Sir Matt Busby

Vefalı Manchester United taraftarı, 1945-1969 yılları arasında takımı çalıştıran ve Manchester United’ın en uzun süre görevde kalan teknik direktörü olan Sir Matt Busby‘i dün geceki finalde unutmamış. 26 Mayıs 1909’da doğan İskoç teknik adamın 100. yaşını 27 Mayıs gecesi Şampiyonlar ligi finalinde kutlamışlar.

Sir Matt Busby, 20 Ocak 1994’te vefat etmişti.

Mütevazi Guardiola

“Böyle bir futbolcu topluluğu ile çalıştığım için çok şanslıyım. Bütün başarı onlara aittir. Tarihteki en iyi takım değiliz fakat 3 kupa birden kazanarak tarihimizdeki en iyi sezonumuzu geçiriyoruz ve bu zaferden dolayı çok mutluyum.”

Tricampeones!

Kral kupası, La Liga derken Şampiyonlar ligi kupası da Katalunya’ya gitti. Barça, Roma‘da Manchester United‘ı 2-0 ile çok rahat geçti.

İlk 10 dakika hariç maçın mutlak hakimi Barcelona‘ydı. Manchester maçın başındaki Ronaldo’nun uzaktan şutları hariç doğru düzgün pozisyon bile bulamadı. Carrick, Park ve Anderson üçlüsü İniesta, Xavi ve Busquets karşısında ezildi. Puyol ve Pique inanılmazlardı. En zayıf halka olarak çekindiğimiz Silvinho zorlanmadı bile. Tekrar sölüyorum Manchester çok etkisizdi, tartışmasız sezonun en kötü futbolunu oynadılar. Tabii ki bunda Barcelona’nın pas manyaklığının katkısı çok büyük.

Manchester’ın en güçlü bölgesi denilen Vidic ve Ferdinand tandemi adeta çöktü. Hele bir pozisyonda Henry soldan öyle bir girdiki Ferdinand’ın beli fena kırıldı. Ferdinand maçtan sonra Bayern Münich’in doktoru Wohlfahrt‘tan randevu talebinde bile bulunmuş olabilir. Rooney ve Giggs adeta sahada yoktular. Sir, Berbatov ve Scholes hamlelerini çok geç yaptı. Özellikle aldığı her topu ezen Park’a 1 saat boyunca nasıl dayandı anlayamadım.

Gollere gelince; Eto’o hiç beklenmedik anda kişisel beceriyle müthiş bitirdi. Messi’nin golü futbol kitaplarında ders diye okutulur. “Xavi o nasıl bir orta? Messi o nasıl bir kafa?” diye sormak lazım.

Son lafım kendini Dünya’nın birinci, ikinci ve üçüncü en iyi futbolcusu sanan, mağlubiyeti içine sindiremeyince dirseklerini konuşturan çirkin Ronaldo‘ya; umarım Messi’nin birinciden de öte açık ara senden daha iyi olduğu anlamışındır. Messi’nin 2. goldeki vurduğu kafa varya…. Sevgilerle…

Tugay @ Ali Sami Yen

Galatasaray kulübü resmi internet sitesinden açıklama;

Galatasaray forması altında 11 yıl boyunca unutulmaz başarılara imza attıktan sonra futbol yaşantısını İskoçya ve İngiltere’de sürdüren, sahada gösterdiği performansın yanı sıra centilmenliği ile de Türk futbolcusunu Avrupa’da en iyi şekilde temsil eden eski kaptanımız Tugay Kerimoğlu, nokta koyduğu aktif futbol yaşantısının ardından Galatasaray taraftarı ile vedalaşmak üzere Ali Sami Yen Stadı’na olacak.

Eski futbolcumuz Tugay Kerimoğlu’na Galatasaray’a ve Türk futboluna yaptığı hizmetlerden dolayı bu hafta oynanacak olan Galatasaray-Sivasspor karşılaşmasında Başkan Adnan Polat tarafından bir plaket verilecektir.

Galatasaraylılar maçı boşverin, Tugay’ı alkışlamaya gelin!

Grand Finale

Sezon başladığından beri ben de dahil olmak üzere bir çok futbolsever bu finalin hayalini kuruyorduk. Sezonun en iyi iki takımı, La Liga şampiyonu Barcelona ve Premier League şampiyonu Manchester United bu akşam Roma’da en iyiyi belirlemek için şavaşacaklar.

Bu akşam takımların sahaya şu 11’ler ile çıkması bekleniyor;

Barcelona; Valdes, Puyol, Toure, Pique, Silvinho, Xavi, Busquets, İniesta, Messi, Henry, Eto’o Manchester United; Van Der Sar, O’Shea, Ferdinand, Vidic, Evra, Park Ji-Sung, Anderson, Carrick, Giggs, Ronaldo, Rooney

Kadrolara bakınca kafamdan geçenler şunlar;

Henry soldan O’Shea‘yi fena daraltır. – Evra, Messi belası yüzünden önceki maçlardaki gibi fazla ileri çıkamaz. Çıkar da dönmezse Messi cezayı keser. – Yukarıdaki formasyonda sağda gözükse de aslında solda oynayacağını düşündüğüm Park Ji-Sung Messi’yi durdurma konusunuda Evra’ya sık sık yardıma gelir. – Toure, Pique ve Silvinho üçlüsü Rooney ve Ronaldo karşısında ağır kalır. – Özellikle Şampiyonlar ligi maçlarında serbest oynayan Ronaldo bol bol sağ çizgiye kaçıp Silvinho’ya jübile kararı aldırtabilir. – Sağ bekte oynayan kaptan Puyol ofansif anlamda Dani Alves‘i aratır ama defansta yapacağı ters kademelerle kritik müdahalelerde bulunabilir. – Xavi ve İniesta‘nın ortasında oynayan Busquets zayıf kalıp, Ronaldo’ya frikik fırsatları verebilir. – Eğer Eto’o ayağında çok top tutarsa Ferdinand ve Vidic tarafından ezilir. – İniesta ve Xavi günlerinde olurlarsa ki bu sezon her zaman günlerindeler, Anderson ve Carrick‘in başlarını döndürürler. -Eğer maç beraberlikle kilitlenirse kulübesinde Berbatov ve Tevez gibi etkili isimler olan Sir Alex Ferguson yapacağı hamlelerle avantajlı duruma gelebilir. – Bu tip birbiriyle denk kuvvette iki takımın maçlarında şans faktörünün çok önemli olduğunu düşünüyorum. Maç içinde yaşanabilecek bir sakatlık, erken kırmızı kart ya da penaltı belirleyici olabilir.

Gönlüm tabii ki Barça’dan ve Messi’den yana ancak nedense içimden 90 dakika skoru olarak 1-1 geçiyor. Uzatmalarda da bir tane Messi atsa, kupayı Katalonya’ya getirse, Ronaldo’yu ağlatsa pek güzel olur!

Kim çaldı lan Rooney’in kramponları?

İngiliz gazetesi The Sun‘ın haberine göre, Nike tarafından özel olarak üretilen ve bu akşamki finalde Rooney tarafından giyilecek olan T90 laser kramponlar çalınmış.

Haberi doğrulayan Manchester United yetkilileri kramponların havaalanından otele getirildiğini ve daha sonra bir anda ortadan kaybolduğunu söylemişler.

Kramponları çalan arkadaş ya çok ağır bir Barcelona taraftarı ve Manchester’a sabotaj yapmış ya da kramponların ne kadar değerli olduğunu biliyor ve gidip bir yerlerde okutacak.