We’ve only got one player

middlesbroughvliverpoolpremierleaguekenyhr2rh_kl

Fenerbahçe’nin bugünkü kadrosunda kuşkusuz en çok aradığı isim Tuncay Şanlı. Sahaya yansıttığı hırsı ve kaybetmeyi hiç kabullenmeyen yapısını Fener taraftarı her maç daha da çok özlüyor.

Bu hafta takımının Portsmouth ile oynadığı maçta, taraftarlar kötü futbol neticesinde alınan başarısız sonuçlara daha fazla dayanamayarak Tuncay haricinde bütün takımı ıslıkladılar. Top Tuncay’a geldiğinde ise her maç hırslı biçimde mücadele eden Milli futbolcumuzu deli gibi alkışlayıp, We’ve only got one player (sadece bir oyuncumuz var) şeklinde tezahüratlarda bulundular.

Burada bizlere verdiği keyfi İngilizlere de yaşatan Tuncay’a helal olsun, umarım sezon sonunda daha iyi bir takıma transfer olur. Middlesbrough‘dan çok daha iyilerine layik olduğu kesin…

Ne müjdesi ya?

petric_trochowski_468

2 gündür spor haberlerinde ve gazetelerde haberler çıkıyor ”Galatasaray’a müjde Petric oynamayacak” diye. Eeeee daha kötü. Onun yerine ilk maçta sadece son 20 dakikada görev yapan Oliç kesin oynayacak. Tartışmasız Hamburg’un en iyi futbolcusu, zaten sezon sonunda da Bayern Münich’e gidiyor. Dün gece verilen bir diğer ”müjde” de sağ ve sol kanadı çok iyi kullanan Piotr Trochowski’nin büyük ihtimal Perşembe gününe yetişmeyeceğiydi. Bizim basın bir şeyi anlamadı galiba. Rakipte kimin olup olmadığı önemli değil. Galatasaray’ın stoperi yok! İleri dönük orta saha oyuncusu hatta 2. forvet Kewell’ın stoper oynayacağı konuşuluyor. Adamlar hücum hattını paf takım oyuncularından kursalar bizim defansımıza sıkıntı verecekler…

Bu arada Bülent’in Kewell’ı stoper oynatması büyük skandal olur. Oradaki maçın sıcaklığı ile Kewell iyi mücadele etti bilmem ne de, buradaki maçta büyük dağılırız. Galatasaray formasını 17 yaşında Monaco maçında giyen Bülent Korkmaz’ın, her ne kadar tecrübesiz olsa da asıl görev bölgesi stoper olan Semih Kaya‘ya güvenmesi ve inanması lazım.

Şampiyonlar Ligi final topu: Finale Rome

adidasfinalerome

Daha önce yazdığım Tarihte Dünya Kupası topları başlıklı posttan sonra Dünya top piyasasını takip etmek farz oldu.

Yukarıda resmini gördüğünüz Adidas Finale Rome, 27 Mayıs akşamı Roma Olimpiyat Stadı‘nda sahada olması kesinleşen ilk taraf oldu.  Muhtemel rakipleri ise Manchester United, Barcelona, Liverpool, Chelsea, Arsenal, Bayer Münih, Villareal ve Porto.

rome_finale_ball_1800
büyük resim için tıklayınız

Finale Rome’nin yüzeyi PSC-Texture™ adı verilen ve her türlü hava şartında ve yüzeyde futbolculara maksimum kontrol sunan pütürlü bir malzemeden yapılmış. İlk olarak Almanya 2006’nın topu Teamgeist‘ta uygulanan ve herhangi bir dikiş veya yapıştırma kullanılmadan, ısı ile birleştirilen 14 parçadan oluşuyor. Tasarımının en önemli parçası ise 2000 yılından beri kullanılan Şampiyonlar Ligi yıldızları. Tarih boyunca Roma ile özdeşleşmiş olan şarap kırmızısı ve altın renkli detayların yanı sıra yıldızların her birinin içinde hız, takım oyunu, güç ve adaleti simgeleyen mozaikler yer alıyor.

Biraz fazla bling bling olmuş bence ama zamane gençliği işte… 😉

Alanzinho Verenzinho

4046_20090315213039449_ts-gs16

Açıkçası dünkü maçtan önce bana sorsalar;  ”Trabzon’da 1 puana razı mısın?” diye, hiç düşünmeden ever der geçerdim. Perşembe günü Hamburg’daki 10 kişilik mücadeleden sonra bugünkü maçta fiziksel olarak yorgun bir Galatasaray bekliyordum ancak beklediğim aksine bir takım vardı sahada.

Maç öncesi kadroları görünce Lincoln’ün yedek olmasını birazcık olsun anlayabildim. Bir disiplin gösteresi ve de maçın başlaması ile saldıracak olan Trabzon’u orta sahada tutabilmek için 3 defansif ortasaha. Ama bu orta sahalardan biri Mehmet Güven olunca çok da kafam almıyor bu seçimi. Trabzon‘da ise Yattara’nın eksikliğinin yanı sıra devre arasında alınan Alanzinho ilk defa ilk 11’deydi. Kendini ispatlaması ve taraftara kendini sevdirmesi için müthiş bir fırsattı. Brezilyalı da bunu iyi değerlendirdi ve maçın 7. dakikasında nefis bir gol atarak maça başladı. Golden önce ayağının altından seken topu izleyen Sabri’yi de pas geçmeyelim!

Golün gazıyla Trabzon’un 2. ve 3. gol için geleceğini düşünürken, Galatasaray’ın imdadına Avni Aker‘in ışıkları yetişti ve Trabzon’un hızını kesti. Yeniden başlayan oyunda Galatasaray 19.dakikada golü buldu. Golden önce tartışmasız faul vardı ama Baros yine de müthiş bitirdi. Hamburg’daki maçta çok daha kolayını atamayan Nonda umarım bu golü izlemiştir. İkinci yarının ilk 10 dakikasında Galatasaray iyiydi. Daha sonra Trabzon yine baskıyı kurdu, tam sağlı sollu kornerler ile gelirken, bu sefer de 61. dakika şovu denen saçma sapan balonlar hızlarını kesti. Hemen ardından kaleci defans anlaşmazlığını Arda affetmedi ve 2. golü yediler.

Sarı kartı olmasına rağmen sağa sola laf yetiştiren Baros kırmızıyı görmesin diye yerine oyuna alınan Yaser’in gereksiz hareketi ile kırmızı kart görmesi sayesinde Galatasaray 82. dakikada 10 kişi kaldı. Gerçi Baros’un yerine Lincoln’ü alıp top tutmasını sağlamak ve yüklenen Trabzon savunmasının arkasına top atmak varken Yaser denilen dünkü çocuğu oyuna alan Bülent hoca neyin peşindeydi merak ediyorum. Madem disiplin gösterisi yapacaksın o zaman kulübede bile oturtma Lincoln’ü. Bir anlayamadığım ancak olumlu yönden bakmaya çalıştığım konu da, hazır olmadığı fazla kilolarından belli olan Hasan Şaş’ı oyuna almasıydı. Bununla ilgili bakmak istediğim olumlu taraf ise Ergün ve Arif gibi isimlerin futbolu bırakmış olması, kulübede olsalar onları da oyuna alabilirdi heralde. Herneyse, 10 kişi kalan Galatasaray’ın üstüne oyunu yıkan Trabzon 85. dakikada Colman’ın nefis golü ile beraberliği yakaladı ve 2 takım puanları paylaştı.

İlk goldeki hakem hatası yüzünden bir çok Trabzonlu tepkili ancak 20. dakikadan sarı kartı bulunan Hüseyin’in arkadan Ümit’e ve Barış’a yaptığı iki faule ve bir elle top kontrolüne rağmen ikinci sarıdan kırmızıyı görmemesinin bir açıklaması var mı? Bir de Egemen efendi var. İlk yarının son dakikasında taç çizgisinin üzerinde Arda’ya salladığı bir tekme var, oturtamadı ama olacak iş değil! Son dakikalarda kanlar içinde kalmasına rağmen çıkana kadar sekerek bile koşmayan çalışan Arda’yı övmek için yeterli bir kelime var mıdır bilmiyorum.

Bu beraberliğin rakiplere yaradığını düşünenlere lafım; bu köprünün altından daha çok sular akar. Haftaya SivasBeşiktaş var. Son hafta bile tepedeki 4 takım birbiriyle oynuyor. Daha konuşmak için çok erken. Ama Trabzon’dan alınan bu 1 puan bile çok değerli.