sezon başından beri adam attığı gollerle takımı sırtlıyor. Vefa bir semt adı anlaşılan.

Premier League, Serie A ve La Liga’ya kırmızı top

Önde gelen üç Avrupa futbol ligi, bu hafta sonu (NIKE)RED ‘Lace Up. Save Lives’ ortaklığına ilişkin bilinci artırmak amacıyla kırmızı top kullanacak. Nike’ın liglerin ev sahibi takım aksesuarları ürün yelpazesinden özel tasarım (PRODUCT)RED™ topunu piyasaya sürmesiyle ligler kırmızıya boyanacak.

Küresel inisiyatife birlikte destek vermek amacıyla, Barclays Premier League, İspanya’da La Liga ve İtalya’da Serie A liglerinde, 13 ve 14 Mart hafta sonu, tüm maçlarda (NIKE)RED top kullanılacak.

Özel olarak tasarlanmış bir T90 Ascente olan (NIKE)RED top, şu anda üç ligde de kullanılan ve oyuncuların her hafta alıştığı teknolojik yeniliklerin tümünü içeren, ancak dış yüzünde (RED) bağcık resmi bulunan bir model.

Bu arada top demişken yakın bir arkadaşımın dikkatini çekip bana daha bu sabah bahsettiği bir konuyu dile getirmek istiyorum. Turkcell Süper Ligde kullanılan ve Nike’ın sponsor olduğu toplar Premier League ve La Liga’da kullanılan topların bir eski jerenerasyonuymuş. Biz hep bir sezon geriden geliyormuşuz. Benim daha önce dikkatimi çekmemişti. Bunun sebebini merak ettim ve neden Nike’ın yeni çıkarttığı topları kullanmadığımızı araştıracağım.

Tabii bir bilen varsa buyursun yorumlardan aydınlatsın bizleri…

Real Madrid taraftarı vefakar çıktı

İspanyol basını Real Madrid’in Lyon’a elenmesinden sonra hesabı Pellegrini’ye kesmişti. Şimdi olmasa bile sezon sonunda kesin olarak gitmesi gerektiği yönünde fikir birliğine varmışlardı. Tabii işe taraftarları dahil etmemek olmazdı. Real Madrid resmi yayın organı gibi takılan Marca dün hemen bir dizi anket açtı. Anketlerden biri “önümüzdeki sezon takımı kim yönetmeli?”, diğeri ise “önümüzdeki sezon kim transfer edilmeli?”

Taraftar beklenenin aksine Pellegrini’ye sahip çıkmış. İstikrar istiyor. Şaşırdım açıkcası. Transfer olarak da oylar en çok Valencialı Silva’ya gitmiş. Öncelikle anketi açan Marca’nın gözü doysun. Kadrodaki şu adamlar takım olamadı Perez başkan 50-60 kağıt daha harcasın(!) Size Ribery gibi karaktersiz adam yakışır.

Real Madrid evde kaldı

Maça Kaka ve Ronaldo’nun ateşlemesi ile son derece hızlı başlayan Real Madrid daha 6. dakikada Maganda’nın çaprazdan Llorris’in bacaklarının arasını görmesiyle golü buldu. Buldu bulmasına da Madrid’in hızını kesen günün formsuz adamı Higuain oldu. İyi bir sezon geçiren ve oldukça etkili olduğunu düşündüğüm Higuain’in boş kaleye atamayıp, direğe nişanladığı top maçın kaderini değiştirdi. Ha attık, ha atacağız diye salan Real Madrid karşısında Lyon futbol makinası erken yedikleri gole karşın mücadeleden hiç ödün vermedi.

İkinci yarıda Madrid’in hızı kesilmişti ve Lyon daha da inançlı bir görüntüdeydi. Maganda’dan ikinci yarıda tek hatırladıklarım inek yalamış saçları ve zırt pırt yere atlamasıydı. Lyon özellikle Cris’in hatasız oyunu, Delgado’nun güzel futbolu ve keçi sakallı Lisandro Lopez’in bitmez tükenmez mücadelesi ile sonunda golü buldu.

Real Madrid daha iyi futbolculara sahip olduğu için ikinci golün otomatikman geleceğini düşünüp tembelleşirken, maç boyunca Albiol ve Garay arasında hava toplarında etkisiz kalan Lisandro Lopez 75. dakikada ceza sahası içinde harika duvar oldu ve Pranjic’in önüne bıraktı. Pranjic ise affetmedi.

Pellegrini golden sonra Kaka dışarı, Raul içeri gibi değişiklikler yapsa da papaz her zaman pilav yemez demişler. Haftasonu 2-0’dan geri gelmenin diyetini bu akşam ödediler. Hem de ne ödemek… Kendi statlarında finali futbolcular tribünden, Pellegrini ve ekibi ise evden seyrederler artık.

Bir de Barcelona kupayı kaldırırsa, o maçın sonunda Cristiano Ronaldo’nun suratını görmek… Priceless mı dedin?