Farklı stratejiler

Yarınki final öncesi farklı stratejileri benimseyen iki ekip. Barcelona pas pas pas ve her zaman atak. Manchester United ise elbet pozitif ama öncelik defans. Bu farklılıkları rakamlarda görmek de mümkün.

Guardiola’nın Barcelona’sı bu sezon oynadığı 12 maçta 27 golle Şampiyonlar Liginin en skorer takımı. Maç başına ortalama 2.25 gol. Gollerin 11 tanesi Messi’den. En yakın takipçileri 8 gollü Mario Gomez ve Eto’o.  Manchester United’ın Şampiyonlar Ligindeki en golcü ismi ise 4 golle Meksika’lı Hernandez. Takımın en önemli silahı Rooney 3 golde. 2 gollü Giggs ise özellikle asistleriyle ön planda. Hatta Schalke yarı finaline imza atan isim.

Konu defans olunca ise Sir Alex Ferguson’nun United’ı ön plana çıkıyor. Bu sezon Şampiyonlar Liginde sadece 4 gol yediler. Maç başına ortalama 0.33. Gider ayak altın sezonlarını geçiren Van der Sar kalede ve önünde ideal 4’lü; Rafael, Vidic, Ferdinand, Evra. Gerçekten taş gibi. Barcelona ise United’ın 2 katı kadar gol yedi. Toplam 8. Zaten defans yapmayı pek sevmeyen Barca, sakatlıklar sebebiyle zaman zaman ideal geri dörtlüyü de bozunca sıkıntı yaşadı.

Van Nistelrooy’un United yılları

Bay Gol. Son 10 yılın Premier League 11’inde en azından yedeklerde olmasını beklerdim. Aynı zamanda bugün adının Malaga ile anılması arşivden bir video çıkarmama sebep oldu.

Ruud van Nistelrooy’un Manchester United yılları. 219 maç, 150 gol. Video bitiricilik dersi kıvamında..

Hızınızı alamazsanız daha önce paylaştığım Scholes’dan 100 sebep adlı videoya da görmediyseniz bir bakın derim.

Video link

Viktor

Wembley’deki finalin hakemi belli oldu. 35 yaşındaki Macar Viktor Kassai. Bu sezon 1 UEFA Avrupa Ligi, 5 Şampiyonlar Ligi maçı yönetti. Bunlar arasında en önemli olarak göze çarpanlar Bayern Munich’in 0-1’lik Inter Milan deplasmanı ve Manchester United’ın deplasmanda Valencia’yı 0-1 yendiği maç.

Viktor Kassai bugüne kadar hiç Barcelona yönetmedi. 2010 Dünya Kupasında İspanya-Almanya yarı finalinde iyi bir yönetim göstermişti. Kassai’nin çizgi yardımcıları Gabor Erös ve György Ring. 4. hakem ise Istvan Vad. Etkisiz elemanları yani kale çizgisi asistanları ise Mihaly Fabian ve Tamás Bognar.

valdaNO

Mourinho istedi başkanın adamı Valdano gitti. Hem de başkan Perez medya karşısına çıkıp kararı kendi açıkladı. Mourinho’nun bütün sezon ince ince laf sokmasından belliydi zaten. Birinden biri gidecekti. Dedikodular çıksa da Jose’nin gitmesi benim gözümde mümkün değildi. Valdona yanlış adamla takıştı, işine burnunu sokmaya çalıştı ve giderken son cümlesi şu oldu;

“Real Madrid’i savaşalanına çeviremezdim.”

Don’t mess with Jose.

3-3’le Wembley’e

Hem Barcelona hem de Manchester United Wembley’e 4. Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu için gidiyor. Manchester United 1968, 1999 ve 2008 yıllarında kupayı kaldırırken Barcelona 1992, 2006 ve 2009’da yıllarında kupaya uzandı.

Wembley’in iki taraf için de ortak ve anlamlı özelliği Avrupa’da kupa kazandıkları ilk stad olması. Manchester United 29 Mayıs 1968 tarihinde Sir Matt Busby, Bobby Charlton ve George Best önderliğinde Eusebio’lu Benfica’yı 4-1 ile geçerek kupayı kaldırdı. Barcelona ise 1992 yılında Koeman’nın uzatma dakikalarında frikikten attığı golle Sampdoria’yı 1-0 yendi ve ilk Avrupa şampiyonluğunu yaşadı.

1999 yılında ise Manchester United, Barcelona’nın stadı Camp Nou’daydı. Hala dün gibi hatırlanılan finalde Bayern Münich’i son dakikada Sheringham ve Solskjaer’in attığı gollerle 2-1 yenerek unutulmaz bir şampiyonluk yaşadılar. 17 Mayıs 2005’e geldiğimizde ise Barcelona Rijkaard yönetiminde Arsenal’i Paris’te 2-1 ile geçti. Geri düşülen maçta Eto’o ve Belletti’nin golleri kupayı getirdi. O maçtaki İsveç’li Larsson’nun performansı da unutulmazdı.

Bundan 3 sene sonra ise gülen yine Alex Ferguson’nun öğrencileri oldu. Moskova’da Chelsea’yi penaltılarla Londra’ya gönderdiler. Terry’nin kaçırdığı penaltı o finalin unutulmazlarındandı. Manchester United’ın yarı finalde elediği takım ise Barcelona’ydı. Ancak 2008’de yarı finalde elenen Barcelona çok geçmeden 2009’da intikamı aldı. Roma Olimpiyat stadında Manchester United’ı Eto’o ve Messi’nin golleriyle 2-0 yendiler ve 3. Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunu aldılar.