Sahne

2958827923_dcfed9c72b

Yarın İspanya‘ya karşı oynayacağımız maç için ben de dahil olmak üzere bir çoğumuz ümitsiziz. 2 yıldır yenilmeyen Dünya’nın 1 numarasını kendi evinde yenmek gerçekten zor iş.

Ancak Cumartesi akşamının en ilgi çekici maçını, Avrupa’nın en önemli stadlarından birinde bizim futbolcularımız oynayacak. Herkesin gözü bu maçta olacak. Sonuçta son Avrupa şampiyonu ile yarı finalisti karşı karşıya geliyor. Kendimizi de küçümsemeyelim.

Eğer Arda, Semih, Gökhan, Sercan ve Volkan Avrupa’da oynayacaklarsa, eğer Nihat, Tuncay ve Aurelio daha büyük Avrupa takımlarına transfer olacaklarsa, buyrun size sahne. Bu maçta yapacağınız bir hareket bütün sezon yaptıklarınıza bedel olabilir. Çıkın gösterin kendinizi.

Hiddink allak bullak

3315513002_01666bd1fd

Rusya ve Chelsea teknik direktörü Guus Hiddink’in, Rusya-Azerbeycan maçı öncesi yaptığı basın toplantısında kafası fena karışmış.

Arsenal‘e yeni transfer olan Rus Arshavin ile ilgili sorulan bir soruya, ” Arshavin fiziksel ve mental olarak çok güçlü. İngiltere’ye hemen uyum sağladı ve şimdiden Chelsea’nin değişmez isimlerinden oldu” demiş. Daha sonra yaptığı hayatı anlayıp “Arshavin tabii ki Arsenal’de değişmez isim ama Chelsea’de de olsa değişmezlerden olurdu” diyerek hatasını düzeltmiş.

Bir Premier lig, bir Dünya kupası elemeleri derken Hiddink’in kafa iyice allak bullak olmuş anlaşılan…

Party boys

Brazil Wcup Soccer

Brezilyalı yıldızlar Adriano ve Robinho, Ekvador ve Kolombiya ile oynayacakları Milli maçlar öncesi Rio De Janerio‘da esmişler. Adriano’nun villasında verdikleri partide, sabaha kadar vur patlasın çal oynasın yapmışlar. Partide Maradona‘nın eski manitası model Fabiana Andrade ile travesti model Patricia Araujo bile varmış.

Bu haberleri duyan asabi suratlı Dunga, bunlara sabah antremanında ne yapmıştır kim bilir… Adriano’nun partilemeyi sevdiğini zaten biliyorduk. Robinho’yu da eğitmeye başlamış anlaşılan…

Giderayak bir liste yap Guus hocam

3269584874_5812df44b6_o1

Sezon ortasında sürpriz şekilde Scolari‘nin yerine Chelsea‘nin başına geçen Guus Hiddink’in Mayıs ayında kulüpten ayrılacağını biliyoruz. Sadece bu zor durumda yakını olduğu Abramovich‘i kırmamak için kısa süreliğine bu görevi kabul etmişti.

Geçtiğimiz günlerde Chelsea yönetiminin Hollandalı hocadan yeni bir isteği daha olmuş. Kulüpten ayrılmadan takımın eksiklerine göre yazın transfer edilebilecek oyuncuların listesini istemişler. Geçtiğimiz yaz Scolari’nin çok istediği Deco‘dan istedikleri verimi alamayan İngilizler, aynı hataları tekrarlamak istemiyorlarmış.

Hep takıldığım bir konudur bu. Eğer yeni hoca gelecekse transferlerin onun oynatacağı sisteme ve kafasındaki oyun planına göre yapılması gerekmez mi? Bizim ülkemizde de çok oluyor bu. Başkan kafasına göre takımı kuruyor, sonra hocayı getiriyor yönetsin diye. Bana göre yanlış.

2018 Dünya kupası

world-cup-trophy_1299247

2018 Dünya kupasına daha çok var, ancak FIFA şimdiden aday ülkeleri denetlemeye başladı. 24 kişilik komite, 2010 yılının Aralık ayında kararını verecek. 1930 yılından beri düzenlenen Dünya kupası, 10 kez Avrupa’da, 6 kez Güney Amerika’da ve birer kez Asya ve Amerika’da olmak üzere toplam 18 kez düzenlendi. Aday ülkelerin, 12 adet en az 40000 kapasiteli ve final için en az 80000 kapasiteli stadyumları bulunması gerekiyor. FIFA’ya başvuran adaylar şöyle;

world_map04

İngiltere 2018 Dünya kupasını düzenlemek üzere en favori aday olarak gösteriliyor. En son 1966 yılında turnuvayı düzenlediler. Ana stadyumları 90000 kapasiteli Wembley.

Endonezya Bu kadar iddaalı ülkeler varken aday olmaları herkes için sürpriz oldu. Ana stadyumları 88000 kapasiteli Bung Karno.

İspanya – Portekiz 2002’de Japonya ve Kore’nin beraber düzenledikleri kupadan sonra onlarda birlikten güç doğar diyerek aday oldular. İspanya daha önce 1982 yılında kupaya ev sahipliği yapmıştı. Ana stadyumları 80350 kapasiteli Santiago Bernabeu ve 62000 kapasiteli Estadio da Luz.

Katar Katar, Dünya kupasını düzenleyen ilk Arap ülkesi olmayı hedefliyor. Daha önce Mısır, Fas ve Tunus-Libya ortak adaylıkları başarısız olmuştu. Ana stadyumları 50000 kapasiteli Qatar Khalifa International Stadium.

Japonya 2002 yılında Kore ile birlikte düzenledikleri kupa sonrası, bu sefer şansları az. Ana stadyumları 72000 kapasiteli International Stadium.

Avustralya Daha önce düzenledikleri 2000 Olimpiyatları, 2003 Rugby Dünya kupası ve 2006 Commonwealth(Ulus) oyunları ile bu işte ne kadar başarılı olduklarını kanıtladılar. Ana stadyumları tam 100000 kapasiteli Melbourne Cricket ground.

Hollanda – Belçika Euro 2000’i beraber düzenleyen ve oldukça basarılı olan ikilinin, Dünya kupası için yine de yapması gereken çok iş var. Ana stadyumları 51500 kapasiteli Feyenoord De Kuip ve 50000 kapasiteli King Baudouin stadyumları.

Meksika 1970 ve 1986 yıllarında kupayı 2 kere düzenleyen Meksika’nın ana stadyumu 105000 kapasiteli Aztec. Küçük bir hatırlatma, Maradona’nın Tanrı’nın eli dediği gol pozisyonu 1986 yılında Meksika’da olmuştu.

Rusya İngiltere’den sonra diğer favori aday Rusya. Ana stadyumları 78000 kapasiteli Luzhniki.

Amerika Birleşik Devletleri 1994 yılında Dünya kupasını düzenleyen Amerika’da o yıldan beri futbola olan ilgi oldukça arttı. Ana stadyumları 91000 kapasiteli Rose Bowl.

Güney Kore Japonya ile birlikte düzenledikleri 2002 Dünya kupasından sonra 10 tane daha yeni stadyum inşaa ettiler. Ana stadyumları 65000 kapasiteli Seoul World Cup Stadium.

Brückner bıraktı

707241_biglandscape

Çek Cumhuriyeti‘nin ve Avusturya‘nın eski teknik direktörü Karel Brückner, yaşı ve sağlık sorunları nedeniyle 50 yıllık futbol kariyerini noktaladığını açıkladı. Geçtiğimiz günlerde Avusturya’daki görevinden istifa eden deneyimli teknik adam, Çek Cumhuriyeti’nin başında oldukça başarılı 7 sene geçirmişti. Brückner kararını açıklarken, Euro 2008 sonunda kariyerini noktalamayı planladığını ancak Türkiye karşısındaki acı mağlubiyet sonrası gönlünün buna el vermediğini ve Avusturya’nın teklifini kabul ettiğini söyledi.

Brückner yönetimindeki Çekler, Euro 2004‘te bronz madalya kazanmış, 2006 Dünya Kupası’na ve Euro 2008‘e katılma hakkı elde etmişlerdi.

Bir İnönü gecesi ve soru işaretleri

2291855192_b273822c7d

Bu akşam kuzenim sağolsun bilet ayarlamış Beşiktaş – Gençler maçına gitme fırsatı bulduk. Beşiktaş futboluyla çok tat vermese de 3 golle 3 puanı aldı. Kazanan her zaman haklıdır ancak takımla ilgili birkaç soru işareti takıldı kafama.

Cisse ne işe yarar? – Maç 0-0 devam ederken Nobre gibi olmayan pozisyonda bile gol atabilecek bir adam neden oyundan çıkartılır? Hele Bobo hiç bir şey oynamazken… – Delgado taç ve kornerden atmaktan başka ne yapar? – Tello gibi etkili bir sol ayak neden sağ kanatta oynar? Adam topu soluna alana kadar defans direk basıyor… – İnönü’de yapılan anonslardan birşey anlayan var mıdır acaba? Askeri gazinodaki sesi sonuna kadar açık televizyon gibi… – Futbolcular da takımlarını muhteşem destekleyen taraftarlar kadar şampiyonluğa inanıyorlar mı acaba?

Drogba & Anelka

liam_ferry_done-2678

Scolari‘nin görevine son verilip yerine Hiddink‘in gelmesiyle yan yana oynama fırsatı bulan Drogba ve Anelka’nın keyifleri yerinde gözüküyor. Ancak bu sezon Premier ligde gol krallığına ilerleyen Anelka’nın son maçta ayak parmağı kırılmış ve Şampiyonlar liginde Juventus ile oynayacakları maçta takımını yanlız bırakmak zorundaymış. Nazara geldi heralde…

Chelsea’ye sihirli dokunuş

david-blaine-guus-_1342763c

Geçtiğimiz haftaki Aston Villa maçı öncesi ünlü sihirbaz David Blaine, Abramovich’in isteği üzerine Londra’ya gelerek Chelsea takımıyla birlikte olmuş ve ufak bir şov yapmış. Resimde de görüldügü üzere başkan, teknik adam ve futbolcular hepsi orada. Sıcak bir ortam var ve herkes gülüyor. Bu gecenin ardından Chelsea, Aston Villa deplasmanından galibiyetle döndü. Ortada bir sihir olduğu kesin…

Darısı başına ezeli rakibim

2898078889_22df155070_b

Dün Galatasaray Skibbe ile yollarını ayırıp Bülent Korkmaz ile anlaşınca Turkcell Süper ligdeki tek yabancı çalıştırıcı olarak Luis Aragones kaldı.

Son yılların en kötü performansını sergileyen iki ezeli rakipten biri sorumluyu buldu, tazminatı ödedi ve yeni bir başlangıç için kulübün içinden gelen bir isme takımı emanet etti. Bu kararın ne kadar doğru olduğu, geç mi kalındı yoksa sezonu tamamlamak mi gerekirdi? Tek suçlu teknik direktör mü? Bunların hepsi ayrı bir tartışma konusu ancak kendi sahanda lig sonuncusundan 5 yersen bunun sonunda birilerinin bedel ödemesi gerekir.

Aslına bakarsanız diğer ezeli rakip de sorumluyu biliyor. Ancak aradaki tek fark bir tane sıfırın fazladan olması. Ne mi o fazladan sıfır? Skibbe’nin tazminatı 1 milyon euro, Aragones’in tazminatı ise 10 milyon euro… Bu yüzden yolları ayırmak o kadar kolay değil. Ama bu işleri imzayı atmadan önce düşünmek gerekmez mi? Bu İspanyollar da eşşeklerini sağlam kazığa bağlıyorlar. Zamanında Del Bosque‘nin Beşiktaş’ın ümüğünü nasıl sıktığını hala unutmadık…

Basından takip ettiğimize göre sezon sonuna kadar Aragones’e tahamül edilecekmiş ve sezon sonu yollar ayrılacakmış. Benim anlamadığım sezon sonunda yollamak için de tazminat ödenmeyecek mi sonuçta? Şimdi yollayın, aynı Galatasaray’ın yaptığı gibi kulübün içinden gelen bir isimle anlaşın ve yeni bir hava yakalayın. Sonuçta bugünkü performanstan daha kötüsü olamaz. Avrupa yok, lig cok zor, tek hedef Fortissss…

21. haftaya kadar aynı kaderi paylaştığımız Fenerli arkadaşlarıma özellikle de Muzo B’ye, bu saatten sonra darısı başınıza diyorum. Umarım en kısa zamanda siz de sinir krizi gecirten ruhsuz futboldan kurtulursunuz…